Ahmet Maraşlı

ARKADAŞ SEÇİMİ VE ETKİLERİ - 1

Ahmet Maraşlı

Her Seviyede, Arkadaşlara Dikkat!

     İyi arkadaş, insanı hayatta nerelere götürür, kötü arkadaş nerelere? Özellikle çocukluk ve ilk gençlik yıllarında.

Kınalızâde Ali Çelebi, “İnsan huy hırsızıdır.” diyor ve bunun bilhassa çocukluk çağlarında daha ileri derecede olduğunu söylüyor.

Derslerinde çok başarılı bir büyüğüm vardı. Lise ikide ne olduysa oldu, birinci devrede yedi zayıf getirdi. Bu, onun için inanılır gibi bir şey değildi. Araştırma sonunda anlaşıldı ki, bazı yeni arkadaşlar edinmiş, onlara uymak onu bu hâle getirmiş. Çalışması için gerekli ilgi gösterildi. O da gayret etti. İkinci dönem zayıf sayısını ikiye düşürdü, onları da bütünlemede verip geçti. Daha sonra kendisi anlatıyor: “Yedi tane zayıf geldiğinde bir ara okulu bırakmayı düşündüm, fakat kendime yakıştıramadım.”

Arkadaş kurbanı olduğu o günlerin arkasından bir daha öyle bir hâle düşmediği gibi, öğrencilik hayatından sonra çok başarılı bir öğretmen ve yönetici olarak önemli görevlerde bulundu.

Bir dershaneye birinci olarak giren bir çocuğun, katıldığı arkadaş çevresi içinde daha sonra sınıfını zor geçer duruma düştüğünü biliyorum. Hepiniz de benzeri örnekleri hemen hatırlayacaksınızdır.

Bu da olumlu bir örnek:

Bir ilkokulun dördüncü sınıfında, öğretmen sınıfı kümelere ayırır. Sınıfın en iyi öğrencisi, bulunduğu kümeye başkan seçilir. Bu öğrenci, bir yandan kendisi ders çalışırken diğer yandan da arkadaşlarını çalışmaya teşvik eder. O küme, sınıfın en çalışkan kümesi olur ve müfettiş geldiğinde, öğretmen, ders anlatmak için tahtaya onları kaldırır.

Daha sonra öğrencisini o kümeden alan öğretmen,  onu sınıfın en tembel kümesinin başına başkan olarak koyar. Bir süre sonra sınıfın en çalışkan kümesi o küme olur. İkinci dönemde müfettiş geldiğinde öğretmen bu defa onları tahtaya kaldırır. Diğer küme ise, önceki performansını kaybetmekle birlikte yine çalışkan bir kümedir.

Görüldüğü gibi, “İyi arkadaş, güzel koku satan kimse gibidir. Sana koku sürmese de, yanında bulunduğun sürece güzel kokusundan faydalanırsın.“ (Hadîs-i şerif)

Arkadaş seçiminde şu çok önemli bir ölçüdür:

“Sizinle beraber eğlenmek için işini bırakanlardan ziyade,  sizinle beraber çalışmak için eğlencesini bırakan insan çok daha güvenilir kişidir.”

Arkadaş çok şey kazandırır, çok şey kaybettirir. Kır atın yanında duran, ya huyundan, ya tüyünden.”

Çocuğu arkadaşlarından kopuk bir dünyada yaşatmaya kalkışmamalı; çünkü bunun, çocuğun ruhi durumu üzerinde telafisi çok zor etkileri olur. Fakat bu kadar önemli olan arkadaş çevresi de, tamamen çocuğun inisiyatifine bırakılmamalı. Çünkü eksik hayat tecrübeleriyle onların, büyüklerinin yardımına ihtiyaçları var. Aile, çocuğunun arkadaşlarını biraz olsun tanımalı. Çalışkan ve terbiyeli çocuk ve gençlerle arkadaşlık kurabilmeleri için ortamlar hazırlayıp yardımcı olmalı; öyle arkadaşlıkları desteklemeli.

Hatta aileler kendi aralarında görüşerek, çocuklarının birlikte iyi ve güzel şeyler yapmaları için, ilgi çekici çeşitli güzel ortamlar oluşturmalı.

Her çocuk, kurulmasını istediğimiz iyilikler, güzellikler dünyasının son derece değerli birer unsurudur.  Hem unutmayalım ki, her çocuğun yetişmesinde, diğer çocukların rolü de az değil.

Hepsinden önemlisi; çocuk, arkadaş olacağı kişilerde iyi özellikler aramayı, kötü arkadaşlardan uzak durmayı; yani arkadaş seçmeyi öğrenmeli, bunu yapabilmelidir.

Bunu yapabilen çocuklar, hayatları boyunca çok faydasını görürler.

Dosdoğru Arkadaş

Tilki ile yılan arkadaş olur ve birlikte yolculuğa çıkarlar. Bir ırmağın kenarına geldiklerinde, yılan tilkiye:

- Tilki kardeş, ben yüzme bilmem. Beni sırtına al da, karşı kıyıya birlikte geçelim, der.

Tilki, arkadaşının teklifini kabul eder. Yılan, tilkinin beline sarılır, o da ırmağa girip yüzmeye başlar. Karşı kıyıya vardıklarında yılan:

- Tilki kardeş, ben seni sokacağım, deyiverir.

