24 AĞUSTOS 2017 PERŞEMBE

322 MİLYON KİŞİ DEPRESYONDA

DSÖ'nün yayımladığı rapora göre, depresyonda olan kişi sayısı dünya genelinde 322 milyon, Türkiye'de ise 3 milyonun üzerinde. Depresyon kadınlar arasında daha yaygın. Dünyada kadınların yüzde 5,1'i, erkeklerin ise yüzde 3,6'sı depresyonda. Farklı yaş aralıklarında farklı oranlarda gözlenen depresyon, 55-74 yaş aralığındaki erkeklerin yüzde 5,5, kadınların ise 7,5'in de görülüyor.


322 MİLYON KİŞİ DEPRESYONDA

7 Nisan "Dünya Sağlık Günü"nün bu yılki teması depresyondu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), depresyonda olan kişi sayısının dünya genelinde 322 milyon, Türkiye'de ise 3 milyonun üzerinde olduğunu açıkladı. Örgütün yayımladığı rapora göre, dünyada 322 milyon kişi depresyonda. Son 10 yılda yüzde 18 artan bu sayı, dünya nüfusunun yüzde 4,4'üne tekabül ediyor.

Raporda, Türkiye nüfusunun yüzde 4,4'ü, yani 3 milyon 260 bin 677 kişinin depresyonda olduğu belirtildi. Refah düzeyi yüksek ülkelerde depresyondaki kişilerin sadece yüzde 50'sinin tedavi gördüğü, düşük refah düzeyine sahip ülkelerde ise bu oranın yüzde 10'un altında olduğu ifade edildi.

KADINLAR VE YAŞLILAR DAHA DEPRESİF

Raporda, depresyon kadınlar arasında daha yaygın, dünyada kadınların yüzde 5,1'inin, erkeklerin ise yüzde 3,6'sının depresyonda olduğu vurgulandı.

Dünyada depresyonun farklı yaş aralıklarında da farklı oranlarda gözlendiği ifade edilen raporda, 55-74 yaş aralığındaki erkeklerde depresyon oranının yüzde 5,5 iken, kadınlarda 7,5 olduğu bildirildi.

Dünyada depresyonda olan kişilerin yarısının, nüfus yoğunluğuyla bağlantılı olarak Çin ve Hindistan'ın yer aldığı Güneydoğu Asya ve Batı Pasifik bölgesinde yaşadığı belirtildi.

HER YIL 800 BİN KİŞİ İNTİHAR EDİYOR

Raporda, "Depresyon, intihara sürükleyen en büyük risk. Dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi intihar ediyor. Bu da yüzbinde 10.7 ortalamasına denk geliyor. 15-29 yaş aralığında yaşanan ölümlerin nedeni olarak intihar ikinci sırada bulunuyor. Depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunları dünya genelinde artış eğiliminde." ifadesi kullanıldı.

TÜRKİYE'DE İNTİHAR ORANI YÜZ BİNDE 12.6

DSÖ'ye göre, Türkiye'de her 100 bin kişiden 12,6'sı intihar ediyor. Bu, ülke nüfusu göz önüne alındığında Türkiye'de her yıl yaklaşık 10 bin kişinin intihar ettiğini gösteriyor.

Depresyonun, işsizlik, yoksulluk, bir yakının kaybedilmesi ve bir ilişkinin sonlandırılması, hastalık, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı gibi nedenlerle artış gösterdiği vurgulandı.

Raporda, "Ruhsal bozukluk gösteren kişi sayısı, özellikle nüfusu artış gösteren düşük gelirli ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde yükseliş gösteriyor." ifadesi yer aldı.

HER CANI SIKILAN DEPRESYONDA DEĞİL

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Temsilcisi Pavel Ursu, "depresyonda olmak" ve "canı sıkkın olmak" kavramlarının farklılığına dikkati çekti. Ursu, "Moral bozukluğuna baktığımız zaman ise öğrenciyseniz kötü bir not almak, çalıyorsanız işini kaybetmek, yağmurlu bir gün bile insanın moralinin bozulmasına neden olabilir." diye konuştu.

Klinik depresyonun etkilerinin çok daha uzun sürdüğünü ve daha büyük olduğunu anlatan Ursu, kişinin, en az iki hafta boyunca moralinin bozuk olması, çalışma ve algılama becerisini yitirmesi gibi durumlarda tedavi alması gerektiğini söyledi.

Klinik depresyonlarda iştah kayıpları, kendini değersiz ve sürekli suçlu hissetme, konsantrasyon kaybı gibi semptomların görüldüğünü bildiren Ursu, "Bu durum bireyin temel yaşamsal aktivitelerini yerine getirmesine de etki ediyor." dedi.

DÜNYADA 300 MİLYON KİŞİ DEPRESYONDA

Ursu, dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kişinin depresyonda olduğunu belirterek, "Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 4,3'üne denk geliyor. Her yıl yaklaşık 800 bin kişinin intihara teşebbüs ettiğini görüyoruz. Bu da her 4 saniye bir kişinin intihar ettiği anlamına geliyor. İntiharla depresyonun bağlantısı da çok net kanıtlanmış durumda." ifadelerini kullandı.

