15 ARALIK 2019 PAZAR

Hasret Yıldırım

ADANA'DA NELER OLUYOR?

Hasret Yıldırım

AK Parti referandumda Adana ve Denizli'de çökmüştü. Buna rağmen, bu iki ilde il başkanlıklarında değişiklik yapılmadı. Adeta başarısızlık ödüllendirildi. Bu anlamsız ısrar devam ederse, AK Parti söz konusu iki ilde 2019 seçimlerinde şok yaşacak… Düğmeye basmak için ne bekleniyor? Yen'i 15 Temmuzlar mı?

Cumartesi günü birçok şehirde olduğu gibi, Adana'da da Ak Parti kongreleri vardı. Yüreğir kazasında yaşananlar, hususiyetle hükümet karşıtı masonik medyanın ilgi odağı oldu. Neticede, 15 yılı dolduran Ak Parti tarihinde bir ilk yaşandı ve mevzu gâyet “antidemokratik” idi…

Adanalılar: FETÖ'cü Başkan İstemiyoruz!

FetocuBaskanistemiyoruzADANA

Kongrede 400 delegeden 281'inin imzasıyla aday gösterilen Mustafa Çiçek'in listesi, İl Başkanı Fikret Yeni'ye yakınlığı ile bilinen ve Genel Merkez'in desteklediği aday olduğu öne sürülen Ahmet Çözer'e karşı, Kongre Divanı tarafından kabul edilmedi. Adana'da, kongre divanının kanunlara mugâyir tavrı, Yüksek Seçim Kurulu vazifelisinin gözleri önünde yaşanırken; Genel Merkez'in desteklediği söylenen ve ismi FETÖ ile yâd edilen AK Parti Adana İl Başkanı Fikret Yeni'ye yakınlığı ile bilinen mevcut İlçe Başkanı Ahmet Çözer, kongreye tek isim olarak girdi. Çözer'in, FETÖ'ye müzevir NİZAMDER Derneği üyesi olduğu biliniyor. Kongre delegeleri, Kongre Divan Başkanlığı'nın 281 delegenin imzasıyla aday gösterilen Mustafa Çiçek'in listesini kabul etmemesini “FETÖ'CÜ BAŞKAN İSTEMİYORUZ” sloganlarıyla protesto ettiler.

AK Parti Adana İl Başkanı Fikret Yeni'yi Kim Durduracak?

AhmetCozerADANA

Ayrıca Adana'da 4 yıl AK Parti İl Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Avukat Berzan Toprak ise, kongre salonuna seslenerek şunları söyledi: “Tek listeyle seçime sokulan Ahmet Çözer, FETÖ'cü Nizamder'in kurucuları arasında yer almaktadır. Avukat Serkan Ulufer ve Avukat Ayhan Gül, FETÖ'nün Derneğine üye olduklarından dolayı geçen hafta 11. Ağır Cezada dokuzar yıl hapis cezası aldılar. O FETÖ'cüler gibi Bank Asya'nın 7 yıl avukatlığını yapmış, FETÖ'den yargılanan işadamlarının avukatlığını yapan İl Başkanı Fikret Yeni ve Avukat Ahmet Çözer'in de yargılanması gerekirdi. Listesi, Kongre Divan Başkanlığı tarafından kabul edilmeyen Mustafa Çiçek'in önünün kesilme sebebi; yıllarca FETÖ'ye ait şirketler ve Bank Asya'nın avukatlığını yapan AK Parti'nin mevcut Adana İl Başkanı Fikret Yeni'nin önünü açmaya yöneliktir.”

Ve mevzuun belki de en dikkat çekici iddialarından biri de, bu menfi hadiselerin ardında, bir bakanın isminin yer almasıdır. Eğer bu iddia hakikât ise “yandı gülüm keten helva!” FETÖ ile mücadele, bu şartlarda mı yapılacak? Samimiyet nerede? Hususiyetle 15 Temmuz Şehitlerinin hesabı bu şekilde mi sorulacak? Yeni 15 Temmuzlar yaşansın diye, Fikret Yeni'lerin önü mü açılıyor? Yoksa FETÖ ile mücadele adı altında, FETÖ'ye karşı duran insanlarla mı mücadele ediliyor?

