21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

1 KASIM ANADOLU DEVRİMİ

Zihni Çakır

Bu millete “1 Kasım'da Osmanlı'nın Saltanatını yıktık şimdi de Türkiye Cumhuriyetinin Saltanatını yıkacağız” diye höykürürseniz, tepenize balyozu indirir elbette.

Bütün dünyanın gözünü diktiği 1 Kasım seçim sonuçları, AK Parti üst yönetimi dahil kimsenin beklemediği bir parlamento aritmetiği getirdi. AK Parti'ye yeniden tek başına güçlü iktidar…

AK Parti, 7 Haziran'daki oy oranına, yüzde 9'a yakın bir rakam ekledi. Sayısal karşılığı 4,5 milyon seçmen…

Muhalefet ise adeta çöktü… Etnisiteye dayalı siyasetin esaretinden kurtulamayan iki parti baraj korkusunu derinden hissetti.

Toplumun değerlerinden ve özlemlerinden uzak, Küresel Sistemin yerli taşeronluğuna soyunan ana muhalefet binde 4'lük oy artışını bile başarı sayacak bir hezimetin girdabında…

En çok da karanlık planlarını kerameti kendinden menkul muhalefet üzerinden hayata geçirmek isteyen Küresel Sistemin ana aktörleri üzüldü muhtemelen sonuçlara.

Hani Yeni Akit'in manşetinden “sevindirme” diye uyardığı “Gavur” üzüldü. Çünkü o “Gavur”un yerel işbirlikçileri tarafından “yönetilen” medyanın bir tek yas tutmadığı kaldı. Sonuçları kabullenemedikleri, kurguladıkları anlamsız cümlelerde gizli.

Sonuçları kabullenemeyişleri, tabloyu analiz ederken düştükleri acziyette açık ediyor kendini.

AK Parti'nin 7 Haziran'daki oylarına ek olarak kazandığı 4,5 milyon oyu bile sosyoloji ve siyaset biliminin temel öğretilerini reddeden bir yaklaşımla açıklamaya çalışıyorlar.

Mesela AK Parti'nin 1 Kasım'da hem MHP hem de HDP'den oy almasının, ne sosyolojide, ne siyaset biliminde ne de matematikte bir açıklamasının olmadığını öne sürüyorlar. HDP ve MHP gibi marjinal iki kesimin küskünlerini yanına toplamasının siyaset biliminde yerinin olmadığını söylüyorlar.

Çok yadırgamadım. Türk insanının davranış psikolojisini, onun her daim çatışma içinde olduğu batı zihniyetiyle anlamaya çalışırsanız sonunuz bu olur.

Türk milletinin şanlı mazisine, dini ve kültürel değerlerine bağlılığını bilmeden, onu köklerinden koparan 90 yıllık ötekileştirme rejimiyle hesaplaşma mecrasına girdiğini  kavramadan, sergilediği refleksin psikolojik alt yapısını analiz edemezsiniz elbette.

Bu millete “1 Kasım'da Osmanlı'nın Saltanatını yıktık şimdi de Türkiye Cumhuriyetinin Saltanatını yıkacağız” diye höykürürseniz, tepenize balyozu indirir elbette.

Bu milletin ne kadar değeri varsa saldırırsanız, sergilediği refleksi sosyoloji, siyaset bilmi ve matematik verileriyle açıklamakta zorlanırsınız elbette. Üstelik bugüne kadar bu millete reva gördüğünüz şey, bilimsel öğretileri bir kenara bırakıp ötekileştirme, göbeğini kaşıyanlar, dağdaki çoban gibi sıfatlandırmalarla küçümsemeye dayalı yaklaşım tarzıysa hiç analiz edemezsiniz…

Ben size az da olsa yardımcı olayım;

1 Kasım, 7 Haziran'dan sonraki 150 güne yakın zaman diliminde, bilhassa muhalefetin içine düştüğü aymazlığa milletin cevabı oldu. 

1 Kasım 7 Haziran'da AK Parti'nin 13 yıllık iktidarda olmanın doğal sonucu olan amortisman kaybını muhalefetin bir hezimet görüp, bu partiye oy veren seçmenleri yok sayan bir dile yönelmesine cevap oldu.

1 Kasım ülkenin 13 yıllık demokratik kazanımlarını çarçur etmek bir yana, bu kazanımların karşısındaki PKK ve Fetullahçı Terör Örgütü gibi yapılardan medet anlayışlara cevap oldu.

1 Kasım, Fetullahçı Terör Örgütünün siyasi, askeri ve ekonomik casusluk faaliyetlerini görmezden gelen muhalefetin, bu örgüt medyasına yönelik hukuki yaptırımı karşısında canlı kalkanlığını daha da abartıp “örgütün kapısına bağlanma” noktasına kadar taşımasına cevap oldu.

1 Kasım, 5'li çetenin gözlerinin içine baka baka “Dünya 5'ten büyüktür” diyerek, ‘Dünya'nın sözcülüğüne soyunan Recep Tayyip Erdoğan'ı yok etme projesine teşne olanlara bu milletin verdiği yeni bir cevap oldu.

Bu ve yazmaya devam edeceğim daha fazla cevapları içinde barındıran 1 Kasım Anadolu Devrimi'ni anlamamakta, kavramamakta ısrar edenler her daim kaybetmeye mahkum olacak.

Milletin siyasal tercihini, Müslüman'ı insan yerine bile koymayan batı tipi ideolojik gözlüklerden okudukça, 1 Kasım Anadolu Devrimine yabancı kalmaya da devam edecek.

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  172892

-