28 ŞUBAT 2020 CUMA

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (7)


100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (7)

Ankara ve İstanbul Üniversite gençliği 1947 y ılının son ayları içinde, solcu hocalar ve bir kısım basın yoluyla yapılan komünist tahrikçiliğine karşı neşrettikleri beyannamelerle komünizme karşı olan mücadelelerinin daha da şiddetlendirileceğini haber veriyorlardı. 10 Aralık 1947'de önce Millî Türk Talebe Birliği Hukuk Derneği şu beyannameyi neşretmişti:

“Derneğimiz iman olarak benimsediği milliyetçilik anlayışına dayanarak vatan, millet ve aile gibi millî mukaddesat mefhumlarını inkâr eden komünizm ile daha şiddetli mücadeleyi şiar ittihaz eder.” (Darendelioğlu, Türkiye'de Milliyetçilik Hareketleri 184)

M.T.T.B. Tıp Derneğinden Şarık Öbüt şunları söylemiştir:

“Bu mevzuda ilk olarak düşünülmesi icabeden bir husus Millî birlik fikrini sağlam unsurlara dayayarak kökleştirmektir. Bu muhtelif yardımcı elemanları kendinde toplayan şümullü bir mefhumu en sade ve sistemli olan bir tarzda şuurlarda kökleştirilmesi manasına alınmalıdır. Yani mevzu ve gaye iş isteyiş bakımından oldukça çetindir. Şimdi millî birliğin tesisini hangi manada aldığımı söyleyeyim.

  1. a) Müşterek mâziye bağlılık, ondan örnek ve ibret alabilmek.
  2. b) Geleneklere yer vermesini öğrenmek ve öğretmek.
  3. c) Temiz Türk dilini en hakikî değeriyle asîl Türk milletine verebilmek.

Bunları ben topyekûn manada bir milletin kültürü diye alıyorum. Şu halde millî birliğimizin esasını kendi kültürümüzde aramak ve duymak. Bu görev komünizmle mücadele hususunda Türk münevverinin benimsemesi icabeden ana dâva olmalıdır. İnançları temiz ve sağlam tutmağa yarayacak bu hazırlıktan sonra da komünizmin gelişmesine müsait muhit ve imkânları yok edeceğiz.” ( Darendelioğlu, Türkiye'de Milliyetçilik Hareketleri, 189)

TÜRK KÜLTÜR ÇALIŞMALARI DERNEĞİ ve MTTB

3 Eylül 1946'da İstanbul'da Üniversiteli gençler tarafından kurulan bu derneğin, o gün 2 İstanbul gazetesinde neşredilen Nizamnamesinin 1. maddesinin GAYESİ bölümünde aynen şunlar yazılı idi.

Millî Benliğimizin dünü, bugünü ve yarını için kültür sahasında çalışmak, millî kültürümüzü zayıflatmak hedefini güden menfi hareketlere karşı fikir yoluyla kültürümüzü korumaktır. Çalışmaları tamamen ilmî ve tamamen bedii yani akademik çerçeve içinde kalacağı cihetle, cemiyetimizin hiç bir siyasî parti ile alâkası yoktur. Değişmez vasfımız TÜRKÇÜLÜK sevgisine dayanarak millî benliğimizin kültür ve kadirbilirlik yönünü geliştirmektir.”

Nizamnamenin neşrinden hemen sonra, derneğin müessis üyeleri MTTB salonunda ilk toplantılarını yapmışlar ve aralarından yedi kişilik idare kurulu üyelerini seçmişlerdi:

Derneğin başkanlığını sırası ile Necati Balaşoğlu, eski Azerbaycan parlâmentosu üyelerinden M. Sadık Aran ve Müfit Âdil Çulcuoğlu yapmışlardır. Dernek, İstanbul'da ilk defa ERGENEKON BAYRAMI adıyla bir gün tertiplemiş, geniş çapta alâka görmüştü.

 547

Derneğe en büyük yardımı, 600 lira vermek suretiyle Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Killigil yapmış, MTTB ve Marmara Lokalinde yapılan Ergenekon Bayramı gösterilerinde hazır bulunmuştu.  (Darendelioğlu, Türkiye'de Milliyetçilik Hareketleri, 170-174)

Türkçüler ile MTTB arasında kesin bir ayrım yok, Türkçülük de İslamcılık da henüz mecrasını tam bulamamış onun için birbirlerine yakın fikirler beyan etmeleri ve ortak eylem yapmaları yadırganamazdı o tarihlerde.