Adana'daki FETÖ Mensubu Gazeteciler Davası

Adana'da, FETÖ ile mücadeleyi (???) gözler önüne serecek ciddi bir mevzu da evvelki hafta yaşandı. 15 Temmuz sonrası yayınlanan KHK'ler ile Adana'daki mahalli gazeteleri kapatılan ve FETÖ üyesi olmakla suçlanan 4 maznun (sanık), 7 yıl 6 ay ile 9 yıl arasında değişen hapis cezalarına mahkûm edildi. Aynı davada adı geçen ve tutuksuz yargılanan; TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya, Adana Haber Gazetesi Sahibi Rifat Söylemez, Ekspres Gazetesi Sahibi Hakan Bülent Yardımcı, Adana Medya Gazetesi Sahibi Taner Talaş, Gazeteci Ali Pekmezci, Abdurrahim Haklıkul ile Osman Palamut ise beraat etti.

Adana Ekspres Gazetesi Sahibi Hakan Bülent Yardımcı, Neden Serbest Bırakıldı?

Beraat eden yedi gazeteciden altısını bir kenara bırakalım, tüm Adana'da FETÖ ile irtibatı bilinen ve 15 Temmuz sonrası gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan, Ekspres Gazetesi Sahibi Hakan Bülent Yardımcı'nın beraat etmesi kafaları karıştırdı. Şahsın vaziyetini gözler önüne serecek şu haber dahi, mevzuun hülâsası olur zannediyorum… (Ve bu haber de, devede kulak!)

Yardımcı, FETÖ İçin Erdoğan'a Kafa Tuttu!

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a kafa tutarak alay eden Ekspres Gazetesi sahibi Hakan Bülent Yardımcı, FETÖ'ye ait Kimse Yok mu Derneği'nin tüm faaliyetlerine katıldığı; resimlerle ve açıklamalarıyla belgelenmesine rağmen, FETÖ Operasyonunda gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Zamanında utanmadan, Başbakan'ın Hizmet Hareketi'ne ilişkin ‘paralel devlet' ithamını son derece yakışıksız bulduğunu söyleyen Yardımcı, açıklamasında şunları söyledi:

Son yapılan Haşhaşiler yakıştırmasını şiddetle eleştiren Yardımcı, “Eğer Haşhaşilik böyle bir şeyse, ben sırf (Başbakanı) protesto etmek için Haşhaşiler Derneği'ni kurup, başkanlığını üstleneceğim. Bundan daha ağır bir şey olabilir mi? Hangi birimiz Hasan Sabbah'ın yaptığı eziyetleri benimseyen insanlarız? Hiç yakışık bir şey değil. Hizmet grubu 11 yıldır hükümetle birlikte. Son 6 ayda mı Haşhaşi oldu.” dedi.

Hükümete destek veren Hizmetin kendileriyle en ufak bir tartışmalarının olmadığını vurgulayan Yardımcı, “ŞİMDİ (BAŞBAKAN) ÇIKMIŞ ‘PARALEL DEVLET' DİYORSA, BİRİLERİ ÇIKIP ONA ‘SEN DE DİKEY DEVLET MİSİN?' der.” ifadelerini kullandı. Yapılanları takdir etmemenin mümkün olmadığını kaydeden Yardımcı, geçtiğimiz kurban bayramında Kimse Yok mu Derneği ile birlikte Senegal'e gittiğini hatırlattı. Yardımcı, Hizmet Hareketi'nin Afrika'da destan yazdığını dile getirdi. Vatandaşlarının büyük bir kısmının caddelerde dilencilik yaptığı Senegal'de, Türkiye'deki hayırsever işadamları tarafından açılan kuyulardan insanların su içtiğini anlatan Yardımcı, şöyle devam etti: “Türklerin açtığı okulu gezdim. Orada üniversite kuruluyor. Kötü yapıldığını gördüğüm bir şey olsaydı, (ben gazeteciyim) yüksek sesle söylerdim. Üstelik orada o kadar çok tanınmışlığımız var ki; Türk bayrağı dalgalanıyor. Atatürk'ün posteri okulda müdürün tepesinde asılı. Türkiye'nin bir kenti gibi orada hizmet veriliyor. İşi düşenlerin büyükelçiden ziyade o okullara gittiğine inanıyorum. Yaptığınız hizmet fevkalade takdir ediliyor. Çünkü hizmet grubunun yaptığı işler Allah katında da insanlık âleminde de çok kutsal şeylerdir. Bütün bu fikirlerimi bir sosyal demokrat olarak söylüyorum.” [Adana Lider Gazetesi 18.08.2016]

