4 AĞUSTOS 2020 SALI

Özkan Sapsağlam

AİLESİ YIKILINCA BİR MİLLET

Özkan Sapsağlam

Daha büyük bir musibet aramasın, ailesi yıkılmış bir millet. Bundan daha çetin bir felaket beklemesin, ocakları sönmüş bir cemiyet. Bugün tüm silahlarıyla ailemizi parçalamak, ocağımızı söndürmek için uğraşanların tek bir gayesi var ki, bu milletin inancını ve ideallerini öğrendiği ocağını elinden almak ve bu kutlu ocağı söndürmektir.

Ailesi yıkılınca bir millet, kendi öz evlatlarını garbın kirli ideolojilerine, onun ahlaksız yaşam biçimine ve kirli emellerine kendi elleriyle teslim eder. Gözünden esirgediği, bin bir meşakkatle büyüttüğü ciğer pareleri kendilerine diken düşmanına gül oluverir. Atasından, töresinden, inancından ve değerlerinden uzaklaşıverir. Ruhunu ve kalbini besleyen duygu bağı kopar gider.

Ailesi yıkılınca bir millet, birbirine karşı muhabbet bağını kaybeder. Bu öyle bir bağdır ki insanın saadeti için olmazsa olmazdır. Bakınız batı toplumları bireycilik belasının yol açtığı intiharlarla, toplu katliamlarla tükenip gidiyor. Aile, konuşma, paylaşma, korunma ve güven duyma fırsatı verir tüm fertlerine. Modern toplumlardaki yalnızlık en belalı hastalıklardan biri değil mi?

Ailesi yıkılınca bir milletin, kültürü ve medeniyeti de yıkılır. Çünkü aile, milletin kültürünün ve değerlerinin milletin evlatlarına aktarıldığı ve öğretildiği yerdir. Yani aile bir medeniyet mektebidir. Kültürün ve medeniyetin çocuklara ve gençlere öğretilmesi ise milletlerin yaşaması ve özgür kalması demektir. Kendi kültür ve medeniyetini duymayan çocukların yüreği başka kültürlerin esareti altına girer.

Ailesi yıkılınca bir millet, hazan mevsiminde rüzgârın savurduğu yapraklar misali savrulur. Onun ve fertlerinin kaderi artık rüzgârın elindedir. Rüzgâr ne tarafa eserse yapraklarda o tarafa gitmek mecburiyetindedir. Aile, bizi besleyen kaynaktır. Aile bir olmanın, birlik olmanın, bir ideal, bir amaç, bir inanç taşımanın öğrenildiği ve öğretildiği yerdir.

Ailesi yıkılmış bir milletin çocukları, ecdadından getirdiği üstün yeteneklerini ve ideallerini yaşama ve yaşatma kabiliyetini kaybeder. Zira bozucu ve çürütücü modern dünya sahnesinde aile dışında çocuğa, taşıdığı ulvi ruhun ve mirasın değerini anlatacak başka bir kurum kalmamıştır. Okul derseniz, o çocukların kalbinden ziyade aklıyla meşgul. Bugün ki okulun bizzat kendisi, öz medeniyetine ve tarihine hor gözle bakmaktadır, kendi öz medeniyetine el olmuştur.

Ailesi yıkılınca bir milletin, masum yavruları da yıkılır, yok olur gider. Bunun kanıtlarını görmek isterseniz suça bulaşan, madde kullanan, intihar eden çocukların sayısındaki artışa bakmanız yeterli olur. Hayatının en güzel çağında daha ilk baharında solup gidiyor çiçeklerimiz, yavrularımız, ciğerparelerimiz. Yaşama, umuda, ideallerine ve Rabbine bağlı olması gereken çocuklar, maddenin ve hazların kölesi oluyor.

Ailesi yıkılmış, en önemli kurumu elinden alınmış bir milletin başkaca düşmana ihtiyacı bulunmamaktadır. Zira bozulma da düzelme de aileden başlar. Cemiyeti yapan da onu yıkanda ailedir. Derelerin, çayların, nehirlerin denizi beslediği gibi aile de toplumu ve milleti besler. Her fert aileden aldığı değer, terbiye ve ahlakla dahil olur milletine ve cemiyetine.   

Ailesi çürümüş bir milletin büyük ideallere, büyük hedeflere sahip olması beklenemez. Çağlar açıp çağlar kapatmış, adaletiyle yüzlerce yıl cihana hükmetmiş şanlı ecdadımızı yetiştiren, onlara büyük idealler aşılayan, iman cevherini ve yüksek ahlak değerlerini veren ata ocakları, aileleriydi.

Milli şairimiz Mehmet Akif'in dediği gibi “Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak” sönmeden umudumuz bakidir. Lakin bugün ailemiz büyük tehdit ve tehlike altındadır. Her türlü hile ve desise ile bu hayati kurum değersizleştirilmek ve yıkılmak istenmektedir. Zira düşmanlarımız çok iyi bilmektedirler ki aile yıkılırsa diğer yıkılışlar peşinden gelir.

Vesselam…

 

 

 

 

ÖZKAN SAPSAĞLAM - TERCÜMEİHÂL

ÖZKAN SAPSAĞLAM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  716495

-