27 ŞUBAT 2020 PERŞEMBE

Hüseyin Yağmur

28 ŞUBAT DARBESİ’NİN BİNİNCİ YILINDA (4)

Hüseyin Yağmur

28 Şubat Darbecileri tarafından insanlık dışı bir linç kampanyasının hedefi haline getirilen Merve Kavakçı Hanımefendiye ithafen.. 

28 Şubat Darbe Döneminin Sivil Aktörleri

DYP'li Bakan Yalım Erez

Dönemin bir başka önemli siyasi aktörü DYP'li Bakan Yalım Erez'di.Yalım Erez, 28 Şubat bildirisinden sonra kurulmasına katkı verdiği hükümetin yıkılması için harekete geçmişti.Süleyman Demirel'in yönlendirmeleriyle hareket eden Yalım Erez, "Bu hükümet, ülkedeki gerginliğe çözüm getiremez.Vakit geçirmeden geniş tabanlı yeni bir hükümet kurulmalıdır" diyerek hükümetten ayrılmayı önerdi. Erez, DYP'den istifa eden ilk bakanlar arasında yer aldı. Dönemin Hak-İş Sendikası Başkanı Salim Uslu, o günlerde Yalım Erez'in nasıl bir rol oynadığını şöyle anlatır: Sendika başkanları Hilton Oteli'nin 9. katında ikna odası kurmuş, bu toplantıyı  Yalım Erez organize etmişti (Uslu,2012).

DYP'yi bölen Hüsamettin Cindoruk'un DTP'sine katılmayan Erez, yeni hükümet için çalışmalarını sürdürdü. DYP'nin parçalanmasında aktif rol alan Erez, 'Yeni hükümet tamam' şeklinde açıklamalar yaparak, hükümetin üzerindeki istifa baskılarının artmasına imkan sağladı. REFAHYOL'un istifasının ardından yine Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında kurulan hükümette, Erez, bağımsız milletvekili olmasına rağmen bakanlık koltuğunu korumaya devam etti.

 Dönemin TOBB Başkanı Fuat Miras

 Fuat Miras, sonraki yıllarda Darbecilere verdiği desteği şöyle itiraf eder: Askerlerin müdahalesine iki gün kalmıştı... Biz bütün Türkiye'de üretimi durduracaktık. Hayat felç olacak, elektrik, su kesilecekti. Hükümet mecburen çekilecekti (Miras,2001).

 Nuh Mete Yüksel

 Dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı Nuh Mete Yüksel Türkiye'nin en çok konuşulan soruşturmalarına imza attı. Merve Kavakçı'nın evine gece yarısı baskın yaptı.Merve Kavakçı o baskınları şöyle anlatıyor: Biraz sonra Nuh Mete Yüksel kapıya dayandı. Belki de en çok korktuğum gece o geceydi. Çocukları ve anneannemi bir yakınımıza gönderdim. Yanımda milletvekili olan dayım Zeki Ünal vardı.

 Savcının "Aç kapıyı yoksa kıracağım, biliyorum içeridesin." bağırtılarını duydukça korkum artıyordu.Abdullah Gül'ü arayarak, "Abi, Nuh Mete Yüksel kapıda." dedim. O da şaşkın bir ifadeyle, "Yok canım, olur mu öyle şey!" dedi. Kapıda bekleyen Nuh Mete Yüksel ile dayım Zeki Ünal arasında bir pazarlık yaşandı. Yüksel, bir saat mühlet vererek çilingir getirmek üzere ayrıldı.O gece dayımla birlikte evde kaldım ve sabaha kadar bekledik. O arada partiden ulaşabildiğim insanlara ulaştım.Bazı milletvekilleri de o gece sabaha kadar kapıda bekledi. Etten bir duvar gibi de takdire şayan bir bütünlük gördük. Evin önü bir panayır gibiydi çünkü sadece vekiller değil, terörle mücadele ekipleri, basın, satıcılar, köfteciler, dondurmacılar ve daha pek çok kişi vardı. Bir saat sonra geleceğini söyleyen Nuh Mete Yüksel de bir daha gelmedi (Kavakçı, 2012).

 Vural Savaş

 Dönemin Başsavcısı Vural Savaş, Refah ve Fazilet Partisinin  kapatılması ve postmodern darbenin hukuki altyapısını hazırlayan isimdi. Kapatma iddianamesinde ‘kan içici vampirler' sözleri hukuk skandalı olarak kayıtlara geçmişti.

 RP'ye kapatma davası açan Vural Savaş, parti kapatıldıktan sonra Demirel'in kendisine söylediklerini şöyle anlattı: RP kapatılmasaydı darbe olurdu. Sonuçtan dolayı seni kutluyorum. Savaş şöyle devam ediyor:19 Ocak 1998 tarihli not defterime şunları yazmışım: “Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel beni Köşk'e çağırdı. Sıcak bir karşılama.. ‘Refah Partisi kapatılmasaydı, askeri müdahale olabilirdi. Seni kutluyorum. Davayı sen açtın. Bu sonuçta yüzde 50'den fazla hakkın var” Dedi.

 Vural Savaş, süreçte öylesine gönüllü ve aktif olur ki, "Sansür gelsin, izinsiz telefon dinlensin, mektuplar açılsın” türünden isteklerde bulunmaktan ve bunlarla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğinden bahseder (Radikal,1999). Emin Çölaşan, İsmet Solak ve Güngör Mengi gibi birkaç istisna kalem haricinde Savaş'a destek veren çıkmaz (Ertunç,2010:498).  

Vural Savaş  darbe tezgahında üzerine düşeni yapmıştı.Erbakan'ın Vural Savaş ile ilgili kanaati ise trajikomikti.Şükrü Karaca bunu şöyle anlatır: “Hiç unutmam Hoca ‘Yahu bunu biz tayin ettik namazını falan kılıyordu niye böyle yapıyor' demişti”( Karaca,2011).

 Yalçın Küçük /Ergün Poyraz

 Bazı kişiler de Refah Partisi'nin kapatılması için gerekli bilgi toplama faaliyeti yapıyorlardı. Yalçın Küçük bunun için kitap yazarken, Ergun Poyraz da kapatılmayı sağlayacak kasetler topluyordu.Dönemin Şahitlerinden Şeref Malkoç bunu şöyle anlatır: Yalçın Küçük'ün kitabında ne yazıyorsa Refah Partisi'ni kapatma davasında iddianameye kondu. Küçük'ün Refah'la ilgili yazılarını başsavcılığın iddianamesinde gördük. Ergün Poyraz'a da Refah Partisi ile ilgili konuşma kasetlerini hazırlıyayıp Poyraz'a veriyorlar, o da getirip dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'a veriyor (Malkoç,2012).

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  766228

-