31 MAYIS 2020 PAZAR

Hüseyin Yağmur

APTAL BEYAZ ADAMLAR: BİZE YAPTIRIM UYGULAYACAKLARMIŞ

Hüseyin Yağmur

                                   Hayatın bazı değişmez kuralları var. Bir şımarık kişiye ne kadar çok değer verirseniz  daha çok çok şımartırsınız. Bir zalimin zulmüne destek verirseniz yahut görmezden gelirseniz onun zulmünü daha çok artırırsınız.

Biz nedense bu Amerikalılara gereğinden çok ilgi gösteriyor ve onları şımartıyoruz. Halbuki onlara ne kadar değer verilmesi gerektiğini kendisi de bir Amerikalı olan Michael Moore bundan yaklaşık 20 kadar önce yazmıştı.

Ben şimdi Amerikalılarla ilgili ne söylesem yalan olur. Ben aradan çekileyim de sözü Michael Moore söylesin:

(…) Öyleyse, Pennsylvania Caddesi 1600 numarayı işgal eden adam kim? Söyleyeyim kim olduğunu: George W. Bush. Birleşik Devletler "Başkanı". Baş Hırsız!Eskiden politikacılar hırsızlık yapmak için göreve gelmeyi beklerlerdi. Bu ise zaten hırsız olarak geldi. Bush hazine arazisi gaspçısı ve Oval Ofis işgalcisidir. (Shf. 2)

 

(…) Ürettiğimiz mallar, verdiğimiz hizmetler sadece, Amerika Şirketi'ndeki (bu ülkede uzun bir süredir at koşturmasına izin verilen otonom bir kast) cunta ve adamlarının daha zengin olmasını sağlamaktan başka bir işe yaramıyor. Neden onların darbesinin masraflarını karşılamak üzere vergi ödeyeceğiz? (Shf. 3)

 

20 Ocak 2001'de George W. Bush, cuntası ile birlikte Kapitol'ün merdivenlerinde, Yüksek Mahkeme Başkanı hakim Rehnquist'in önündeydi, başkanları görevi devralma törenlerindeki yemini tekrarladı.Halk yüksek sesle bağırdı: ÇOK YAŞA HIRSIZ! Gizli Servis elemanları ile danışmanlar birbirlerine sokulup ne yapacaklarını düşündüler. Eğer Bush arabadan inseydi millet bağırıp yumurta atardı. Limuzin orada beş dakika bekledi, yağmur yağmaya devam ediyordu, insanlardan da domates ve yumurta yağmaya başladı. Protestocular Bush'un arabadan inmesi, kendileriyle yüz yüze gelmesi için bağırdılar. (Shf. 14)

 

Beyaz ırkın marifetleri. Durun anlatayım, biz eskiden çok salaktık. Geri zekâlı insanlar gibi, ırkçılığımızı alnımıza, kolumuza yazdık. Apaçık ortada işler yaptık. Meselâ, tuvalet kapılarına SADECE BEYAZLAR GİREBİLİR yazılı levhalar astık. Çeşmelerin üzerine SİYAHLARA MAHSUSTUR yazdık. Zencileri zorla otobüslerin arka tarafında oturttuk. Bizim okullarımıza gitmelerine, bizim mahallelerde yaşamalarına engel olduk. En berbat işler onlara verildi. ((İlânlarda SADECE SİYAHÎLER için yazan işler). Ve eğer beyaz değilsen saatlik ücretinin daha düşük olacağını beyan ettik. (Shf. 63)

 

44 milyon Amerikalı dördüncü sınıf seviyesinden daha iyi okuyup yazamamaktadır. Başka bir deyişle, cahildir. Böylece biz vasat bir Amerikalı'nın yılda okumak için harcadığı 99 saatin bir parçasını harcamış olduk. Okuma ile geçen 99 saatin karşısında 1,460 saat televizyon seyrederek geçmektedir.

 

44 milyonunun okuyamadığı, kalanlardan bir 200 milyonun da okuyabildiği, fakat genellikle okumadığı bir ülkede yaşıyorsanız, dostlarım, siz ve ben ürkütücü bir diyardayız demektir. Cahil öğrenci üretmekle kalmayıp sonra da ONLAR CAHİL VE APTAL KALSIN diye gayret eden bir millet dünyayı idare edecek bir millet değildir. (Shf. 84)

 

 

Milyarder sayısında bir numarayız.

Askerî harcamalarda bir numarayız.

Ateşli silahların sebep olduğu ölümlerde bir numarayız.

Sığır eti üretiminde bir numarayız.

Kişi başına enerji kullanımında bir numarayız.

Atmosfere karbondioksit yaymada (Avustralya, Brezilya, Kanada, Fransa, Hindistan, Endonezya, Almanya, İtalya, Meksika, İngiltere'nin hepsinin toplamından daha fazla) bir numarayız.

