20 HAZİRAN 2019 PERŞEMBE

Kurşun Kalem

15 TEMMUZ’UN KIRILMA ANINDA LİYAKAT FAKTÖRÜ…

Kurşun Kalem

Öyle isimsiz kahramanlar var ki 15 Temmuz gecesi, öğrendikçe sürekli şaşırıyoruz…

Bugün de size öyle bir öykü anlatacağım…

Ama bu hikaye silaha çıplak elle karşı koymakla ya da tanka kafa atmayla alakalı değil…

İşinin ehli, konusuna hakim, olayları okuyabilen ve kriz anlarında doğru kararı üretip uygulanmasına vesile olan bir başka kahramandan bahsedeceğim…

Liyakat meselesi çok tartışılıyor ya, gerçekten de liyakat sahibi olmanın ne kadar büyük önem taşıdığını bize hatırlatan bir kırılma anı hikayesi aktaracağım…

Ki, çalışacağı ekibi seçerken “laf dinleyen, her söyleneni yapan koyunlar” yerine, üreten ama yeri geldiğinde doğru bildiği konuda “itiraz edebilen” arkadaşları seçmenin ne kadar büyük önem arz ettiğini özel ve kamu tüm yöneticilere bir kez daha hatırlatacağım…

15 Temmuz gecesinin ilk saatlerini aklınıza getirin…

Hava yeni kararmıştı, köprünün kesildiği haberi hafta sonuna girmeye hazırlanan Türkiye gündemine bomba gibi düşmüştü…

Şaşkınlık…

Bilinmezlik…

Sorular….

Sorular…

Köprü üstünde askerler vardı ve yolu Avrupa yönüne kesmişlerdi…

Şehir içi, asker bölgesi değil, yeşil üniformanın orada ne işi var?

Sonra başka bilgiler dolaşmaya başladı, darbe mi oluyordu?

Bu çağda ne darbesiydi?...

Müthiş bir iletişim trafiği başlamıştı…

Herkes olayı anlamaya çalışıyordu…

Saat 22 sularında televizyonlarda bazı yorumcular FETÖ kalkışmasından bahsetmeye başlamışlardı…

Bu sözler üzerine sokaklar yavaştan hareketlenmiş, kahramanlar birer birer kendiliğinde “tüm vatan sathında” memleketini, yönetimini, seçtiği iktidarı korumak için asfaltlara inmişlerdi…

Ama hala net bir açıklama yoktu…

Henüz hiçbir iktidar mensubu, bir devlet yetkilisi açıklama yapmamıştı…

Sonra ekranlarda ilk kez saat 23 civarı Başbakan Binali Yıldırım bunun ordu içinde bir küçük azınlığın kalkışması olduğunu bağlandığı televizyon yayınlarında açıkladı…

Ama kargaşa bitmedi, tam tersi iyice arttı…

Acaba ordunun tamamı mı işin içindeydi?

Yine bir 12 Eylül mü gerçekleşiyordu?

Bu küçük azınlık kimlerdi?

İşte bu karmakarışık, belirsiz, meçhul anlarda İstanbul Valisi Vasip Şahin, Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ve biraz sonra onlara katılan 1. Ordu komutanı Ümit Dündar 15 Temmuz Şehitler köprüsünün ayağından saatler 16 Temmuz gecesine evrilirken buluştular, mini bir kriz merkezi kurdular…

Ve işte o anlarda Ali Teker, Vasip Şahin'in basın danışmanı valilikteydi ve asker kapıya dayanmıştı…

Vali Hasip Şahin ile sürekli iletişim halindeydiler…

Komutan Ümit Dündar ile valinin bir araya gelmesi üzerine hemen beyninde çakan şimşeği vali ile paylaştı…

Televizyon kanalı ile görüştü, valinin açıklamasının detaylarını istişare ettiler ama esas fikir valinin yanında bulunan 1. Ordu Komutanı'nın açıklama yapmasıydı…

Ali Teker bu fikir vali beye açtı ve kendisinin konuşmasından sonra mutlaka komutanın da açıklama yapması gerektiğini söyledi…

