9 AĞUSTOS 2020 PAZAR

Ahmet Doğan İlbey

ANITKABİR’DE ÎMAN TAZELENİR Mİ?

Ahmet Doğan İlbey

Anıtkabir'i ziyaret eden birisine “Niçin buradasınız?” sorulduğunda “Îmanımızı tazelemek için buradayız, îmanımı tazeledim… Bozuk kantarınızla îmanımızı tartmaya kalkmayın” diye cevap verirse ne düşünürsünüz?

Böylesine “patolojik”  bir vak'a karşısında “Anıtkabir'de îman tazelenir mi? Anıtkabir îman tartan bir kantar mıdır? Allah'tan başka ilâha mı îman ediyorsunuz?” sualini sormak aklınıza gelmez mi?

Böyle bir sual karşısında “Lâ ilâhe illallah” demediyse onun hakkındaki kanaatiniz herhalde iyi olmaz. Böyle bir kişinin 1930'larda ortaya çıkan Kamâlizm dinine mensup olduğuna kanaat getirmez misiniz?

Anıtkabir'de Kamâlist Cumhuriyete mi îman tazeliyorsunuz sualine de “Kâbe Arab'ın olsun, Anıtkabir bize yeter” diye cevap verirse normal mi karşılarsınız, yoksa şaşırır mısınız? Sonra dayanamayıp, böyle bir ebleh kişiyi, azılı Kemalist Şeref Aykut'un “Kamâlizm” kitabındaki “Kamâlizm bütün dinlerin üstünde bir yaşamak dinidir!” sözüne mi kandın diye azarlamaz mısınız?

Bu zihniyetin akl-ı meaş'ına göre îman tazeleme mekânları çeşitlidir: Müslümanlar Kâbe'de, Yahudiler Ağlama Duvarı'nda, Hristiyanlar Meryem Ana'da, Budistler Buda Heykelleri önünde, Kamâlistler ise Anıtkabir'de îman tazelerler.

Oysa dîn-i İslâm'da hâşâ Allah'ın dininden gayrısına îman edilmez. Îman,  Allah'ın varlığını ve birliğini, Peygamber Efendimiz'in vahiy yoluyla tebliğ ettiği kesin hüküm ve bilgileri kalp ile tasdik etmek, tereddütsüz kabullenip teslim olmaktır. Öyleyse “Anıtkabir'de îman tazeledim” diyen kişiye “Sen Kamâlizm dininden misin?” diye sormak vicdan hürriyetine ve kişi haklarına aykırı olmasa gerek. 

Îman etmek ne demek? Anıtkabir'de medfun olan devlet adamına îman edilir mi? Bu fiili ile îman ettiği zâtı bir dinin ilâhı olarak vasfetmiş olmuyor mu? Bir insanı “tanrı” ilân etmek, onun kişiliğine hakaret değil midir?   

 

“Anıtkabir îmanı” sahiplerini iflah etmez

İslâm mânasına gelen millî kelimesini haiz millet Anıtkabir'de îman tazeleyenlere, “Anıtkabir'de îmanımı tazeledim de geldim” diyenlere iyi gözle bakar mı? Asla! Türk milletinin bin yıllık hüviyet ve amentüsüne şirk koşan, bâtıl amentü edinen Kamâlizm dinine mensup anıtkabir proleteryasının ayinleri darülislâm olan Türk ülkesinin millî ruhunu kezzap gibi yakıyor.

Anıtkabir'de îman tazeleyenlerin duaları (onlar yakarı diyorlar) 1930'lu yılların Kamâlizm dininden neşet etmektedir. Bâtıl duaları şöyle başlar: Anıtkabir'den başka din istemeyiz öyle “Arap Muhammedin” felsefesinden, bize yeni bir din yarattın bu mozolede çağdaş ve laik nefesinden!

Teklifimiz şudur: Kamâlizm dinine îman etmek, anıtkabir'de îman tazelemek sahiplerini iflah etmez. Kurtuluşları Hakk'a tapan Türk milletinden özür ve af dilemektir.

AHMET DOĞAN İLBEY - TERCÜMEİHÂL

1954 Yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Bir kamu kurumundan emekli. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir ve bu teşkilâtın Kahramanmaraş şubesinin kuruluşunda yer aldı. Yazı hayatı 1980’li yıllarda Yeni Düşünce, Dolunay olmak üzere birçok kültür, edebiyat ve fikir dergilerinde başladı. 1990 yıllarda Gündüz Gazetesi’nde, 2010 yılından itibaren Habervaktim.com ve Türkiye Yazarlar Birliği Web sitesinde günlük yazılar yazdı. Bâzı yazılarında “Ali İlbey” müstearını kullandı. Yayınlanan ilk kitabı “Bir Hüzünkârın Tahrir Defteri.” Yayınlanmış diğer kitapları: Bir Hüzünkârın Ömür Defteri, Dil Kapısında Yazılanlar, Millet Üstüne Düşünceler, Aldatan Cumhuriyet, Kemalist Cumhuriyetin Zulümleri, Cumhuriyetin Karanlık Yılları, Müslüman Doğu’nun Derûnu. İrtibat: [email protected]

AHMET DOĞAN İLBEY DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  997531

-