Komünizmle mücadele MTTB'nin gündemindeydi ve bu hususta çok titiz davranıyordu. Hemen tepki veriyor ve eyleme geçiyordu.

“18 Mayıs 1948 günü, CHP Meclis grubu “Komünizmle mücadeleye karar vermek” için toplanmış bulunuyordu. O gün grup toplantısında, söz alanlardan Nihat ERİM, Fahri KURTULUŞ, Sinan TEKELİ, Süreyya ÖRGEEVREN, Fahrettin ALTAY, Rasih HOCA, bilhassa komünizm tehlikesi üzerinde hassasiyetle durmuşlar, hatta icap ederse bir komisyon ile bu mücadeleyi daha faydalı ve şuurlu yapabilmek yoluna gidilmesini teklif etmişlerdi.

Daha sonraki günlere ise “Komünizmle Mücadele” ve mevcut mevzuatı incelemek için bir komisyon seçilmişti.

Aslında çok iyi niyetlerle kurulan komisyon, Halk partisinin üst kademelerine arız olan “Sola müsamaha” zihniyeti yüzünden maalesef çalışamaz hale gelmişti.

5 Şubat 1949'da CHP meclis grubunda komünistlerin filmlerle de propagandaya başladıklarını, hatta “Vatan ve Aşk” isimli bir filmin komün formun, Polit büronun maksat ve düşüncelerine hizmet ettiğini ifade etmişti. Aynı grupta bulunan Suut Kemal YETKİN de, “Bu bir macera filmidir, ama emeli komünist propagandasıdır. Yalnız şunu söyleyeyim ki, o zaman İspanya'da cereyan eden iç savaşı bilmeyen, o zamanı hatırlamayan, muayyen bir kültür seviyesine erişmemiş olanlar bu filimde komünist propagandası yapıldığını anlayamazlar.”

Fahri KURTULUŞ 10 Şubat 1949'da ise, mecliste, Maarif Vekili Tahsin BENGUOĞ-LU'ndan H. Ali YÜCEL zamanında klasikler arasında neşredilmiş olan “VAHİM” adlı bir kitabın hâlâ vekâleti tarafından satışı yapıldığını buna mani olunması lazım geldiğini, zira Türklüğe hakaret eden satırlara dolu olduğuna dair bir sözlü soru talebinde bulunmuş ve cevabını istemişti.

Milli Eğitim Bakanı BANGUOĞLU kürsüye gelerek şunları söyledi:

- Efendim, milli duyguları rencide eder mahiyette görülen sözleri bu kitaptan çıkarta-cağım. Ayrıca tercümeleri bu bakımdan gözden geçireceğim.

Ertesi gün Cumhuriyet Gazetesinde “Münevverlerimizi şaşırtan bir sual takriri” başlıklı bir yazı ile F. KURTULUŞ'a hücum ediliyordu. Milli Türk Talebe Birliği böyle bir beyan karşısında Cumhuriyet gazetesinin bu tutumunu protesto etmek maksadıyla Fahri Kurtuluş'la temasa geçmiş, kendisinden Eminönü Halkevi salonunda bir konferans vermesini rica etmişti.

Bir ay sonra 1949'da Dr. Fahri KURTULUŞ İstanbul'a gelmiş, daha önce istenen Çem-berlitaş Sineması kiralanmıştı.

Konferans saati, sinemaya gelenler bu kere de sinemanın kepenklerinin çekili olduğu-nu görmüşleri. Gençler, alelacele Şehzadebaşı'ndaki Hilal sinemasını kiralamışlar ve bir anda da Hilal sinemasının salonu hıncahınç doluvermişti.

Fahri KURTULUŞ hem Cumhuriyet gazetesine cevap vermiş, hem de içinde bulunduğumuz bu gafletten uyanmak değil, silkinmek lazım geldiğini açıklamıştı. Omuzlar üzerinde Beyazıt Meydanına kadar getirilen Kurtuluş:

Bu memlekette hiç kimse, medeni cesareti, milli hassasiyeti, fazileti asla yıldıramayacaktır. Sen memleket davalarında kuvvetli yetişmezsen bir gün kendini ve memleketini dalalet içinde bulursun” demiştir. (MTTB. 51. Genel Kurul Faaliyet Raporu, sh. 20)

346

DEVAMI YARIN...

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (1)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (2)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (3)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (4)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (5)

100. YILINDA MİLLİ TÜRK TALEBE BİRLİĞİ (MTTB) (6)

Yorum Yaz

  716809

-