6 TEMMUZ 2020 PAZARTESİ

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (2)


100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (2)

Öğrenciliğinin son yılında Milli Türk Talebe Birliği başkanlığını yaptı. Tevfik İleri, Bulgar gençleri tarafından Razgrad Türk mezarlığının tahribinin protestosu, Türkçenin daha yaygın bir şekilde kullanılması, yerli malına gerekli önemin verilmesi gibi amaçlarla miting ve gösterilerin yapılmasına öncülük etti. İstiklâl Marşı çalınırken ayağa kalkılması, 16 Mart günleri Çanakkale Şehitleri'nin anılması gibi gelenekler onun bu dönemdeki öncülüğünde başladı.

İleri'nin mesai arkadaşları, Adnan Cahit Ötüken, Rüknettin Fethi Olcaytu ve Şükrü Kaya'dır. Siyasal iktidarla aynı değerleri paylaşırlar. Bu dönem Türkiye'sinde tek geçer ideoloji Atatürkçülüktü, onun dışındaki tüm düşünceler ülke için zararlı sayıldı ve gençlik buna yönlendirildi. Zararlı düşünceler; İslâmcılık, Türkçülük ve yarı yarıya Batıcılıktı.

2 Temmuz 1933 yılında Adnan Cahit'in yönetiminde “Birlik” dergisinin ilk sayısı çıkar. “Birlik Niçin Çıkıyor?” adlı başmakalede: “Birlik”, aramızdaki kalp, kafa ve inanış beraberliğini kuvvetlendirmek için çıkıyor. “Birlik” hadiselerin kalplerimize perçinlediği inkılâp heyecanını daima içimizde yaşayan bir ruh hâleti ve bir iman haline getirmek için çıkıyor...” diyerek safını beyan eder. “Devletin bu devrede birliğe hiçbir yardımı olmadığından gençler kendi aralarında topladıkları paralarla faaliyet hazırlıkları yapıyorlardı, “Milli Gençlik” in ilk tohumu olan BİRLİK isminde haftalık bir dergi çıkarmaya başladılar. Zamanın en büyük tirajlı gazetesi kadar bir tiraja sahip olan bu dergi, 14 sayı çıkarıldıktan sonra hükümet eliyle kapatıldığı düşünülürse derginin tesir gücü anlaşılır .” (MTTB 51. Dönem Raporu, 17) Bu derginin sol üst köşesinde Bozkurt amblemi vardı. Bu dergi Milli Gençlik dergisinin habercisi sayılır.

Dergi, o zamanın ruhunu iyi yansıtan Ziya Gökalp'in “Ben, sen, o, yok; biz varız.” sözüyle başlıyordu. Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşmanın tek yolu birlikti. Gençlik bu yolda önemli görevler üstlenecekti. Bunu MTTB sağlıyordu.

Bu dönemde cumhuriyet ilkelerinin yerleşmesi ve devletin resmî politikasıyla atbaşı gidiliyordu. Fakat bazı sıkıntılar da yok değildi. MTTB, hem milliyetçiliği savunmayı hem de Pan-Türklük davasına arkasını dönmeyi anlayamıyordu. Devletin o zamanki siyaseti İslâmcılık ve Türkçülük yapmamaktı. Çünkü her iki siyaset tarzı genç cumhuriyetle uluslararası camiayı karşı karşıya getiriyordu. Devlet, içeride Türkçülük yapacak, dışarıdaki Türklerden sadece haberdar olacaktı. Turancılık yapmayacaktı. Ayrıca İttihat ve Terakki Cemiyeti'nden kalan İslâm'la karışmış milliyetçiliği de bertaraf etmek niyetinde idi. Bu durum MTTB'nin işine gelmiyordu. İçerideki siyasete uyuyordu, fakat dış Türklere karşı uygulanan yok sayma siyasetini tasvip etmiyordu.

  AHMET TEVFİK İLERİ

Tevfik İleri MTTB'yi yavaş yavaş siyasete ve devlet politikasına yön verme noktasına getirmeye çabalıyordu. Gençlik artık sesini duyurmalı ve rejime sahip çıkmalıydı. Ülke meselelerine müdahil olmalıydı.

ÇANAKKALE ABİDESİ YAPTIRMA FİKRİ

“Her millet toprak bütünlüğünü muhafaza için, cephe ve hudutlarda ölen evlatlarına en güzel mezarlıklar, büyük masraflarla muazzam âbideler yaparlarken, elbette Türk gençliğinin Çanakkale'de bu vatan uğruna can veren 55 bin şehidine âbide şöyle dursun, ona layık bir mezarlık bile yapılmaması karşısında sessiz kalamazdı. Onlar sanki diyorlar ki, dünün şehitlerini böyle mezarsız ve abidesiz bırakarak unutursak, yarının nesillerinden vatanı uğrunda seve seve ölmeyi istemeye nasıl yüzümüz olacak?

34563

Birliğe mensup gençle 9 Teşrinievvel 1933'de neşrettikleri bir bildiride, Çanakkale  şehitlerine bütün alakanın her sene yazın, hatta karaya çıkmadan onları şöyle denizden bir ziyaret olduğunu, bununda gezintiden başka bir şey olmadığını hatırlatıyorlardı.” (MTTB. 49. Dönem raporu, sh. 20)

1933 yılında 25 kadar MTTB'li üniversite öğrencisi Çanakkale şehitliğini ziyaret eder, “Kahramanca can veren vatan evlatları bizden saygı ister, Türk milleti saygısız değildir, şehitlerimizin kemiklerini meydanda bırakmayacağız, Çanakkale'de İngiliz ve Fransız mezarlıklarından daha güzel mezarlık istiyoruz.” derler. Daha sonra oraya “Türk tarihinin en şanlı savaşlarından birini yaratmış olan ölülerimize abide istiyoruz.” yazan bir levha koymuşlar.

DEVAMI YARIN...

1.BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ:100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (1)

Yorum Yaz

  591565

-