Hüseyin Yağmur

 CHP’NİN TARİHİNDE DEMOKRASİ YOKTUR

Hüseyin Yağmur

Seçim çalışmalarını gösteren haberlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, halka demokrasiden bahsediyor, demokrasi vaat etmeye devam ediyor.

Daha önceki yazılarımızdan birinde 'CHP'nin esasen bir parti olarak değil, Bürokratik Oligarşik Krallığın muhafız taburlarından biri' olarak kurgulandığını belirtmiştik.  Gerçekten de CHP, o gün bu bugün bu tarihi duruşunu ve misyonunu hiç bozmuyor.

12 Eylül Darbecilerinin yaptığı Anayasa için AK Parti'nin yaptığı değişiklik çalışmasına da Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP 'Hayır!' kampanyası başlatmıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun  bu argümanı kendi mantığı içerisinde tutarlı gözüküyordu. Çünkü CHP öteden beri darbe organize etmiş, darbe anayasaları hazırlatmış bir parti olarak 'AKP'nin mutfağında hazırlanmış' bir anayasa yerine darbeci mutfaklarda hazırlanmış anayasaları daha tercihe şayan buluyor.

Nitekim tarihi kayıtlara göre 27 Mayıs darbecilerine CHP'nin Genel Başkanı İnönü 'Emrinizdeyim' diye selam durmuştu. Aynı İnönü 12 Mart Darbecilerini de desteklemiş bir CHP milletvekilini vererek darbe hükümetinin kurulmasını sağlamış ve bu hükümete açık destek vermişti.

İlk etapta İsmet İnönü 12 Martçılara şiddetle karşı çıkmış hatta ‘Gerekirse bu millet bu orduyu lağveder yerine yeni bir ordu kurar' şeklinde sözler sarf etmişti.'Ne var ki İnönü, birkaç gün sonra bu görüşünü değiştirdi, CHP'nin 12 Mart'ı destekleyeceğini açıklamıştı.

İsmet Paşa'nın görüşünün değişmesinde aynı gün MİT Müsteşarı General Fuat Doğu ile tam dört saat görüşmesinin katkısı olduğunu partinin kurmaylarından Kamil Kırıkoğlu ifade eder.

Kamil Kırıkoğlu'nun 12 Mart'ın desteklenmesi talebine karşı çıkması üzerine İnönü ‘İşin içinde neler varmış da bilmiyor muşuz' şeklinde cevap verir.

MİT Müsteşarı Generalle görüşmesinin ardından 12 Mart'ı destekleme kararı veren İsmet İnönü, ‘Türkiye'yi Adalet Partisi bu güne getirmiştir.' kanaatini açıkladıktan sonra ‘Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'dan gelen bir mektup üzerine de 12 Mart'ta devrilen Demirel'in yerine kurulan Nihat Erim kabinesini destekledi.'

Sonraki yıllarda CHP'nin Genel Başkanı Deniz Baykal aynı geleneği devam ettirerek 28 Şubat darbecilerini desteklemiş, 'Ordu bir sivil toplum kuruluşu olarak görevini yaptı.' Diyerek alenen darbecileri savunmuştu.

Deniz Baykal, Prof. Dr. Ergün Özbudun tarafından hazırlanılmış anayasaya karşı çıkmış 2008 tarihinde 'Anayasa yeniden yapılamaz mı? Elbette yapılır. Yapanlar yapmış... İhtilali yaparsın. İdamı göze alırsın... Anayasa toptan yenilenir'' sözleriyle yeni anayasa yapmak isteyenleri idamla tehdit etmişti.

Şimdi gelelim CHP'nin darbe mutfaklarında hazırlattığı anayasalar meselesine...27 Mayıs Darbe Dönemini inceleyen bütün kaynaklar Darbe anayasasını yapan Kurucu Meclis'in CHP'lilerden teşekkül ettiği hususunda ittifak ederler.

 'İl temsilcisi adı altında çok yerden CHP il başkanları gönderilmişlerdi ve bunlar il başkanlığı görevlerinden de seçildikten sonra olsun istifa etmemişlerdi. Adana temsilcisi CHP'nin meşhur genel sekreteri Kasım Gülek'ti! Kars'tan Sırrı Atalay, Manisa'dan Şevket Raşit Hatipoğlu, Ankara'dan Avni Doğan, Ordu'dan Ferda Güley Sivas'tan Şemsettin Günaltay, Van'dan Ferit Melen gelmişlerdi. Teşekkül eden bu Meclis, 6 Ocak 1961'de, inşaatı biten yeni TBMM binasında toplandı. O günün akşamında, Muş CHP İl Başkanı ve Kurucu Meclis Temsilcisi Abdülhadi Toplu defterine şu cümleleri not olarak düşmüştü: 'Temsilciler Meclisi, Milliyetçiler Derneği'nden tanıdığım üç beş CKMP'li olmasa adeta CHP grubundan ibaretti.

