Mustafa Tekin

2023 EĞİTİM VİZYONU

Mustafa Tekin

           2023 Eğitim Vizyonu'nun açıklanmasının ardından bir süre geçti. O günlerde hakkında farklı görüşler dile getirildi. Doğrusu o günlerde bir kısmını okuduğum bu vizyon raporunu, daha salim bir kafayla değerlendirmek için biraz bekledim. Bu yazıda sadece bir husus üzerinde duracağım. Geri kalanları biraz da sorun ve tema odaklı olarak gelecek yazılarda süreç içerisinde ele almak istiyorum.

            Doğrusu hangi konu olursa olsun, ben o işin felsefesini ve oturduğu zemini merak ederim. Bu sebeple vizyon raporunun ilk o kısmına baktım. Bunu, daha önce yazdığım yazılarda “eğitim sistemimizin bir insan felsefesi var mı?” sorusuyla dile getirmiştim.

            Öncelikle eğitimin tüm dünyada modern-devlet anlayışı içerisinde bir “vatandaş” yetiştirme hedefi ile hareket ettiğini biliyoruz. Bu istisnasız neredeyse bütün modern Ulus-Devletlerin genel karakteridir. Vizyonda bu noktaya da değinilmekte ve eleştirilmektedir. Zira böyle bir durumda eğitim, devlete egemen olanların temel ideolojilerinin dikte edilmesiyle sonuçlanmaktadır. Bu durumda, eğitimin daimi hedeflerinden bahsetmek çok olası görünmemektedir. Bu durum, aslında eğitimin sivil karakterine de işaret etmektedir. Fakat bu farklı bir konu; dolayısıyla başka bir yazının konusu olsun.

            Rapor Eğitim vizyonu felsefesinde, bir probleme değiniyor. Bu problem, insanın tek taraflı ele alan tüm yaklaşımlar. Yani sadece maddi ve sadece manevi boyutuyla. Bu konu hakikaten önemli; zira modern anlayış, niteliği gereği insanın yegane boyutunu “madde” olarak gördüğünden onun metafizik boyutlarını ihmal etmektedir. Bu sebeple, “eğitim ama niçin?”, “hayat ama niçin” vb. “niçin”likler sorusuna cevap olabilecek bir motivasyon ve referans noktası gerekiyor. Bu sebeple insanı bütüncül bir yapı içinde çok boyutlu ele almanın gerekliliği vurgulanıyor.

            Doğrusu burada kimi değillemeler ve değiniler ile “insan felsefesi”ne dair söylenmek istenenleri önemsedim. Ancak yine de tekemmül etmiş bir insan felsefesi çerçevesinin netleşmemiş olduğunu gördüm. Belki bunun üzerine biraz daha çalışmak gerekecek. Zira konuyu açımlayabilmek için farklı felsefelerin, düşüncelerin ve dinlerin insan anlayışlarının kritik edilmesine de ihtiyaç bulunmaktadır.

            Açıkçası bugün üzerinde durulması gereken hususlar; bilgiden ziyade ahlak ve amel, insanın metafizik bağlantılarını da koruyarak kendi imkan ve potansiyellerini en üst sınırlara kadar geliştirmek, dünyaya sorumlu bir varlık (insan) olarak katılmak vb. şeklinde düşünülebilir.

Zira modern anlayış, insanın dünyada bulunuşu ve sorumlu bir varlık oluşu konusunda felsefi bir temel oluşturamıyor. Bu durumda insan ya tamamen maddiyatçı oluyor ya da bunun sonu nihilizme varıyor. Öte yandan eğitimin temel felsefesinin öğrenciye sürekli dikte olduğu durumlarda, kişilerin potansiyelleri açığa çıkamıyor.

            Diğer yandan insan felsefesi ile birlikte evrensellik meselesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Evrensellik, üretilen bilgiler çok farklı medeniyet daireleri ve tezlerle karşılaşabilir ve yüzleşebilir olmasını da ifade etmektedir. Ben evrensellik deyince gözümün önüne şöyle bir manzara getiriyorum. Söz gelimi; Lise ya da üniversite öğrencilerimiz,  dünyanın diğer ülkelerinden dengi öğrencilerle sosyal bilimlerde önemli bir konuyu farklı boyutları ve tezleriyle tartışmakta ve kendisi bunlardan birini temellendirebilmektedir. Bu evrensellik, kendi kapalı evreninden çıkarak, farklı görüşler ve düşüncelerle kendisini test etmeyi zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla ilgi alanı bütün dünya ve insanlıktır.   

MUSTAFA TEKİN - TERCÜMEİHÂL

İstanbul İlahiyat Fakültesinde profesör

MUSTAFA TEKİN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  272591

-