28 ŞUBAT 2020 CUMA

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (11)


100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (11)

Ö. FARUK NARİN DÖNEMİ
(
6 MAYIS 1961 – ŞUBAT 1963)

 

Prof. Yaşar Özdemir'den sonra teşkilatın başına geçen Ö. Faruk Narin de CHP geleneğinden bir isim. Burhanettin Kayhan bunu ‘eyyamcı ve milli hasletlerden yoksun' kabul eder. MTTB başkanı sıfatıyla “Her düşünüş ve davranışta Atatürk ve onun Kemalist ilkeleri yolumuz, ışığımız olacaktır.” diyordu.

Genel Başkan: Faruk Narin

İkinci Başkan: Yalçın Tokyürek

Genel Başkan Vekili: Turhan Koca balkan, Aytaç Bilgen

 Genel Sekreter: Aydın Velioğlu, Turhan Kocabalkan, Feramuz Altın

 Genel Muhasip: Ümit Akkartal

İstanbul İcra konseyi Başkanı: Rahmi Özkan

Ankara İcra Konseyi Başkanı: Edip Geyikli, Yavuz Ulusoy

Şube Müdürleri;

Milli Hareketler: Fikret Kurt

Öğrenci Meseleleri: Yaşar Özürküt 

Kültür ve Edebiyat: Nadir Bayır

Neşriyat: Hilmi Karslı.

Tesisler ve İdare: Özkan İbar

Basın Yayın: Erdoğan Hançer

Spor: Ahmet Gülhan

Tiyatro: Ümit Akkartal

Turizm ve Dış Temaslar: Çetin Saraç

 Faruk NARİN daha önce M.T.T.B'de tiyatro faaliyetlerini yürütmüş, “ 1962'de, Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir ve arkadaşlarının, ordu içindeki 27 Mayısçıların tasfiyesi için, 20 Şubat günü başlatılan atama ve gözaltına almalara karşı direniş olayı” olan 22 Şubat hadiselerine adı karışmış bir iktisat fakülteliydi.

346657

***

Çok partili döneme geçildikten sonra subaylar da, sivil aydınlar gibi politika ile ilgilenmeye başlamışlardı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren ordu tarafından, üç defa yönetime müdahale edilerek sivil rejime ara verilmiştir. Bunlardan ilki olan 27 Mayıs 1960 ihtilali asker açısından başarılı olmuştur.  27 Mayısçılar, ordu içinde geniş çaplı bir tasfiye hareketine girişmişler ve eski hükümet yanlısı 235'i General olmak üzere 5 bin civarında subayı ve astsubayı süresinden önce emekliye sevk etmişlerdi.

 346_1

CHP ile ortak hareket eden ordu mensupları ile ordunun daha kalıcı ve CHP'den bağımsız bir yönetim isteyen ordu mensupları arasında ihtilaf çıkar ve iktidar kavgası başlar. MBK toplantılarında, isteklerine uygun bir sonuca varamayacaklarını anlayanlar zaman zaman toplantılarını kendi aralarında meclis içinde ayrı odalarda yapıyorlardı. Karşı grubu yola getirmenin yolları aranırken bir taraftan da karşı grubun bertaraf edilmesi yollarını aramaya başlamışlardı. Böylece MBK ikiye ayrılıyordu.

MBK üyeleri arasındaki güvensizlik ve birbirinden endişe etme durumunun devam etmesi sonucu, 13 Kasım 1960'ta ikinci grup adı verilen MBK'nın 14 üyesi yurtdışında başka görevlere atanmak suretiyle tasfiye edilmişlerdi. Bu tasfiyelerden sonra MBK'nın 23 üyesi gruplar halinde ordu içinde taraftar toplamaya başlarken, bir yandan da 14'lerin mağdur olduğuna inanan taraftarları ordu içinde ayrı bir teşkilat kurabilmek için çalışıyordu. Artık ordu çeşitli gruplara ayrılmış ve siyaset içinde bocalamaya başlamıştı.

Bu durumdan faydalanan Albay Talat Aydemir'in yaptığı Albaylar Cuntası'nın kurulmasını sağlamıştır. İsmet Paşa'nın asker arasına girmesi, Ankara'daki Albaylar Cuntası'nı ellerini çabuk tutmaya itmiştir. İnönü bu harekete katılanların cezalandırmasını istiyordu. Cevdet Sunay, Talat Aydemir ile birlikte hareket eden iki subayı Genelkurmay'a çağırarak sorguya çekmiş. Neticede Talat Aydemir ve cunta bastırılmış ve cezalandırılmışlardır.

22 Şubatçılar yapacakları harekâtı “Kemalizm Doktrini” üzerine oturtmak istiyorlardı. Kemalizm, kişisel hâkimiyetin yerine milli hâkimiyetin sağlanması idi. (Yeşim Demir, Talat Aydemirin Darbe Girişimi, sh 155-180)

 45

Bu tür karanlık işlere bulaşan ve MTTB genel başkanı olan bu zatın devrinde millî ve tarihi hadiseler ve faaliyetler yönünden pek sakin geçmişti. M.T.T.B solcu ve komünistlerin memlekette iyiden iyiye faaliyetlerini arttırdığı, pervasızca at oynatmaya başladığı bugünlerde, sanki bütün bunlardan memnun gibi hiçbir ses çıkarmıyor, tarihi reaksiyonlarını yapmıyor ; adeta yeni idarecileri elinde atıl bir durumda “gününü” yaşıyordu. Her şeyden önce bir tiyatrocu olan Genel Başkan Faruk NARİN Birlik Tiyatrosunun İstanbul oyunları ve Anadolu turneleri ile göz doldurarak millî hadiseler karşısında sessizliğini unutturmak yolundaydı.