Gazeteci Ömer Turan'dan “İstikbâle İkâz” Mahiyetinde Paylaşımlar

Mevzuun bir de siyasi tarafından bakıldığında, istikbalde olacaklarla alâkalı, “görünen köy, kılavuz istemez” kabilinden, gazeteci Ömer Turan'ın sesine kulak verilmeli derim. “AK Parti referandumda Adana ve Denizli'de çökmüştü. Buna rağmen, bu iki ilde il başkanlıklarında değişiklik yapılmadı. Adeta başarısızlık ödüllendirildi. Bu anlamsız ısrar devam ederse, AK Parti söz konusu iki ilde 2019 seçimlerinde şok yaşar. Koskoca iki ilde başka isim kalmadı mı?

OmerTuran

Ömer Turan'ın twitter hesabından, tüm Vatanseverlere seslendiği seri paylaşımlarındaki ikâzları da yabana atılmamalı… Yaşanan ve yaşanabilecek tüm menfi hadiseleri tahlil eden bu tespitler, muhakkak kulaklara küpe olmalı…

“AK Partideki AKP'lilerin Erdoğan'a verdiği zararlar şimdiye kadar telafisi mümkün olan zararlardı. Nitekim o zararlar bir şekilde telafi edildi. Ama artık yeni zararların telafisi mümkün değil. Dolayısıyla tüm vatanseverler Erdoğan'ı AK Partideki AKP'lilerden korumalıdır.

15 yıldır iktidarda olan AK Parti doğal olarak yıprandı. AK Parti'ye sızan Fetö bu yıpranmayı daha da derinleştirdi. Erdoğan ise AK Parti'nin aksine her geçen sene toplum nezdinde daha da güçlendi; ülkenin ulusal lideri oldu, devleşti, efsane haline geldi. Bir tarafta devleşen, ulusal lider haline gelen Erdoğan, diğer tarafta her geçen gün yıpranan, kendi tabanının bile eleştirdiği AK parti. Erdoğan kendinden fedakârlık yaparak AK Parti'yi yaşattı, yaşatıyor. Son 7 senedir, AK Parti Erdoğan'ı değil Erdoğan AK Parti'yi taşıyor.

AK Parti ve içindeki AKP'liler müsrif, mirasyedi genç gibi şimdiye kadar Erdoğan'ın siyasi serveti sayesinde hüküm sürdüler. Hem Erdoğan sayesinde krallar gibi hüküm sürdüler, hem de her fırsatta Erdoğan'a ihanet ettiler. Kendilerini eleştirenleri ise fitneci diyerek susturdular. Bu zararların telafisi mümkün olduğu için ve şartlar öyle gerektiği için AK Parti tabanı, şimdiye kadar AK Parti içindeki AKP'lilerin şımarıklarını görmezden geldi. Ama artık durum değişti. Taban, AK Partideki AKP'lilerin Erdoğan'ın mirasını talan etmesine müsaade etmeyecek.

AK Parti'nin hatalarını şimdiye kadar Erdoğan sevgisi ile kapattık. AK Parti'nin hataları artık kapatılamayacak kadar büyüdü ve Erdoğan'a telafisi imkânsız zararlar veriyor. Birileri, AK Partiyi kurtarmak için Erdoğan'ı hebaya hazır. AK Parti tabanı buna asla müsaade etmeyecek.

