1 EKİM 2020 PERŞEMBE

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (13)


100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (13)

Bu dönem tamamıyla solun ve askerin, ulusalcılığın ve Kemalizm'in emrindeydi. Ayrıca dine ve dindarlara cephe alan bir dönemdir. Milli Gençlik Dergisi sayı 2-3'te Bozkurt Göğüş'ün “Atatürkçülük Savaşımız” adlı bir yazısı yayınlanır.

“Ulusalcılık, toplumbilimsel(sosyolojik) en ileri ve en parlak bir dönemdedir ademoğlu yaşayışında toplumbilimsel gelişme çağlarını dörde ayırır.

1-İlkel yaratıkçı (zooljenik).

2-İnsel boy (kabile)çağı.

3-Derebeylik, ümmet çağı(etnojenik), tek tanrıcılık orta çağlar.

4-Ulusal –kamucu (demojenik)çağ.

Görülüyor ki en son çağda, ulusalcılık, kamuculuk (demokrasi)ile birleşiyor, kamuculuğun gerçekleşmesi, ulusalcılığa dayandığı orandaki değer ölçüsüdür. Avrupa'da  ulusalcılık …, Almanya'da Kant'ın, Fihte ve Hegel'in büyük ulusal ülkücülüğü en derin düşünsel köklere dayatılmış olarak en yüksek dallar ve budaklarla serpilmiştir. Ulusal geliştirme araçları olarak dört büyük gerçek ortaya çıktı.

1-Ulusal dil

2-Ulusal geçmişbilim (tarih) ve folklor.

3-İrredantizm [Dil, gelenek, görenek ve kültür değerleri bakımından belli bir birlik gösterdiği hâlde ana yurt sınırları dışında kalmış bir yeri ülke topraklarına katmayı amaçlayan siyasi görüş,]- dış ülkelerdeki soydaşlarla ulusal birleşme(Anadoluculuk dış Türklerle ilgilenmeye engel değildir.)

4-(Eritme kazanı)düzeniyle azınlıkları kaynaştırarak ulusal birliği ve bütünlüğü sağlamak.

Bunlar yapılmadan ulusalcılık tüm gerçekleşmez. Ulusal güç en yüksek katına ulaşamaz. İşte bizde de Atatürkçü ulusalcılık, bunları er geç gerçekleştirme yolunda hızla ilerlemektedir. (Bozkurt Göğüş, “Atatürkçülük Savaşımız” Milli Gençlik, sayı 2-3, s.8 (Nakleden, Çağatay,138-139)

27 Mayıstan sonra Yüksel Çengel'in genel başkanlık yaptığı dönemde – ki bu dönemde de Kemalizm'in milliyetçi yorumlarıyla yüklü , “rejimi koruyan ve kollayan” bir misyonu sahiplenmişti (Çağatay, sunuş – ıx)

İlk ve son kez beş(altı) yıllık bir sol hâkimiyetine girdi.  Atatürkçülüğü hararetle savunduğu bu dönem,1965 yılı kongresinde nihayetlendi.  (Çağatay, sh. 7)

Yüksel Çengel “27 Mayıs Ak Devrimi'nin asil ruhundan ilham alan Atatürk milliyetçisi gençlerden” müteşekkil MTTB'ye göre Türk ordusu ilerici kuvvetlerin bir kanadını teşkil etmektedir. Çünkü 27 Mayıs'ta meşruiyetini kaybetmiş bir siyasal iktidara karşı girişilen hareketin sonucu olarak ortaya çıkan anayasa, büyük bir başarıdır. (Çağatay, Okutan, sh. 139-40)

YÜKSEL ÇENGEL ATATÜRK'Ü ANMA TOPLANTISINDA;

“Atatürkçülük, Türk gençliğine göre, Türk milletinin bütün icaplarıyla Batıya yönelişidir. Bu yöneliş, Batı'nın bazı taraflarını alıp bazı taraflarını almamakla mümkün olmaz. Bu sebeple, Türk gençliğinin Atatürkçülüğünde, demokratik düzen vazgeçilmez bir unsurdur.

Ancak Atatürkçülük, az gelişmiş ülkelerde demokrasinin de kendine has özelliklerini kesinlikle tesbit etmiştir. Bunların hepsi bir ana başlık altında toplanabilir: Devrimcilik.

Demokrasi devrimcilikle elele nasıl yürüyecektir? Bu soruda, demokrasi ile devrimciliğin, parlamenter rejimle  hamleciliğin, seçimli iktidarla süratli iş görmenin bir arada mümkün olamayacağı inancı gizlidir.

