2 HAZİRAN 2020 SALI

Dobra Anne

AŞILAR VE YER FISTIĞI ALERJİSİ EPİDEMİSİ - DR.TİM O'SHEA

Dobra Anne

Bugünlerde neden bu kadar çok çocuğun yer fıstığına alerjisi olduğunu merak ettiniz mi hiç?

 1900'den önce yer fıstığı alerjisi duyulmamıştı. Bugün bu ülkede(ABD) neredeyse 1.5 milyon çocuk yer fıstığına alerjik. Yer fıstığı alerjisi aniden hızlı bir yükselişle anafilaksiye neden olabilecek alerjenler kategorisinde 1 numaralı gıda reaksiyonu ilişkili ölüm nedeni oldu.

 Heater Fraser'ın Yer Fıstığı Alerjisi Epidemisi(The Peanut Allergy Epidemic) kitabındaki kaynaklar çok daha belirli bir şekilde bir aşı bağlantısı olduğunu öne sürüyor. Yakın tarihteki aşı ve antibiyotikleri, çocukların kanına takdim edilen bu yepyeni ilaçları ve bunların içeriklerindeki değişimleri incelememiz gerekiyor.

 Anafilaktik Şok ve Alerji

 1900'den önce anafilaktik şok ifadesi neredeyse hiç bilinmiyordu. Bu sendrom, aşılayanlar lansetten deri altı enjeksiyona geçinceye kadar yoktu. Tam o esnada Serum Hastalığı adlı yeni bir hastalık binlerce çocuğu etkilemeye başladı.

 Serum Hastalığı tarihteki ilk kitlesel alerji olayıydı ve aşı sonucu olduğu biliniyordu. Aslında tüm modern alerji sahası aşıların neden olduğu Serum Hastalığı çalışmalarıyla gelişti.

 Aşı Aşırı Duyarlılığı

 Alerji terimini ilk ortaya koyan ve Serum Hastalığını araştıran öncülerden biri olan Dr.Clemens Von Pirquet aşıların başlıca iki etkisinin bağışıklık ve aşırı duyarlılık olduğunu ifade etti. [5] İkisinin ayrılamayacağını söyledi; biri ötekinin bedeliydi.

 Bu bedel yüzünden 1900'lerde pek çok doktor aşılara tamamen karşıydı. Reklamı yapılan faydanın riske değer olup olmadığı kanıtlanmamıştı. Aksine su çiçeği aşıları su çiçeği vaka sayılarını arttırmıştı. [2,3]

 Anafilaksi terimini ilk ortaya koyan araştırmacı Dr.Charles Richet [4] gıda alerjilerinde, reaksiyonun sızıntılı bağırsak sebebiyle sindirim sistemini aşıp kana sağlam olarak geçen intakt proteinler nedeniyle başladığını buldu. Kandaki yabancı protein elbetteki evrensel bir alerjik reaksiyon tetikleyicisidir. [6]

 Fakat Ricket ağır vakalarda gıda anafilaksilerinin sadece gıdayı yemekle olmadığını not etti. Yoksa bu basitçe gıda zehirlenmesi olurdu. Gıda anafilaksisi ise tamamen farklı bir şeydi.

 Bu ani, şiddetli reaksiyon için bir türün enjeksiyonuyla bir ön duyarlılaştırma ve takiben duyarlılaştırılan gıdanın sindirimi gerekiyor. Bu ilk maruz kalma hipersensitivite/ aşırı duyarlılık oluşturuyor. İkinci maruz kalma ise şiddetli, belkide ölümcül bir fiziksel olay meydana getiriyor.

 Zamanla başka doktorlar da gıda reaksiyonları ve aşıyla bağlantılı olan Serum Hastalığındaki çarpıcı benzerlikleri fark etmeye başladı. Tıpa tıp aynı klinik görünüm.

 Penisilin

 Sırada 1940'larda popüler olan penisilin vardı. Çok geçmeden vücuda enjekte edilen antibiyotiğin etkisini uzatmak için eksipiyan adı verilen katkı maddelerinin gerekli olduğu bulundu. Bu yardımcı maddeler taşıyıcı moleküller olarak işlev görüyordu. Yardımcı maddeler olmadan penisilin sadece yaklaşık 2 saat dayanabilirdi. Rafine yağlar(eksipiyan), antibiyotik için zamanla salınımlı kapsüller gibi davranarak en iyi şekilde faaliyet gösterdi.

 Yer fıstığı yağı en sevileni oldu; çünkü iyi sonuç veriyordu, erişimi kolay ve ucuzdu.

 Penisiline alerji yaygınlaştı ve hemen bunun yardımcı madde yağlarına duyarlılık olduğu fark edildi. Bu nedenle bu güne kadar her zaman penisiline alerjiniz olup olmadığını sorarlar. Bu alerji yardımcı maddelere karşı bir hassasiyettir.

 1953 yılına kadar nüfusun %12 kadarı penisiline alerjikti. [1] Fakat hayatı tehdit eden bakteriyel enfeksiyonlara avantajı sebebiyle yinede iyi bir anlaşma ve göze alınabilecek bir risk oldu.

