23 EYLÜL 2019 PAZARTESİ

ALMAN HALKI MÜLTECİLERİ İSTEMİYOR

Ocak-Eylül ayları arasında 577 bin mültecinin giriş yaptığı Almanya’da halkın çoğunluğu mültecileri istemiyor.


ALMAN HALKI MÜLTECİLERİ İSTEMİYOR

Ülkesinin kapılarını mültecilere açarak uluslararası alanda puan toplayan Başbakan Angela Merkel, son günlerde iç kamuoyunda artan tepkiler ve partisinden yükselen muhalif sesler nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Ocak-Eylül ayları arasında 577 bin mültecinin giriş yaptığı Almanya'da bu sayının yıl sonuna kadar 1 milyona ulaşması bekleniyor.

Eylül ayında Almanların yalnızca yüzde 38'i mülteci akınından endişelendiğini söylerken, ekim başında yapılan anketlerde bu oran yüzde 51'e yükseldi. Polis kayıtlarına göre mülteci yurtlarına karşı düzenlenen saldırılar 490'u aştı. Kamuoyu, rekor sayıdaki mültecinin Almanya'ya 10 milyar avroluk mali yük getireceği haberlerinin de etkisiyle hükümetin politikasını sorgulamaya başladı.

Merkel'e destek azalıyor

Alman devlet televizyonu ARD'nin 1 Ekim'de açıkladığı ankete göre, Başbakan Merkel'in kamuoyu desteği son bir ayda 9 puan düşerek yüzde 54'e geriledi. Merkel başkanlığındaki Hristiyan Birlik Partileri'nin (CDU/CSU) oy oranı da 2 puan gerileyerek, yüzde 40'a düşmüş durumda. Merkel için asıl kaygılara yol açan gelişme ise göçmen karşıtı olan popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin son haftalarda desteğini iki puan artırarak, seçim barajını geçebileceği yüzde 6 seviyesine ulaşması oldu. Merkel'in krizden çıkış umudu ise AB'deki ortaklarını ikna etmek ve Türkiye'nin işbirliğini kazanabilmek.

Merkel'in çözüm planı ne?

Almanya'nın son 50 yılın en büyük mülteci akınıyla karşı karşıya kalmasının gerisinde, AB'nin mülteciler ve sınır güvenliğine ilişkin düzenlemelerinin fiilen işlemez hale gelmesi yatıyor.
İtalya ve Yunanistan'da sığınmacılar için kamplar açılmasını isteyen Almanya'nın planı, iltica taleplerinin bu kamplarda değerlendirilmesi ve başvuruları kabul edilenlerin, belirlenecek kotalar ışığında AB ülkeleri arasında adil bir şekilde dağıtılması.

Sınırların açılması istisna

Merkel hükümeti, geçen ay Macaristan ve Avusturya'ya ulaşan mültecilerin Almanya'ya seyahat edebilmelerine yeşil ışık yakarken, bunun istisnai bir durum olduğunun da altını çizmişti. AB düzenlemeleri uyarınca Almanya'nın ülkeye gelen sığınmacıları, AB'ye ilk giriş yaptıkları ülkeye geri göndermesi gerekiyor. Ancak Merkel hükümeti, AB'nin Dublin kurallarının uygulanamaz hale geldiğini belirterek, mülteclerin içinde bulundukları zor şartlar nedeniyle onları Almanya'ya alacaklarını ve iltica başvurularını Almanya'da değerlendireceklerini bildirmişti.

23-24 Eylül tarihlerinde Brüksel'de toplanan gayrı-resmi AB liderler zirvesinde, mülteci krizinde diğer AB ülkelerinin de sorumluluk almasını sağlayacak ilk kararların alınmasını sağladı. AB liderleri mültecilerin AB ülkeleri arasında paylaşılması konusunda anlaştı. Liderler, sorunun çözümünde Türkiye ile yakın işbirliği yapılması için de AB Komisyonu'nu görevlendirdi.

AB Komisyonu tarafından Türkiye ile işbirliği konusunda hazırlanan eylem planı taslağı, Suriyeli mülteciler için 1 milyar avroya yakın mali yardım yapılmasını, içeriyor. Taslak henüz müzakere düzeyinde.

Ekonomik amaçlı gelenler gönderilecek

Merkel hükümeti, Almanya Anayasasının ve Cenevre Sözleşmesi'nin de gereği olarak savaşlardan ve siyasi baskılardan kaçanları ülkeye kabul ederken, ekonomik amaçlı olarak gelenlere karşı çok daha sert bir tavır alıyor.
Hükümetin kabul ettiği ve gelecek ay yasalaşması beklenen değişiklikler, Balkan ülkelerinin “güvenli ülke” statüsüne alınmasını, buralardan gelen mültecilerin iltica başvurularının hızlı bir şekilde değerlendirilmesini ve reddedilenlerin derhal sınır dışı edilmesini öngörüyor.
Bu değişiklikler yüz binden fazla sığınmacının ülkelerine geri gönderilmesi anlamına gelecek.

Yorum Yaz

  954310

-