Türk gençliği bu inancı reddeder.

…..

Ancak bunun için gene, Atatürk'ün şart koştuğu bir unsurun önceliğini kabul etmek lazımdır. Bu da halkçılık unsurudur.

Aynı kuruluşun sancısını çekmekte olan diğer az gelişmiş ülkelerden Türkiye'nin üstünlüğü Atatürkçülük gibi bir ideoloji zeminine sahip bulunuşudur.” (Milli Gençlik sayı 4, 1963 sh. 4 nakl. Çağatay, Okutan, sh. 141-142)

Görüldüğü gibi Atatürk ve Kemalizm'in bekçiliği ve gelişmişliği(!) merkeze koyan bu anlayışa göre, kendi değer yargılarımızdan sıyrılıp batıya uymamız gerekecektir ve bu da ancak askerin ilerici görüşü ile sağlanabilecektir.

MTTB'NİN DAHA SONRAKİ İDARECİLERİ ÇENGEL DÖNEMİNİ ŞÖYLE DEĞERLENDİRİYOR

Rasim Cinisli kısmen, İsmail Kahraman, Burhanettin Kayıhan, Ömer Öztürk… 1960-1965 yılları arasındaki MTTB'yi, tamamen solun hakimiyetinde, askerle iş tutan, Rus yanlısı bir siyaset izleyen ve dünyadaki sol öğrenci hareketlerinden etkilenen, milli, manevi, dini, örfi, ananevi değerleri küçümseyen, Anadolu çocuklarını küçümseyen ve onlarla mücadele eden, bu hususta kan dökmekten de çekinmeyen bir dönem olarak görüyorlar. Bu kanaatleri ne kadar doğru, bugünden bakarak anlamak mümkündür.  Bu anlayış MTTB'nin faaliyet raporlarına fazlasıyla yansıyor.  Vakıayı anlamak için zaman zaman konu dışına çıkarak bazı izahlar vermek zorunda kalıyoruz umarım okuyucu bunu hoş karşılar.

“26 Mart Salı günü TIP'lı öğretim üyelerinin tahriki ile aldatılmış gençlerin bir yürüyüş yapacağı öğrenilmişti. Muhtemel tecavüzleri önlemek için sağduyu sahibi üniversiteliler saat 13'de Saraçhane Meydanında toplanmışlardı.

Meydanı doldura, 3000 i aşkın uyanık gençliğe hitap eden Özkan İBAR, S. Halil BALOĞLU, Rüstem BOZKAN ve bazı üniversiteliler solcu gençleri tahrik eden, Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gibi solcu gazeteleri protesto ettikten sonra, bu toplantıda kendilerine düşen vazifeyi anlatmışlardı.

Konuşmalar bittikten sonra “milliyetçi üniversite gençliği” yazılı dövizin arkasına toplamak suretiyle yürüyüşe geçmişlerdi. Ellerinde:

“Kızıl tahrikçiler maskenizi yırtıyoruz”

“Hangi gençlik!”

“Devrim, ne devirmek ne taşlamaktır.”

Gibi 50 den fazla flama taşıyan büyük gençlik kitlesi Unkapanı Köprüsü'nden Yeni İstanbul'un önüne gelmişlerdi.

 547_1

Gençler Yeni İstanbul Gazetesinin önüne geldiklerinde kendilerine katılanlarla onbine yakın büyük bir topluluk haline geldiler. Gazete önünde konuşan gençler; Komünistleri tekrar tel'in etmişler ve Yıldız Teknik Üniversitesi talebesi Özkan İBAR da,

“Arkadaşlar, Bu vatanın bu milletin kutsal emanetleri ve fikirlerini dün dedelerimiz korudular, bugün de bizler koruyacağız.” demişti. Bu konuşmadan sonra yer yer “Kahrolsun komünistler”  “Türk ordusu çok yaşa”  diye bağırmışlar, daha sonra bir genç Arif Nihat ASYA'nın “Bayrak”  adlı şiirini okumuş, bir başka genç ise, memleketi kardeş kavgasına sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceklerini ifade etmişti.

Bu arada gazete lehine tezahüratta bulunan gençlere Yeni İstanbul'un yazı işleri müdür Hasan TUNCAY:

“Sizlere teşekkür ederiz. Yaptığınız vakur hareket gözlerimizi yaşarttı minnettarız. Bizler yalnız Allah'a ve kanunlara karşı sorumluyuz. Eğer herhangi bir nahoş hareket olursa pek tabii bütün bir millet olarak soracağız. Şimdi sizden ricam, bize tedbir alındığını haber vermişlerdir, lütfen sessizce dağılın.” demişti.