 Aşıların Yükselişi

 Büyük değişim aşılarla geldi. Yer fıstığı yağları 1960'ların ortalarında aşı yardımcı maddeleri olarak tanıtıldı. 18 Eylül 1964'te NYTimes'da bugün asla basılamayacak bir makale yayınlandı. [8] Yazar, "bağışıklık" süresini uzatmak için yer fıstığı yağı içeren yeni patentli bir bileşenin, yeni bir grip aşısına yardımcı madde olarak nasıl eklendiğini açıkladı. Yağın bir zamanla salınımlı kapsül gibi davrandığı ve teorik olarak aşının  gücünü arttırdığı rapor edildi. Penisilinle aynı mekanizma.

 Bu yeni yardımcı madde, ABD'de onaylanmamış olmasına rağmen, sonraki aşılar için model haline geldi. ([1] sf 103)

 1980 yılına kadar yer fıstığı yağı, tehlikeler iyi belgelenmesine rağmen, aşılarda tercih edilen yardımcı madde oldu. [9] Bir adjuvan(aşıya verilen immün reaksiyonu arttıran bir madde) olarak kabul edildi. Bu Adjuvan Miti'ni güçlendirdi: immün cevabın immünite ile aynı olduğu yanılgısı. [2]

 Buradaki iddiaya göre aşıya karşı alerjik reaksiyon ne kadar güçlüyse aşının verdiği bağışıklık da o kadar fazla olacaktır. Bu temel mantıki hata, geçen yüzyılın aşı literatürü boyunca devam etmiştir.

 Tarih boyunca aşı mitolojisinin bu buyruğuna itiraz eden araştırmacılar kariyerlerini yükseltmediler.

 Yer Fıstığı Adjuvanlarını Gizli Tutmak

 İlk yer fıstığı alerjileri araştırması 1973 yılına kadar yapılmamıştı. Aşılardaki yer fıstığı eksipiyanlarına dair bir çalışmaydı. Kısa bir süre sonra ve bu çalışmanın çektiği dikkat nedeniyle, aşı üreticileri artık aşı içeriklerinin tamamını bildirmek zorunda değildi.

 Hekim Masası Referansında(Physicians' Desk Reference), her bir aşı bölümünde listelenenler tam formül değildir. İçeriklerde de durum aynı. 1973'ten sonra aniden bu ayrıntılı bilgi özel hale geldi; üreticiler, korunması gerektiğini biliyordu. Fikri Mülkiyet. Dolayısıyla şu an formülü sadece genel olarak tanımlamaları gerekiyor.

 Yer fıstığı alerjisi neden bu kadar şiddetliydi? Adjuvan öncüsü Maurice Hilleman, yer fıstığı yağı adjuvanlarının tüm proteininin rafine edilerek uzaklaştırıldığını iddia etti. [9] Gıda ve İlaç Dairesi(FDA) aynı fikirde değildi. Yer fıstığı protein kalıntılarının daima bir miktar kalacağını, en rafine yer fıstığı yağlarının bile bir miktar yer fıstığı sağlam protein kalıntısı içerdiğini söylediler. Doktorların, aşıları damar içi yerine kas içine enjekte etmeye yönlendirilmelerinin nedeni buydu; sağlam proteinlerin emiliminde daha çok, reaksiyonunda daha az ihtimal.

 Yer Fıstığı Alerjisi Salgını

 Yer fıstığı alerjileri 1980'lerde oldukça yaygın hale gelsede gerçek salgının ortaya çıkması, yer fıstığına tepki gösteren çocuk akınının ani bir yükselme gösterdiği 1990'ların başıydı. Ne değişti? Çocuklara yönelik zorunlu aşı takvimi, 80'lerden 90'lara kadar ikiye katlandı.

 Sindirim sistemleri büyük ölçüde gelişmediği için, bir yeni doğanı yer fıstığı ile beslemek gayet düşüncesiz olacaktır. Fakat sağlam proteinleri doğrudan bebeğin vücuduna enjekte etmek çok daha kötü. 18 aylık olmadan önce 36 aşı içerisinde.

 Yer fıstığı reaksiyonları ile yeni bir tür anafilaksi ortaya çıktı; ters anafilaksi. ([1] sf172) Reaksiyon sadece duyarlılaştırıcı antijene karşı değildi; insan türüne, yeni bir antijen tarafından henüz takdim edilmiş yeni garip antikorlara da karşıydı.

 Aşılar 1980'ler ile 1990'lar arasında ikiye katlandığı için, yüz binlerce çocuk yer fıstığı duyarlılığı ile birlikte bazen ölümcül olabilen, sık anafilaktik reaksiyonlar sergiliyorlardı. Ama kimse bunun hakkında konuşmadı.

 Ancak yeni yapılan araştırmalarla tıp mesleği her zaman yapması gerekeni yapacak, onları gömecek. Şirketleri koruyacak. Böylelikle aşı yardımcı maddeleri ile yer fıstığı alerjisi arasındaki bariz bağlantıyı incelemek için hiçbir zaman Ulusal Sağlık Enstitülerinden(NIH) para tahsis edilmeyecektir. Bu olamaz, çünkü bunun için öncelikle bir kontrol grubu gerekir, yani aşılanmamış bir popülasyon. Ki bu dillendirilmeyen yasaktır.