Neye uğradığını şaşıran tilki:

- Yılan kardeş, biz seninle arkadaş değil miyiz? Bak ben sana bunca iyilik ettim. Seni sırtıma almasam, ırmağı geçemezdin, diye ne kadar dil dökmeye çalıştıysa da yılan hiç oralı olmaz ve:

- Bu benim huyum. Sokmak benim yapımda var, der.

Bunun üzerine tilki bir an durur, sonra yılana:

- Peki yılan kardeş, der, sok, ne yapalım. Bu benim kaderimmiş. Yalnız, yüzüme bir defacık bak ki, ölmeden önce o güzel gözlerini son bir defa göreyim.

Bu sözlere aldanan yılan, başını uzattığı anda, tetikte duran tilki derhal atılıp başını kapıverir. Sonra da, ölen yılanı ırmağın kenarında, kumların üzerine boylu boyunca uzatır ve kendi hilesine kurban giden arkadaşına şöyle der:

- Yoook yılan kardeş! Ben öyle eğri büğrü arkadaş istemem! Benimle arkadaş olacaksan, böyle dosdoğru olacaksın!

Seçeceğimiz arkadaş, yalnız bugünlerimizi değil, bütün istikbalimizi de çok yakından ilgilendiriyor…

 

Ahmet Maraşlı

 

 

 

 

AHMET MARAŞLI - TERCÜMEİHÂL

1958 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Resmiyette adı-soyadı Duran Saçmalı’dır. İlkokul ve ortaokulu memleketinde bitirdi. Akşehir Yatılı Öğretmen Okulu ve Marmara Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Öğretmenlikle üniversiteyi birlikte devam ettirdi ve MEB’e bağlı devlet okullarında 6,5 sene öğretmenlik yaptı.İnsanlığın kendisini bulması ve özlenen seviyelere erişebilmesi için en hassas ve dönüştürücü alanın, “insanın ihtiyacı olan çok yönlü gerçek bir eğitim” olduğu ve “yarınların daha çok bugünden yazılacağı” inancı içinde “büyütme” değil “yetiştirme” alanına yoğunlaştı.Kendi çocuklarını yetiştirme gayesiyle başladığı çok yönlü özgün eğitim çalışmalarını; otuz yıla yakın bir çalışma süreci sonunda; insanî, ahlâkî ve manevî değerler öncülüğünde, zekâ ve yetenekleri açıp öğrencilere üstün özellikler ve beceriler kazandırarak, dersleri ve eğitimi daha nitelikli ve kolay hâle getiren ve değişik seviyelere hitap eden sistematik bir model hâline getirdi (Ahmet Maraşlı / Zekâdan Dehaya Eğitim Modeli).Eğitimi; aile, öğretmen, öğrenci, yakın-uzak ve gerçek-sanal çevre ekseninde bir bütün olarak ele alan bu modelin kısmî uygulamalarından bile çok etkileyici sonuçlar ortaya çıktı ve çıkmaya devam ediyor.Ürettiği tekniklerden biri olan Hazırcevaplar (Özgün Cevaplar) Tekniği’nin 1. Kademesi, ilkokul-ortaokul ders kitaplarına girdi, TRT Çocuk’ta çizgi film olarak yayınlandı.Ürettiği bazı tekniklerin, YÖK onaylı ilk çocuk üniversitesi olan Üsküdar Çocuk Üniversitesi’nde, kendisi ve eğitimci ekibi tarafından, kurumun eğitime başlangıç tarihi olan Mart 2013’ten itibaren 6 yıl boyunca “Deha Okulu” başlığı altında eğitimleri verildi.Bazı tekniklerin ilk basamakları ise Küçükçekmece Çocuk Üniversitesi’nde Dinamik Eğitimler Atölyesi adıyla uygulanmaktadır.Eğitim modelinin temel kitabı olan “Zekâdan Dehaya”, Kırklareli Üniversitesi’nde Prof. Dr. Sefa Saygılı tarafından yüksek lisansta ders kitabı olarak okutuldu.Okumayı Sevdirme Projesi kitabı, Samsun-Çarşamba Bulutoğlu Anadolu Lisesi’nin organize ettiği, Millî Eğitim Bakanlığı onaylı, 5 Mayıs 2018 tarihli Liseler Arası Kitap Okuma Yarışması’nda okutulan yedi kitaptan birisi oldu.Okumayı Sevdirme Projesi kitabı, 7-8 Nisan 2018 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli Okuma Kültürü Çalıştayı’nda Çalıştay Çantasında takdim edildi.TYB (Türkiye Yazarlar Birliği) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesidir.İstanbul’da ve ülkemizin birçok yerinde aile, eğitimci ve öğrencilere seminerler ve eğitimler vermektedir.İlk ve tek evliliğini 1982 yılında Zehra Hanımla yapmış olup 36 yıllık evli ve dört çocuk babasıdır.Eserleri:Evde Okul, Okulda KaliteKur’ân’ın Diziliş MucizesiOkumayı Sevdirme ProjesiBu Çağda Çocuk YetiştirmekNasılettin HocaDâhilerle YarışalımDemiş Demiş Ne Demiş?Nasreddin Hoca ile Üretici Zekâ EtkinlikleriZekâdan DehayaFıkra Tadında Anne-Baba EğitimiDünyadan Geçerken (Şiir)

AHMET MARAŞLI DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  748494

-