Dobra Anne

AŞI YOKSA RİSK NASIL OLSUN?

Dobra Anne

Bilim bize dinozorların 65 milyon yıl  önce yaşadığını söylüyor, nerede yaşadığını ne ile beslendiğini veya neden öldüğünü bile söyleyebiliyor değil mi?
Peki aynı Bilim 8 doz aşıdan sonra vefat eden çocuğunuzun ölümüne neyin sebep olduğunu söyleyemiyor ve gerçeğin yerine bunun üzerini ani bebek ölümü sendromu diyerek örtüyor? Haklı, evet ani bir ölüm var ama sebebi neden açıklanmıyor? Bakın bir doktor bu konu hakkında ne demiş:


"Beşik ölümleri aşı öncesi dönemde o kadar seyrekti ki, istatistiklerden bahsedilmedi ancak toplu aşı yayılmasıyla 1950'lerde tırmanmaya başladı." Dr. Harris L.COULTER

Bir kere daha sebep sorgulamaya gerek kalmadan ortaya dökülür herşey ama nasibi olan anlıyor... 

Aşıların koruyuculuğu ispatlanmamıştır, %100 koruduğu  asla söylenemez  ama yan etkiler uzar da uzar.. Mesela HPV yani Gardasil aşısında "Hiçbir aşının %100 etkin olmadığından" diye başlayıp  aşının bazı durumlarda koruma sağlamayacağı belirtilen bir açıklama var.

Birkaç yan etkiden bahsetmek istiyorum;
Allerjiler, astım, bronşit, kulakta sıvı birikmesi, egzama, zona, besin alerjisi (sadece anne sütü alan 2 aylık bebeğin  aşı sonrası tek besini olan annesinin sütüne tepki vermesi bunun en büyük ispatıdır) , erken veya geç ergenliğe girme, Guillain Barre sendromu
( sinir sistemiyle ilgili bir sorundur. Bu hastalık, kas zayıflığına, refleks kaybına, kollarda, bacaklarda, yüzde ya da vücudun diğer kısımlarında hissizliğe ya da karıncalanmaya neden olur. Guillain-Barré sendromu (GBS), felce ve ölüme sebep olabilir.), kurdeşen,  uykusuzluk, inme, yüz ödemi, ürtiker, ağlama nöbetleri, farenjit, üst solunum yolları iltihabı...


Emin olun ki bunlar yan etkilerden sadece birkaçı...


Aşı yaptırmamak Hukuki hakkımız ve bu hakkımızı kullandığımız için işitmediğimiz hakaret kalmıyor. Direkt olarak bana yazılanlar da oldu,
"Çocuğunu al adaya git, inşallah ölürsünüz, size hakkımı helal etmiyorum çocuğumu hasta ediyorsunuz, vatandaşlıktan atılmanız için imza toplanıyor, örgütsünüz siz! " gibi söylemlere çok maruz kaldık ve toplu cevap vermek istiyorum;


Biz araştırıp, okuyup  aşı yaptırmama kararı alırken bunu 1 günde yapmıyoruz, Her yönden kar zarar hesabı yapıyoruz ama aşı yaptıranların çoğu bir kelime dahi okumadan sırf sözde "salgın" korkusu yüzünden aşı yaptırıp işe yaramayan aşıların hıncını yine bizden almaya çalışıyorlar, yersek. Çocuğuma zerk edilmek istenen maddeleri araştırdığım icin ben mi adaya gideyim? Çocuğumu korumak için verdiğim karar yüzünden mi öleyim?

Hadi ordan!

Ara ara değişik  salgınlar üretip insanları korkutmak her zaman işe yarayan bir deneydir ama uyandık artik biz ve bu salgınlara  kanmıyoruz. Hangileri mi?

İşte bunlar;


1990 - SARILIK BIZI ÖLDÜRECEK 


2002 - BATI NIL VIRÜSÜ BIZI ÖLDÜRECEK

2004 - SARS BIZI ÖLDÜRECEK 


2005 - KUŞ GRIBI BIZI ÖLDÜRECEK 


2009 - DOMUZ GRIBI BIZI ÖLDÜRECEK 


2014 - EBOLA BIZI ÖLDÜRECEK 


2016 - ZIKA VIRÜSÜ BIZI ÖLDÜRECEK 


2019 - BUSEFER DE BIZI KIZAMIK ÖLDÜRECEKMİŞ



Yaklaşık olarak 1 YILDA;


500.000 kanser yüzünden ölüm,


360 000 yeni diyabet vakası,

130.000 kalp dolaşım probleminden ölümler,


İlaçlar yüzünden yaklaşık 25.000 ölüm ve  hastane mikroplarından 15.000 ölüm gerçekleşirken kızamık mı tek sorunumuz?

Bu ölümleri  görmezden gelip sahte KIZAMIK salgını söylemleriyle  ortalığı ayağa kaldırıp feryat eden zihniyete armağan olsun bu açıklama!


Bazı paylaşımlarımın altina "Hangi Doktor söylemiş?" diyenler için son kısma birkaç doktor söylemi ve isimlerini bırakayım da beyin fırtınalarına desteğim olsun; "Aşılar tüm ilaç endüstrisinin bel kemiğini oluşturur. Aşılanan çocuklar hayat boyu müşteriye dönüşür.