O dönemin MTTB zihniyetini anlamak için yayınlarına bakmak gerekecektir, mesela; İlhan Selçuk; Millî Gençlik dergisinde “Üç Özgürlük” başlıklı makalesini yayınlamıştı, bu makalede Selçuk: Türkiye'deki siyasi, iktisadi özgürlüklerin yanı sıra vicdan özgürlüğünün de Batı seviyesine ulaşamadığından bahsetmiştir. (Çağatay, Okutan, sh. 139)

“Hiç kimse inkâr edemez ki, 27 Mayıs hareketi, solcu, sosyalist ve komünist kişiler tarafından çok rahatlıkla istismar edilebilmiştir. İhtilâlin bilhassa HÜRRİYET adına yapılmış olması ise, yıllardır susmuş olan vatan hainlerine daha çok yazmak ve konuşmak imkânını vermişti.”(Darendelioğlu, 338)

“27 Mayıs, Atatürk'e ve Atatürkçülüğe dönüşün, insanca ve hürriyet rejimi içinde yaşamaya alışmış bir ulusun kişiliğini bulduğu gündür.” (48. Genel Kurul Faaliyet Raporu, 10)

Atatürk yaşamıyor, fakat dünya durdukça Atatürkler yaşayacaktır. (48. Genel Kurul Faaliyet Raporu,16)

MTTB'nin bu tutumu, eski Birlik mensuplarınca tasvip edilmiyor ve rahatsızlık doğruyordu, tabii ki çareler de aranıyor, tepkiler konuluyordu.

Türk Milletinin en eski Talebe Teşkilatının Genel Başkanından, tiyatrocu ve folklorcu kızlarla arkadaşlık kurmak yerine, milli ruha bağlı şuurlu faaliyetler bekliyordu.

 Türkiye, tarihinin en kritik günlerinden birini de çeşitli çalkantılarla atlatmaya çalışırken, iç düşmanlarımıza karşı Müslüman -Türk gençliği daha önceleri de olduğu gibi –hareketsiz duramıyor; M.T.T.B. dışından da çeşitli reaksiyonlar ve hamleler yapıyordu.

MTTB İÇİNDE VE DIŞINDA GENÇLERİN TEPKİLERİ

6 Ocak 1962 Cumartesi günü, saat 15'de muhtelif fakültelere mensup binden fazla milliyetçi genç, Taksim meydanında solcuları ve solcu basını tel'in etmek için toplanmış bulunuyorlardı. Aslında bu mitingin manası düşünülürse, ihtilali yapanların ve idare edenlerinde sonsuz müsamaha, hatta gafletlerini de ortaya koymuş oluyordu.

Taksim'de toplanan gençler önce şehitlerimiz için 2 dakikalık saygı duruşunda bulunmuşlar,  daha sonra koro halinde İstiklâl Marşını söylemişlerdi. İlk konuşmayı Niyazi ERGÜL adında bir talebe yapmış ve:

 “Bugün Türk milletinin en büyük düşmanı olan Moskofların uşakları bu topraklar üzerinde kızıl bir hava estirmek istiyor. Buna müsaade etmemeye azimliyiz. Bir kere daha hatırlatalım ki bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonrada bu şehitler diyarında mukaddesatımızı müdafaa edeceğiz, çiğnetmeyeceğiz” demişti.

Niyazi ERGÜL'den sonra konuşan Necip KUNT ise komünizmle yapılan mücadelenin Türk milletinin bir beka davası olduğunu söylemiş, sosyalist maskeye bürünenlerin karargahı haline gelen Yön, Cumhuriyet , Milliyet, Dünya ve Akşam gazetelerini tel'in etmişti.

….

Taksim Meydanı ve Rus sefarethanesinin önünde sıkı emniyet tedbiri alınmıştı. Buna rağmen gençler, toplantı sonunda solcuların basında yaptıkları yıkıcı faaliyetlerin bir kısmını açıklayarak müsebbiplerini lanetleyen bir bildiri dağıttılar. Ankara Milli Türk Talebe Birliğine bağlı dernekler, 10 Ocak 1962 Çarşamba günü solculara karşı sert ve güzel cevabı vermişlerdi.

Milli Türk Talebe Birliği, Hukuk Fakültesi Talebe Derneği Başkanı Metin AKIN, İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Talebe Derneği Başkanı Oğuz ÇETİNOĞLU, Erkek Teknik Öğretmen Okulu Talebe Derneği Başkanı Abdurrahman ÇELİK ve Tekniker Derneği Başkanı Erdinç DEMİRBAŞ'ın imzalarını taşıyan bu tebliğde şöyle denilmekteydi:

DEVAMI YARIN...

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (1)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (2)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (3)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (4)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (5)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (6)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (7)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (8)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (9)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (10)

Yorum Yaz

  352488

-