23 ŞUBAT 2020 PAZAR

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (3)


100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (3)

VAGON-Lİ HADİSESİ

Türkiye bağımsız devlet olmuş, fakat kapitülasyonlara alışan yabancı şirketler eski alışkanlıklarını devam ettiriyorlar. Şirketin Beyoğlu şubesinde çalışan Türk vatandaşlarına hakaret ediyor, onlara eziyetlerde bulunuyorlardı. Bu şubede, Naci Bey isminde bir Türk vatandaşı Türkçe konuşmuş, şirket müdürü Jannoni:

 58

“Bu memur böyle ne anırıyor, Türkçe mi konuşuyor?” diye hakaret etmiş. “Burada resmî dilin Fransızca olduğunu bilmiyor musun?” diye de çıkışmış. Naci Bey Türk olduğunu ve ülkesinde kendi dilinde konuşacağını söylemiş. Israrı üzerine on beş gün işten kovulmuş.

Ertesi gün olay, gazetelere aks etmiş, bunun üzerine MTTB'li gençler harekete geçmişler. Şubat 1933'te cereyan eden bu hadise gittikçe büyümüş, gençler şirketin Beyoğlu idaresini basmışlar ve tahrip etmişler.

VOGON-Lİ şirketinin önünde bir genç tramvayın üstüne çıkarak:  “Arkadaşlar!.. Türkiye bir sömürge değildir. Türkiye'de Türkçe'den başka bir dilin hakimiyeti olamaz. Dilimize saygı göstermesini bilmeyenleri affetmeyeceğimiz gibi onları saygılı hale getirmesini de bileceğimizi unutmasınlar.” diye başlayan bir hitabede bulunmuş, bunun üzerine daha önce gençliğin şirket merkezine gelmekte olduğunu haber alınca indirilen kepenkler, talebeler tarafından zorlanarak kaldırılmış, şirketin camları parçalanmıştır.

 “Yaşasın Türkçe!” sloganlarını atmışlar. Oradan Eminönü'ne kadar yürümüşler. Yakalanan gençler daha sonra serbest bırakılmış. VAGON-Lİ, müdürü değiştirmiş ve Türkçe konuşmaya müsaade etmek zorunda kalmıştır.

Bu olay üzerine; “Vatandaş Türkçe konuş!” kampanyalarını MTTB başlatmış.

RAZGRAD HADİSESİ

Siyasal iktidarla ilk ayrılık ve zıtlaşma Nisan 1933 yılında baş gösterdi. 17 Nisan Pazartesi günü, Bulgaristan'da Türklerle meskun Deliorman'ın Razgrad isimli kasabasındaki Türk mezarlığı 200 den fazla, elleri kazma ve kürekli bir Bulgar kalabalığı tarafından tahrip edilmişti. Bulgar gençler, mezarlardaki ölüleri çıkararak onlara hakaret etmişler.

 898

Hükûmetleri nezdinde teşebbüsler sonuç vermeyince, MTTB, izinli bir miting yapmak istemiş; Tevfik İleri, CHP İstanbul il başkanı Dr. Fahrettin Kerim'e müracaat etmiş o da müsaade etmemişti. Bunun üzerine Milli Türk Talebe Birliğinin idare edeceği bir protesto mitinginin hazırlıkları tamamlanmış, birliğin umumi kâtibi Şükrü KAYA imzasıyla vilayete müracaat edilmişti. O tarihlerde perşembe öğleden sonra ve cuma günleri tatil idi, 20 Nisan tatil gününde izinsiz bir yürüyüş yapmışlardı. Başkan yardımcısı Şükrü Kaya'nın tüm teşkilatları davet etmesiyle oluşan kalabalık, Maçka'daki Bulgar konsolosluğu önüne gelmiş ve genel başkan Tevfik (İLERİ) orada bulunan bir otomobilin üzerine çıkarak ; “Bulgarlara yıllarca insanlık ve medeniyet dersi öğretemediysek, bu kabahat bizim değil, kendi kafasız ve kabiliyetsizlikleri yüzündendir. Biz ölülere hakaret değil hürmet ederiz.” sert bir konuşma yapmış. Kalabalık Feriköy'deki Bulgar mezarlığına giderek oraya çiçekli çelenkler bırakmışlardı. 80 genç nezarete alınmış, 23 genç 6 gün yattıktan sonra serbest bırakılmıştı. İşte bu olay MTTB ile hükûmetin arasını açmış, birliğin kapatılması gündeme gelmiştir.

 679

HATAY MİTİNGİ

1921'de Sancak adı verilen İskenderun, Antalya, Kırıkhan, Reyhaniye Yayladağı ve ci-varındaki Türk halkının her çeşit hak ve hukukunun muhafazası için Fransızlarla Ankara itilafnamesi diye adlandırılan bir anlaşmaya varılmış, Sancak vilayetinde, Suriye'den ayrı, müstakil ve hususi bir idare şekli tatbik edilmesi kararlaştırılmıştır. 