 

Genç ebeveynleri, içinde ağır metallerin, hayvan DNA'larınının, insan DNA'larının ve kimyasalların,insan fetüs hücreleri bulunan aşıları küçük çocuklarına enjekte etmenin onların sağlığı için gerekli olduğuna inandırmaları insanlığa karşı işlenen en büyük suçtur." Dr. Sherri TENPENNY (Dr Sherri TENPENNY, aşıların sağlık üzerindeki etkileri konusunda ülkenin en bilgili ve en açık doktorlarından biridir.)



 

"Aslında  aşılama ne güvenlidir ne de etkili bir hastalık önleme yöntemidir.”
Tetyana Obukhanych
Immünolog (aşılar asla koruyucu veya hastalığı yenmekte etkili değildir)


 

Aşılanan çocuklarda astım ve egzama alerjilerde epidemik bir artış olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar var. Diyabet bazı aşılarla ilişkilidir. Otizm hemen hemen her zaman aşıları takiben ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle aileleri çocuklarını aşılamamaya teşvik ediyorum. Aşıların hastalığa karşı bağışıklık geliştirdiğini düşünmüyorum çünkü bu ancak hastalığın kendisini geçirmekle olur. Dr. Robert Rowen (sentetik madde ve viruslerle bağışıklık kazanılmaz. Bağışıklık sadece doğal olarak hastalığı geçirmekle kazanılır)


 

1972'de bir Senato alt komisyonunun duruşmasından önce, çocuk felci aşısı mucidi Jonas Salk, 1961'den bu yana neredeyse tüm çocuk felci salgınlarının oral çocuk felci aşısından kaynaklandığını ya da polio aşısının sonucu olduğunu söyledi. (Çocuk felci aşısının ciddi yan etkilerinin olduğundan ve salgınların da aşılardan sonra çıktığından bahsediyor)


 

Su çiçeği ve kızamığa hastalık demeyi bırakmalıyız. Çünkü onlar  hastalık değil enfeksiyondur ve enfeksiyonlar 1 hafta 10 gün icinde geçer (gider,atlatılır) . Geçerken  de arkalarinda ömür boyu süren bağışıklık  bırakırlar. Hastalık ise gelip kalan birşeydir 
Ve çoğunlukla tedavi edilemez. Bu yüzden bir enfeksiyondan kaçmak için aşı yaptığınız zaman potansiyel olarak yaptığınız aslında "o hastalığa sebep olmaktır" Dr. Sherri j. Tenpenny (yani aşılanmamış çocuk sizin için risk değildir çünkü insan kendinde olmayanı veremez,  bulaştıramaz dolayısıyla aşısız çocuk hiçbir şekilde insanlık icin risk değildir)

 

Aşıların en ufak bir zarar vermemesi,tamamen güvenli olması lazım. Toksik olduğu bilinen (!?) hiçbir şey bir bebegin bedenine zerk edilmemeli, bebeğin sağlığıyla oynamış, sağlığını riske atmış olursunuz.


Bunca zaman yaptığımız şey de bu işte; alüminyum ve (etil) civa zerk ediyoruz bu çocukların bedenlerine. Bunun yanında bazı aşılarla domuz, inek, tavuk gibi hayvan Dna'sı parçacıkları da zerk ediyoruz, bunların guvenli bir tarafı olamaz.

 

Otizmin genetik faktörlere dayanmadığı ortaya konulmuş durumda, daha önce var olan birşey değil bu ve genetik salgın diye birşey olamaz. Toksin hasarına genetik yatkınlıktan bahsedebiliriz, ki sisteme yeni toksin verdiğinizde, işte o zaman salgını oluşturabilirsiniz. Bence otizmin salgını da bu şekilde oluşturulmuştur. Bunlar yeni bir toksine maruz kalmış, genetik acidan zarar görmeye musait insanlar. Biz de CDC'nin öngördüğü aşı programının devreye girmesiyle birlikte 50 eyalette birden, aynı anda aynı oranla otizm vakalarının patlak vermesine yol açanın, Thimerosal (civa) olduğunu düşünüyoruz işte. Bu birincisi.


 

İkincisi ise; hani kömür yakan termik santral filan deseniz ülkenin her yerine eşit şekilde yerleştirilmiş olmaları lazım. 
Bunun, çocuğun iki yaşından önce maruz kaldığı bir toksin olması lazım. Zira ortalama teşhis alma yaşı dört buçuk yaş. O zaman bu toksin her ne ise çok erken maruz kalmış olmaları lazım. "Aşı programı bu profile uyuyor!"
Boyd Haley Video linki: https://youtu.be/zQR3qLSq55w



Okuyan, araştıran Anne& Babalar bu yazdıklarımı ve daha  fazlasını görüyorlar. Seçim yapmamız gerekiyor zira risk varsa seçenekler her zaman gözden geçirilmelidir.

Benim seçimim ortada ve bu çocuğumu sevmediğim anlamına değil, tıpkı aşı yaptıranlar gibi evladımı çok sevdiğim ve hukuki hakkımı kullandığım anlamına gelir, bunu sorgulamak da kimseye düşmez.

Bu arada Aşılanmış çocuklarınızı, aşılanmamış diğer çocuklardan uzak tutmayı planlıyorsanız... Onları aşılanmamış dedelerinden, anneannelerinden, babaannelerinden ama önce kendinizden uzak tutmak isteyebilirsiniz malum şuanki aşı programı sizin zamanınızdakinden çok uzak.

 

DOBRA ANNE - TERCÜMEİHÂL

DOBRA ANNE DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  591330

-