Nitekim saatler gece yarısını yaklaşık yarım saat geçmişken İstanbul Valisi televizyona bağlanarak bu kalkışma ile mücadele edileceğini, meşru iktidara yönelik hiçbir çabanın karşılık bulamayacağını söyledikten sonra yanında Ümit Dündar paşanın olduğunu söyledi…

Bunun üzerine telefonu Ümit Dündar'a verdi ve ilk kez üst düzey üniformalı bir askerin ağzından kalkışmanın emir komuta içinde olmadığı, bir azınlık grubun darbe girişimde bulunduğunu ama İstanbul'daki 1. Ordu Komutanlığının seçilmiş iktidarın emrinde bulunduğu ve demokrasiyi korumak için her şeyin yapılacağı açıkladı…

İşte bu an, Tayyip Erdoğan'ın yaklaşık bir saat sonra ekranlarda görünüp vatandaşı sokağa çağırmasından önce ilk büyük bir kırılmaya yol açtı…

Ordunun tamamı işin içinde değildi ve artık bir FETÖ darbe girişiminin gerçekleşmekte olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştı…

Sonrası malum, muhteşem bir destan yazıldı, “silahsız kuvvetler” elinde silah olan üniformalı teröristleri alt etti…

Dünya tarihinde ilk kez bir halk, silahlı orduya karşı çıkıp ölüm pahasına ülkesini, geleceğini, iktidarını, devletini kurtardı…

İşte o belirsizliğin her yerde hakim olduğu anlarda, profesyonel işi basın danışmanlığı olan Ali Teker'in bir küçük dokunuşu, koca bir ülke psikolojisinin kabarmasına muazzam bir katkı yaptı…

Bu işin reklamını hiç yapmayan, uzun yıllar Yeni Şafak gazetesi sorumlu yazı işleri müdürlüğü yapan Ali Teker'in önerisiyle Vali Hasip Şahin'in televizyon yayını sırasında 1. Ordu komutanı Ümit Dündar'ı telefona vermesi, darbecilerin psikolojisin kıran ilk büyük yumruk oldu…

Yani…

Yani…

Yani…

İşinin ehli, kriz anında bile sakin kalabilen, algı operasyonu nedir gayet iyi bilen liyakat sahibi bir insan ile çalışmayı tercih etmenin bazen bir ülkenin kaderi üzerinde nasıl büyük bir etki yapabildiğinin gizli kalmış bir öyküsü bu anlattığımız…

Hiçbir ön tanımışlığı yokken, eş dost tavsiyesi, aile ya da okul ilişkilerinin belirleyiciliğine aldırmadan sadece profesyonel birikimi nedeniyle Ali Teker ile çalışmayı seçen günümüzün Ankara Valisi Vasip Şahin tam bir liyakat hikayesine imza atmıştır…

Ve Ali Teker, kendisini hiç tanımadığı halde sadece kariyeri ve birikimi nedeniyle çalışmayı seçen Vali beye o en kritik anda verdiği fikir ile sadece çalıştığı amirine katkı yapmadı, bütün bir ülkeye ve elbette bu ülkeye kaderini bağlamış koca bir ümmete umarım ki kendisine iki dünyada da saadet kazandıracak büyük bir hizmete imza attı…

Bu bizim bildiğimiz gizli kalmış bir kahramanlık hikayesiydi…

Kim bilir o gece, hikayesi ortaya çıkmamış ne kadar çok Ali Teker'ler, Ömer Halisdemir'ler vardır…

Allah kendilerinden bu millet ve ümmet adına razı olsun…

Hele tankların önüne ilk ben çıkarıp deyip sonra ilk fırsatta kuyruğunu kısarak dizi seyreder gibi darbe izleyenlerin olduğu bir ülkede, bu liyakatlı kahramanların önemi ve varlığı bir kez daha önem kazanıyor…

Bu yazıdan çıkarılacak ders; “liyakat meselesi önemlidir…”

Sadece tanıdığı için kifayetsiz muhterisleri tercih eden, eş, dost, aile, okul vb. etkenleri bilgiye ve liyakate tercih edenlerin kulağında küpe olur umarız…

KURŞUN KALEM - TERCÜMEİHÂL

Kurşun ve kalemi bir araya geçirmiş eski ama eskimemiş bir gazeteci

KURŞUN KALEM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  814792

-