Hüseyin Yağmur

'ARADIĞINIZ NUMARAYA ŞU ANDA ULAŞILAMIYOR'

Hüseyin Yağmur

Hüseyin Yağmur

Ak Parti dün itibarıyla 31 Mart  2019 seçimlerine katılacak belediye başkanlarını Ankara'da topladı ve açıklanan bir manifesto ile hangi ilkeler dahilinde belediye başkanlıkların talip olunacağı kamuoyuna ilan edildi.

Hasbelkader benim de yerel ve genel olmak üzere bir miktar seçim tecrübem olduğu için ben de bu gün itibarıyla yaşanmış tecrübelerden oluşan küçük bir manifesto açıklıyor ve buradan ilan ediyorum. Umarım bu tecrübeler yeni dönemde faydaya hasıl olur.

…………….

ABD Başkan Danışmanlarından Stephan Covey'in Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı içerisinde saydığı 7 alışkanlıktan biri  de 'Sürekli iletişim'dir.

Bizde nedense insanlar etkili olmak yerine 'etkisiz eleman' olmayı daha tercihe şayan bulur ve biraz makam ve mevki bakımından irtifa kat edince derhal etkileşimi minimum seviyeye çekerler.Ulaşılabilir olmayı kıymetlerini azaltıcı bir nakısa olarak görmeye başlarlar.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü başarısının derinliğinde zayıfların O'na, O'nun zayıflara hemen ve kolayca ulaşabilmesi olduğunu, Başkanın sürekli iletişimi canlı tuttuğunu fark etmezler.

Prof.Dr Kemal Karpat'ın naklettiğine göre Osmanlı'nın Yükselme döneminde dağdaki bir çobanın dilekçesi dahi Padişaha ulaşabiliyordu. Gerileme döneminde bu refleks kayboldu. Bu tesbiti yapan yabancı araştırmacı 'Osmanlının gerilemesinin bizatihi sebebi budur' diyor.

Ben şahsen ne siyasi anlamda ne  de hayatta sahip olduğu mevki anlamında 'ağır top' sayılan bir insan değilim. Dost ve arkadaşlarımla görüşmemin merkezinde karşılıklı saygı ve muhabbet yer alır.

Dolayısıyla siyasetin ağır topu olmuş şahısların benimle sürekli iletişimde kalması için de bir zaruret yoktur.

Ben her gün hayatımda bu anlamda örnekler yaşıyorum. İbret olur diye sizlerle bir kısmını paylaşmak istedim.

Beş yıl birlikte aynı masa etrafında siyaset yaptığımız iki arkadaş Belediye Başkan yardımcısı oldular. Vatandaşın bana ulaşan çeşitli ihtiyaçları için onları aradım. Ancak ne telefonu açtılar ne de geri dönüş yaptılar. Ben de 'en acil zamanda ulaşamıyorsam bu telefonların bende olmasına gerek yok' kanaatine vardım. Ve ikisinin de telefonunu rehberimden sildim.

Onlar iletişimi kesip, etkisiz eleman olmayı tercih ediyorlarsa, ben ne yapabilirim ki..?

Bir ilçe başkanımızı aradım. Telefonu açmadığı gibi reddetti. Olur ya insanlık hali. İnsan her an her telefona bakamayabilir. Ancak nezaketen ilk fırsatta dönmek gerekir. Arkadaş dönmedi. 'İktidar partisi ilçe başkanı için hiç de etkili bir alışkanlık olmasa gerek' diye Onun adına hayıflandım.

Aradan bir yıl geçti. İlçe Başkanı beni aradı, uzun uzun çaldırdı. Onunla artık iletişim kurmak, telefonu açmak için bir sebebim kalmamıştı. İçimden telefonu açmak gelmedi.

Bir Belediye Başkan yardımcısı olan arkadaş telefonla konuşuyordu. Göğsünü kabartarak şöyle diyordu: ‘Sana ulaşamıyorum' diyorlar. Bana bazen il başkanlığından da ulaşamıyorlar. Ne yapayım?'

Arkadaş iki dönem Başkan Yardımcısı olduğu için artık kıdemli. Herkese telefonunu açmıyor. Gerçekten ben de aradım, ulaşamadım. Onun müdürü de şimdi onun gibi, herkese telefonunu açmıyor, sonra da geri dönmüyor. Alışkanlıklar geçici anlayacağınız...

Önceki gün bir milletvekili arkadaşı aradım. Telefonu cevap vermedi. İki gün sonra sekreteri aradı. Meğer telefon ondaymış. Halbuki ben milletvekili arkadaşa bir kazanım sağlamak için aramıştım. O milletvekili arkadaş bir gün aklına gelir de beni  ararsa büyük ihtimalle kapsama alanı dışında olacağım. ‘Arayıp da ulaşamama duygusunu' milletvekili arkadaş ta yaşasın istiyorum.

İstanbul'da bir ilçe belediye başkanı 'Ben telefonumu hiç değiştirmedim' diye övünüyormuş. Doğru telefonu hiç değiştirmedi. Ancak o telefon artık özel kalemde bir sekreterde. Ulaşabilirsen Başkana ulaş..!

Milletvekilleri ve yerel yönetici dostlar işin kolayını bulmuşlar. Dostlarının bildiği telefonları sekreterde. Bir de ulaşılamayınca sigaya çekileceğini düşündüğü şahıslara verdikleri numaralar var. O telefonu yanlarında taşıyor, sıkı sıkı sarılıyorlar.Dostlarının aradığında ulaşabilecekleri numarayı taşıyan telefon ise sekreterin çekmecesinde...

Ben de ısrarla bana yeni numarasını vermeyen dostlarımdan yeni numaralarını istemiyorum.

Bir arkadaş söylemişti. Bu dönem milletvekili seçilen 20'ye yakın arkadaşına hayırlı olsun mesajı göndermiş. Bir tanesi teşekkür sadedinde geri dönmemiş. Onlar artık gökyüzünde birer gezegen olduğu için, gerçekten de ulaşmak zor.

Bir Belediye Başkanını makamında ziyarete gitmiştik. Elimizde de çiçek götürmüştük. Başkan kendini dünyanın merkezi sanmaya başlamıştı. Ortak bir tanıdığımızı kastederek 'O adamın sevgisi var sizin gönlünüzde' diyerek kalplerimize tahakküm etmeye çalışmıştı.

Aradan kısa bir süre geçti. Başkan rahatsızlandı. Onulmaz bir hastalığa yakalandı. Bir şahit anlattı. Başkanın canı hamsi ızgara istemiş. Yapmışlar. Bir tane hamsiyi baştan sona yiyip bitirememiş.

Fesuphanallah.. Allah hepimizin akıbetini hayır eylesin. Dostlarla muhabbetimizi ve sevgimizi eksik etmesin.

İletişime gelince... Etkisiz eleman olmayı kafasına koymuş siyasileri zorla yola getirmek herhalde benim görevim değil. Buna gücüm de yetmez.

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  965659

-