Hiç kimse kusura bakmasın, AK Parti'yi kurtarmak için Erdoğan'ı heba edemeyiz. Yeni bir parti kurmak bir haftalık iş, ama tarihi bir lider üç asırda bir geliyor. Bir haftalık iş için üç asırda bir gelen nimeti heba edemeyiz. Erdoğan ümmet ve milletin iki asırdır beklediği lider. AK Parti tabanı Ak Partiyi değil, Erdoğan'ı ölümüne desteklemeye devam edecek. AK Parti tabanı aynı zamanda Erdoğan'ın yanında dimdik duran Bahçeli ve MHP'ye de çok sıcak bakıyor. AK Partililer Bahçeli'nin son dönemdeki efsanevi duruşunu karşılıksız bırakmayacaktır.

AK Parti içindeki AKP'liler bizim yumuşak karnımızı yani Erdoğan'a olan aşırı sevgimizi çok iyi kullandılar. Erdoğan'ın hatırına AK Parti içindeki AKP'lilerin şımarıklarını görmezden geldik. Baldıran zehiri içtik bal dedik. Çünkü şartlar öyle gerektiriyordu. Ama artık durum farklı. Erdoğan'a zarar vermeden AK Parti içindeki AKP'lileri cezalandırabileceğimiz yeni bir siyasi sisteme sahibiz. Artık baldıran zehiri içip Bal içtik demek zorunda değiliz. Ölümüne Erdoğan'a sahip çıkacağız ama AK Parti içindeki AKP'lilere de ders vereceğiz.

AK Parti içindeki AKP'liler partide çok güçlü. Erdoğan'a rağmen ama Erdoğan adına partiyi yeniden dizayn ediyorlar. Genel merkez ve teşkilatlarda ki yeni yapılanma büyük ölçüde Erdoğan karşıtı ve Gül Davutoğlu Atalay troykası yanlısı. Maalesef kongrelerde de bu troyka etkin.

Kongreler böyle giderse ki, böyle gideceğe benziyor; o zaman bu Millet de 2019'da başkanlık seçiminin ilk turunda %55 ile Erdoğan'ı Başkan seçer. Parlamento seçiminde, AK Partiyi de yüzde 30'un altına indirir. Erdoğan'ı zirveye taşır, AKP'yi ise sandığa gömer. Durum bu…”

Deli Gömleği Gibi Giydirilen Korku Gömleğini Yırtıp Atmak Zorundayız!

Bizim tek derdimiz Allah-Vatan-Millet… Şucu, bucu değiliz… Hele “partici” hiç değiliz… Fikriyatımız parti ve patırtılar üstü bir görüştür… Eğer dava yolunda önümüze çıkan engelleri, samimiyet içerisinde bir tutum ile yok edemezsek; hem davamız, hem de davaya ciddi manada gönül vermiş gönüldaşlarımız zarar görecek! Biz insanların karşısına hangi duruşla çıkacağız? İnsanlar bize, “siz davanızda ve siyasi duruşunuzda samimi olsaydınız, hususiyetle FETÖ mevzuunda; “evirip çevirmeden, adam kayırmadan, makamına mevkiine bakmadan hareket ederdiniz” dediğinde, ne cevap vereceğiz?

Cevabı olan veya olmayan bu suallerin muhatapları tarafından, hakiki manada kıymetlerimiz uğrunda feda olabilecek bazı şahıslara; bu Vatan hainleri hakkında “arkası sağlam, tehlikeli, susturulursun” vs. ile uyuşturulup afyon verilmiştir. Bazı şahsiyetler de, maddi ve fikri imkânları ile canını ve malını hiçe sayarak ortaya bir şeyler koymaya çalışmıştır ve çalışmaktadır.

Sırat-ı müstakim üzere, dünya ile ahiret hayatını gözetmek, zaruri ve elzemdir. Cemiyetler muhtevasıyla bu fikriyatı hayatlarına inşaa etmelidir. Bu inşaa yolunda “En kötü devlet, devletsizlikten daha evlâdır” kavlince, devlet çatısı altında hakiki vatanperverlerin de taşın altına ellerini koymaları icap eder! Bize deli gömleği gibi giydirilen korku gömleğini yırtıp atmak için daha ne bekliyoruz?

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  999439

-