632543

Fakat aradan tam 15 yıl geçmiş olmasına rağmen, Fransızlar bu anlaşmaya asla itibar etmemişler, hatta zaman zaman Türk'ün milli haysiyetini de rencide eden, nahoş hadiselere tevessüle başlamışlardır. 

Cemiyet-i Akvam bir müşahede heyeti göndermiş fakat bir netice alınamamıştır.

Hatay Türkleri o yıl mübarek Ramazan Bayramını kutlayamadılar. 26 Kanunuevvel (Aralık) 1936'da İstanbul'da ki Hataylılar “Hatay Erginlik Cemiyeti” ni kurdular. Cemiyetin merkezinden, birkaç güne kadar Mersin ve Kilis şubelerinin açılacağı haber verilmiştir.

 

MTTB vilayete müracaat etmiş valilik mitinge izin vermemişti. Buna rağmen Beyazıt meydanında toplanan binlerce üniversiteli ve liseli genç, MTTB Beyazıt'ta izinsiz bir miting düzenlemiştir.

Taksim'e kadar yürümüşler, Abideye çelenk koymuşlar ve Hatay'ın anavatana biran önce ilhakının sağlanması “Aksi halde Türk gençliğinin bunu da yapmaya hazır” olduğunu ifade etmişlerdir. 

Mitingin izinsiz olduğunu ifade eden emniyet mensuplarıyla gençler arasında birtakım çatışmalar olmuş ve bir grup genç tevkif edilmiştir. 

Devlet ve hükümet adamları, o günün siyasetine uymadığı niçin bu yürüyüşü kabul etmemiş ve sert tedbir almış, bir gün sonra Anadolu Ajansı'nın Dâhiliye Vekâleti'nden naklen verdiği bir haberde aynen:

“Milli Türk Talebe Birliği'nin ön ayak olduğu bu hadiseyi cumhuriyet hükümeti hiçbir zaman hoş görmemiş, talebe ve hocaları arasında böyle mitingler yapılmasını memleketin kültürel terakkisine mani telakki etmiştir” açıklama yapılmıştır.

 

İşte bu tebliğ üzerine Milli Türk Talebe Birliği'nin faaliyetine de son verilmiştir.

MTTB. Böylece 22.11.1936 yılında kapatılmıştır.

 

Hatay 1937'de topraklarımıza katılmıştı ama Türkiye'nin en eski Talebe Birliği de çoktan kapatılmıştı.

 

BU DÖNEMİN BAZI ÖZELLİKLERİ

Bu dönem MTTB, İnkılâba bağlı ve milli hasletlere sahip bir çizgi izliyor. Sola ve komünizme karşı bir duruşu var. Devrim tamamlanmış ve müesseseleşmesi lazım diye inanırlar. 1935 yılında  “Gençlik Var” adlı bir kitapçık yayınlanır ve bu, devrime bağlılık beyannamesi sayılır.

 

HİTLER VE MUSSOLİNİ YANDAŞLIĞI

MTTB, Hitler'i ve Mussolini'yi över. “Mussolini ve Hitler'in kuvvet aldığı, gençlik kudreti idi.

MİLLİYETÇİLİK VE KEMALİZM ANLAYIŞI

MTTB'ye göre Kemalizm: “Kemalizm Türk'e dayanır, Türklük davasıdır. Türklük davası demek; her yeri karış karış kanla sulanan Türk vatanında Türk vardır ve var olacaktır demektir.

Türkün tek hâkim olması bu yurdu ve bu yurttakileri geleceğin içli ve olgun verimini götürmesinden geçer.

Kemalizm davasında işbaşı olacaklar gibi; bu davanın iktisadî, ticarî her hareketinde yine işbaşı Türk olacaktır.”

“Türkün tek hâkim olması bu yurdu ve bu yurttakileri geleceğin içli ve olgun verimini götürmesinden geçer.

Kemalizm davasında işbaşı olacaklar gibi; bu davanın iktisadi, ticari her hareketinde yine işbaşı(nda) Türk olacaktır.”  Sait İsmet  (Birlik, sayı 1, Temmuz 1933 sh.3 (Nakleden Çağatay, 37)

MTTB'nin milliyetçilik ve millet anlayışı; Atatürk'ün milliyetçilik ve millet anlayışına uygunluk arz eder. Türklük ön plandadır, etnik bir milliyetçilik hâkimdir.

Milliyetçiliğin belli başlı unsurları şöyle sıralanır: Siyasî varlıkta birlik, dil birliği (Bu Türkçe oluyor.), yurt birliği, ırk ve menşe birliği (kendini Türk his etme vs.) tarihî karabet ve ahlakî karabet. Mustafa Kemal'e göre bu unsurları bir arada bulunduran başka bir millet yoktur. Millet,  dil ve ülkü birliği diye formüle edilen bu unsurlar MTTB'nin temel vazgeçilmezleridir.

DEVAMI YARIN...

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (1)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (2)

 

Yorum Yaz

  932543

-