İLK YAPILACAK ŞEY BİRİYLE PAYLAŞMAK

Çok yaygın görülmesi ve her yaştan bireyi etkilemesine rağmen depresyona çok önem verilmediğine işaret eden Ursu, kişilerin yeterince tedavi alamadığını, böyle durumlarda depresyondaki kişinin ilk yapması gerekenin, yaşadıklarını hemen birisiyle paylaşması olduğunu dile getirdi.

Ursu, DSÖ'nün 2011'de yayımladığı rapora göre, orta gelir düzeyindeki ülkelerin sağlık harcamalarının sadece yüzde 3'ünü, düşük gelirli ülkelerin ise yüzde 1'ini ruh sağlığı hizmetlerine harcadığını anlattı.

Depresyonun halk sağlığı açısından da önemli bir konu olduğunu vurgulayan Ursu, depresyondaki kişilerin, madde kullanımı, diyabet ve kalp hastalıkları gibi hastalıklara yakalanma riskinin de yüksek olduğuna dikkati çekti.

- "Kapsamlı müdahale imkanları geliştirildi"

Sağlık Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürü Öner Güner Türkiye'de 2000-2013 arasında depresyonun yüzde 28 arttığını belirtTİ. Depresyon, önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Güner “Ülkemizde psikiyatri hizmetlerinin kapsam ve içeriğinin kalitesi yükseltilmiş, konuya ilişkin sağlık personeli ve toplumun farkındalığı artırılmış, çok sektörlü sağlık politikaları ile toplumun psikososyal gelişimleri desteklenmiştir." Güner, "Yoğun çalışma hayatı ve günlük hayatımızda artan yoğun kaygı düzeyi depresyonun başlıca sebepleri arasındadır." ifadesini kullandı.

+++++++++++++++++

İntihar İstatistikleri, 2015 (BU İSTATİSTİKLER HAZİRAN AYINDA YAYINLANIYOR. 2016 VERİLERİ HENÜZ YAYINLANMADI)


Ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2015 yılında %1,3 arttı

Ölümle sonuçlanan intihar sayısı revize edilen 2014 yılında 3 bin 169  iken 2015 yılında %1,3  artarak 3 bin 211 kişi oldu. İntihar edenlerin %72,7'sini erkekler, %27,3'ünü ise kadınlar oluşturdu.

Kaba intihar hızı değişmedi

Kaba intihar hızı yüz bin nüfus başına düşen intihar sayısını ifade etmekte olup, 2015 yılında değişmeyerek yüz binde 4,11 olarak gerçekleşti. Diğer bir ifade ile 2015 yılında her yüz bin kişiden dördü intihar etti.

Kaba intihar hızının en yüksek olduğu il yüz binde 9,17 ile Kars oldu

Kaba intihar hızının 2015 yılında en yüksek olduğu il yüz binde 9,17 ile Kars oldu. Bu ili yüz binde 8 ile Ardahan ve yüz binde 7,05 ile Karaman izledi. Kaba intihar hızının en düşük olduğu il ise yüz binde 1,10 ile Çankırı oldu. Bu ili yüz binde 1,21 ile Rize ve yüz binde 1,54 ile Kilis izledi.

İntihar eden kadınların %18'ini 15-19 yaş grubundakiler oluşturdu

İntihar eden kişiler yaş grubuna göre incelendiğinde, 2015 yılında intihar edenlerin %34,3'ünü 15-29 yaş grubundakiler oluşturdu. İntihar eden kişiler cinsiyete göre incelendiğinde, intihar eden kadınlarda en yüksek oran %18 ile 15-19 yaş grubunda bulunurken, erkeklerde ise bu oranın en yüksek %12,8 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. İntihar eden erkeklerin %33,3'ünün, kadınların ise %46'sının 30 yaşından küçük olduğu görüldü.

İntihar eden kişilerin %23,7'si ilkokul mezunuydu

İntihar eden kişilerin 2014 yılında %22,2'si ilkokul mezunu iken 2015 yılında bu oran %23,7 oldu. İlkokul mezunlarını %21,4 ile ilköğretim, %20,9 ile lise ve dengi okul, %11,7 ile yüksek öğretim mezunları izledi.

İntihar eden kişilerin %50,5'i evliydi

İntihar eden kişiler medeni duruma göre incelendiğinde, 2015 yılında intihar edenlerin %50,5'ini evli, %37,7'sini hiç evlenmemiş, %7,2'sini boşanmış, %4,6'sını ise eşi ölmüş olanlar oluşturdu.

Cinsiyete göre medeni durum incelendiğinde, 2015 yılında intihar eden erkeklerin %54'ünün evli, %36,4'ünün hiç evlenmemiş, intihar eden kadınların ise %41,1'inin evli, %41'inin hiç evlenmemiş olduğu görüldü.

Yorum Yaz

  604682