 Wakefield'ın çalışmalarının, ABD'deki genel bir klinik araştırmada tekrarlanmasını kesin olarak önleyen de aynı mantıktır. Aşısız popülasyon yok. Bu aslında, aşıların bir hastalık veya immünosüpresyon kaynağı olduğunu gösterebilecek hiçbir çalışma olmadığı anlamına gelir. Alerji salgını nedeni olarak aşılar mı? İmkansız. Kesinlikle bu konuyu incelemeyelim.

 Bunun yerine önümüzdeki 20 yılı çocukluk çağı yer fıstığı alerjisinin Genetik Bağlantısını arayarak geçirelim...

 Böyle kusurlu bir sistemde, gerçek klinik bilimin herhangi bir iddiası tabi ki çok ciddi biçimde engellenmiş olarak ortaya çıkmaktadır; gerçeği arıyoruz, çalışmalarımız bizi nereye götürürse, fakat bunun ve şunun dışında, ve birde onun.(!)

 Üreticilerin ortak çıkarlarını korumak için birleşmesi nedeniyle yer fıstığı eksipiyanları ve aşılar arasındaki bağlantının kanıtları bugün büyük ölçüde dolaylıdır. Aşı içeriklerinde ve Hekim Masası Referansı(PDR) aşı listelerinde yer fıstığı yardımcı maddelerinin listelendiğini bulmak çok zordur. Sebebi basit "sorumluluk".

 Referans Çerçevesi

 Böylelikle aşılarla ilgili daha önceki metnimizde açıklanan tüm o sorunlara yeni bir tane daha eklendi; yer fıstığı yağı yardımcı maddeleri. Ki bunlar, üreticilerin itiraf ettiği civa, alüminyum, formaldehit, etilen glikol ve zayıflatılmış patojenleri hesaba katmadan tek başına dahi kronik alerji ve şiddetli, hatta ölümcül şok ataklarına neden olabilir.

 Savunmasız bir yeni doğanın sırtına vurulan gerçek bir toksik yük. ABD Yüksek Mahkemesinin aşıları "kaçınılmaz biçimde güvenilmez" olarak tanımlamasına şaşmamak gerek.

 Çocukluk çağı alerjileri 1980 ve 2000 yılları arasında ikiye katlandı ve o zamandan beri tekrar ikiye katlandı. [11] Teoriler çok fazla. Çocukluk çağı aşıları da eş zamanlı olarak ikiye katlandı. Neden bu apaçık gerçeğin tutarlı bir müzakeresine yönelik kuvvetli bir örtbas var?

 Yer fıstığı alerjisi salgını, çok daha geniş olan bu sosyal fenomenin yalnızca bir yüzü. Yeryüzü üzerinde sanayileşmiş olsun ya da olmasın herhangi bir ülkenin en hasta, en alerjik çocuklarına sahibiz. Standart aşı literatürünün incelenmesi, adjuvanların tarihine ilişkin bir çalışma ile aynıdır; örtbas etme ve ikiyüzlülüğün icrası. Aşısız çocuklar otistik hale gelmez. Ve yer fıstığı yemekle şoka girmezler.

 Fakat kontrol grubunun aşılanmamış çocuklar olduğu resmi bir klinik çalışma hiçbir zaman olamaz. Ulusal Sağlık Enstitüleri(NIH) bunu asla yapmaz. Yapamazlar. Sonucu biliyorlar.

  

  1. Fraser, H, The Peanut allergy epidemic, Skyhorse 2011
  2. O'Shea, T, Vaccination is not immunization, thedoctorwithin 2013
  3. Wallace, AR, Vaccine delusion, 1898
  4. Richet, C, Nobel lecture, acceptance speech, 11 Dec 1913

Nobel Lectures Physiology or Medicine 1901-1921, Elsevier Publishing Company, Amsterdam, 1967

www.nobelprize.org/nobel_prizes/medicine/laureates/1913/richet-lecture.html

  1. Von Pirquet, C, MD, On the theory of infectious disease, Journal of the Royal Society of Medicine Volume 80, January 1987
  2. O'Shea, T, Allergies: the threshold of reactivity

www.thedoctorwithin.com/allergies-the-threshold-of-reactivity/

  1. Jones, S, Peanut oil used in a new vaccine New York Times 18 Sep 13
  2. HOBSON, D, MD, The potential role of immunological adjuvants

in influenza vaccines Postgraduate Medical Journal March 1973 , no. 49, p 180.

http://pmj.bmj.com/content/49/569/180.full.pdf

  1. Technical Report # 595, Immunological Adjuvants, World Health Org. 1976.

http://whqlibdoc.who.int/trs/WHO_TRS_595.pdf

  1. O'Shea, T, The threshold of reactivity

www.thedoctorwithin.com/allergies-the-threshold-of-reactivity/

DOBRA ANNE - TERCÜMEİHÂL

DOBRA ANNE DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  809372

-