Milliyetçi gençler ellerindeki dövizlerle Taksim'e doğru yürüyüşe başlamışlar, abideye koydukları bir çelenkten sonra tekrar İstiklal Caddesini takiben Galatasaray'a doğru geldiklerinde, ilerici ve devrimci adı verilen solcuların kışkırttığı gençlerin “kahrolsun gericiler”  avazlarıyla karşılaşmışlar, yolları inzibat erleri muhafaza altına aldığı için, bu karşılaşmada muhtemel nahoş hadiseyi engellemek için erlere, “süngütak” emri verilmişti. Milliyetçi gençlerin solculara vermek istedikleri ders te böyle engellenmişti.

24/12/1963 tarihinde İstanbul C. Savcı yardımcısı Oğuz BARUTOĞLU'nun tanzim ettiği iddianamede gençleri yürüyüş ve gösteri kanununa aykırı hareket ettikleri, suçluların şahit ve resimlerle tespit edildiği bildiriliyor, tecziyeleri talep ediyordu.

Gençlerin müdafaasını Av. Atalay PEKÖZ ve Av. Fazlı AKKAYA yapmışlardı. Gençlerin bir milli şuur içindeki o galeyana iştirak ettikleri, fakat suç teşkil edecek bir hareket içinde bulunmadıklarına karar vererek beraatları sağlanmıştı.

 245_1

TİP KONGRESİ (10 OCAK, 1965)

Bu olayı MTTB idarecileri şöyle anlamışlar;

“Yüksel ÇENGEL Devrinde M.T.T.B.'nin tarihi gelişine uymayan bir olan vardır ki, bunun müsebbiplerini hiç affettirmeyecek bir suç durumundadır.

M.T.T.B her devirde ne kadar değişik anlayışlara sahip grupların eline geçerse geçsin, ne kadar farklı tutumlarla çalışırsa çalışsın değişmeyen tek vasfı; her türlü sol harekete, bilhassa komünizme karşı oluşuydu. M.T.T.B'nin salonunda o günlerde henüz ideolojik çehresi tam belli olmayan, kurucuları ve genel başkanı komünizm suçundan hüküm giymiş T.İ.P'in Genel Kurul Toplantısı yapılıyordu. Bu nasıl oluyordu?

Aynı gün için İstanbul Üniversitesi Hukuk Talebe Birliği'nce tertiplenen “Gençlik ve Aşırı Cereyanlar”  isimli konferansa verilmeyen salonun bir siyasi teşekkülün toplantısına tahsis edilmesi milliyetçi gençliği infiale sürükledi. TİP Kongresinin yapılacağı 10/ Ocak /1965 günü Hukuk, Tıp, İktisat ve İslam Enstitüsü talebelerinin bir kısmı M.T.T.B İdarecilerini protesto etmişler, toplantının yapılmamasını istemişlerdi. Daha sonra isteklerinin dinlenmediğini gören 700 kişiye yakın talebe topluluğu konseyi basmaya yürüdüler. Polisin müdahalesiyle tarafların çarpışması önlendi. Fakat gençlik vilayete doğru inerek TİP Genel Merkezi önüne geldi. Tabelanın altına asılan bayrağı üst kata astırarak, tabelayı indirdiler.

Bu hadiseler dolayısıyla başta Haluk İNANOĞLU, Yusuf ÇİL ve Ömer ÖZTÜRK olmak üzere 20 kadar genç adliyeye sevk edildi.

Daha sonra M.T.T.B salonunun Genel Yönetim Kurulundaki ekseriyetin muhalefetine rağmen, TİP'e kiralanması, ikinci Başkan Edip GEYİK ile on talebe derneği başkanı tarafından yayınlanan bir bildiri ile protesto edilmiş ve Genel Başkan Yüksel ÇENGEL'in istifası istenmişti.

Yüksel ÇENGEL bir daha seçilmeyeceği 47. Genel Kurul Toplantısından tam iki ay önce bu müessif hadiseye sebep olarak başkanlığı boyunca yaptığı hataların en büyüğünü işlemişti.” . (MTTB, 51. Genel Kurul Faaliyet Raporu, 37-40)

Bu dönemde soldan- komünizmden rahatsız olanlar, kendi aralarında biraraya gelmeye ortak bir cephe oluşturmaya başladılar.

DEVAMI YARIN...

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (1)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (2)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (3)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (4)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (5)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (6)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (7)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (8)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (9)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (10)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (11)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (12)

Yorum Yaz

  371481

-