Kurucu Meclis üyesi İlhami Soysal da benzeri müşahedelere sahiptir:' Bir de baktık ki CHP tam kadrosuyla 27 Mayıs'ın üstüne oturmak üzere. Elinden gelse, Kurucu Meclis'in Temsilciler Meclisi kanadına kendinden olmayan tek kişiyi sokturmayacak.Çeşitli meslek kuruluşlarından seçilecek temsilcilerin partiye kayıtlı olmayanlarının seçilme şansı hemen hemen hiç yok. Ankara'daki basın kuruluşları da İstanbul, İzmir ve Anadolu basınının kuruluşları gibi üç temsilci seçecekler. 20'den çok aday var, adayların neredeyse tüme yakını ya kayıtlı CHP'li ya da bu partiyle şöyle ya da böyle ilişkisi olmuş.'

Anayasa'nın belirlenmesi konusunda, CHP'yle ihtilal kadrosu arasındaki yakınlık, rejimin siyasal çatısını kuracak olan kurucu meclisin yapısı ve işleyişinde de görülmekteydi. Meclise siyasal partiler kontenjanı olarak 49 CHP'li, 25 CKMP'li üye girmişti. Ancak, çeşitli meslek, işçi ve yargı kuruluşlarıyla illerden gelen temsilcilerin de çoğunu CHP'lilerin oluşturması nedeniyle, CHP, Kurucu Meclis'te üstünlüğünü sağlamış, 'İnönü ve CHP'nin yönetici kadrosu Kurucu Meclis'te yer almıştı.'

Darbeci Albay Sadi Koçaş da bu gerçeğe parmak basar:' Kurucu Meclis' adı ile bildiğimiz, çoğu partili ve özellikle CHP'li, DP'li üyesi olmayan, bir meclis kurulmuştu.'

Kurucu Meclis'in akademik kurmayları da aynı şekilde CHP'lilerdir. Dolayısıyla yeni dönemi düzenleyen hukuki ve siyasi ilkeler de böylece CHP'lilerin kaleminden çıkmış olur.'Kurucu Meclis ve Temsilciler Meclisi ile ilgili kanunları o dönemde CHP'nin en gözde ve gösterişli profesörlerinden olan ODTü Rektörü Prof. Turhan Feyzioğlu ile Ankara ulemasından seçtiği bir komisyon hazırlamıştı. Bunların hepsi de CHP'ye nisbet bakımından Feyzioğlu'ndan geri kalır kimseler değillerdi: Muammer Aksoy, Süheyl Derbil, İlhan Arsel, Bahri Savcı Feyzioğlu başkanlığında bu komisyonun çalışmaya başlama tarihi 2 Ekim 1960'tı.'

Kurucu Meclisin Anayasa komisyonu tarafından hazırlanan yeni anayasa daha önce yapılmış bir çalışmaya tıpa tıp benzemektedir.'Hazırlanan anayasa, tüm ilkeleriyle, 1960 öncesi CHP'nin hedeflerini gerçekleştirme amacını gütmektedir. 6 Temmuz'da CHP'nin anayasaya girmesini istediği ilkeleri açıklamıştı. HAZIRLANAN YENİ ANAYASA CHP'NİN 1957 SEÇİM BİLDİRGESİ YA DA 1959 İLK HEDEFLER BİLDİRİSİ'NİN BİR KOPYASI GİBİYDİ.'

Nitekim CHP'li Tarhan Erdem de CHP'nin ilk hedefler beyannamesi ile 27 Mayıs Darbe Anayasası arasındaki benzerliği Radikal Gazetesi'ndeki 14.1.2010 tarihli yazısında şu ifadelerle anlatıyor:1959 Ocak ayı ortalarında CHP Kurultayı toplandı, dört gün süren kurultayda 'İlk Hedefler Beyannamesi' görüşülüp kabul edildi. Bu bildiride, Meclis dışında ikinci bir Meclis'in seçilmesi(Senato), Anayasa Mahkemesi kurulması, Yüksek Hakimler Meclisi'nin kurulması(HSYK), hakim teminatı, üniversite özerkliği, basın teminatının Anayasa'ya girmesi gibi hedefler belirtilmişti.

Görüldüğü üzere darbe anayasası hazırlayan, siyasi partilerin demokratik bir anayasa hazırlatması üzerine muhataplarını idamla tehdit eden bir CHP var karşımızda. O yüzden CHP'den demokratik bir Türkiye beklemek beyhudedir.

CHP'nin demokratik bir Türkiye için destek vermesi genetik kodlarına aykırıdır çünkü...

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  658692

-