Her kişi başına olarak, hem toplam olarak çöp üretmede (Kişi başına yılda 720 kilo) bir numarayız.

Tehlikeli ve zehirli atıklar üretmede (En yakın rakibimiz Almanya'dan yirmi kere fazla) bir numarayız.

Petrol tüketiminde bir numarayız.

Doğal gaz tüketiminde bir numarayız.

Ülke içinde üretilen malın değerine oranla en az vergi toplamada bir numarayız.

Yine ülke içinde üretilen malın değerine bakarak federal ve eyalet idarelerinin harcadığı paranın azlığında bir numarayız.

Ülke içinde üretilen malın değerine oranla bütçe açığı konusunda bir numarayız.

Kişi başına günlük kalori tüketiminde bir numarayız.

Oy kullanma oranının düşüklüğünde bir numarayız.

Senato ve Temsilciler Meclisi'nde yer alan parti sayısının azlığında bir numarayız.

Kayıtlara geçmiş tecavüz olaylarında bir numarayız. (En yakın rakibimiz Kanada'dan üç defa fazla).

Trafik kazalarının sebep olduğu sakatlanmalar ve ölümlerde bir numarayız. (Peşimizden gelen Kanada'dan iki misli fazla).

Yirmi yaşından küçük kızların anne olması oranında bir numarayız. (Peşimizden gelen ülke Yeni Zelanda'nın iki katı. Kanada'nın iki katından da fazla.)

Milletlerarası insan haklan anlaşmalarına imza koymamakta bir numarayız.

Birleşmiş Milletlere üye, hükümeti anayasaya göre, seçimle kurulmuş olup da, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklan Sözleşmesi'ni kabul etmeyen ülkeler arasında bir numarayız.

Çocuk suçluları infaz etmede bir numarayız.

On beş yaşından küçük çocukların ateşli silahlar ile ölmeleri ihtimalinde bir numarayız.

On beş yaşından küçük çocukların tabanca ile intihara teşebbüs etmeleri ihtimalinde bir numarayız.

Ortaokul son sınıf öğrencilerinin matematik notlarının düşüklüğünde bir numarayız.

Tarihte, nüfusunun en fakir kesimi çocuklar olan ilk topluluk haline gelmekte bir numarayız. (Shf. 161,162)

 

Siz ve ben her yıl Suriye'ye 3 milyar dolar vermiyoruz, İsrail'e veriyoruz. O bizim halkın parası olduğuna göre, İsrail'in işgal edilmiş topraklarındaki baskı, zulüm, cinayet ve ırkçı gidişat üzerine kendimizi sorumlu görmeliyiz. Ortadoğu'da savaş son bulmalıdır. (Shf. 165)

 

Beyaz Saray'da oturan beceriksiz adam becerdi bu işi. (Shf. 207)

 

Artık karar verdim ki, bu ülkede hastalara yardım etmek, ırkçılık kurbanlarını korumak ve sıkıntıda olanlara daha iyi bir hayat sağlamak için tek umudumuz iktidar sahiplerinin mümkün olan en kötü hastalık, dert, felaket ile yüz yüze gelmeleri için dua etmektir. Çünkü, sizi temin ederim, sıkıntıya düşen onlar olduğunda hepimiz kurtuluşa yaklaşacağız. (Shf. 219)

 

Bir itirafım var: George W. Bush'un 'Başkanlığından' sorumlu olan adam benim. Ben, Michael Moore. Ben, O'nun önünü kesebilirdim. Şimdi pek çok insanı öfkelendirdim, ülkem lağım çukuruna döndü. Bu yüzden saklanıyorum. Bu son sözü kuzey Michigan ormanlarındaki sığınağımda yazıyorum. (Shf. 222)

 

Daha fazla bilgi almak isteyenler kaynağa başvurabilirler: Aptal Beyaz Adamlar: Babıali Kültür Yayıncılığı, Eylül 2002, 252 Sahife

 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

  1. Sondan ikinci paragraf çok şey anlatmış...bizim ülkemizde rahatlıkla yapabildiğimiz şeyleri onların yapamadıkları anlaşılıyor...ve en dikkat çekici olanı da Recep Tayyip Erdoğan gibi bir başkana özlem duymaları....dikkat edin, ırkçılığa karşı çıkmaya...hastalara yardım etmeye, sıkıntıda olanlara yardım edilmesine bile izin verilmiyormuş iktidar tarafından...ve bunları yapabilmek için onların kötü hastalıklara yakalanmaları için dua ediyorlarmış...Allah’ tan bunun için dua ederek yardım istiyorlarmış....gerçekten cennet gibi bir memlekette yaşıyormuşuz..hem de ...öpözgürce.....

Yorum Yaz

  569349

-