14 ARALIK 2019 CUMARTESİ

AVRUPA BİRLİĞİ PARÇALANMA RİSKİNİ İTİRAF ETTİ

Dağılma sürecine giren Avrupa Birliği için kurtarma çalışmaları başlatıldı. Parçalanma tehdidini kabul eden AB Komisyonu Başkanı Juncker, birliğin geleceğine ilişkin hazırladığı Beyaz Kitap’ta 5 senaryoya yer verdi.


AVRUPA BİRLİĞİ PARÇALANMA RİSKİNİ İTİRAF ETTİ

Yeni Söz'ün manşetlerinde sık sık işlediği AB'nin dağılma riskiyle karşı karşıya olduğu gerçeğini sonunda kabul eden AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB'nin kuruluşunun 60. yıl dönümü olan 25 Mart'ta, Roma'da yapılacak zirvede ele alınmak üzere hazırladığı Beyaz Kitap'ta birliğin karşı karşıya olduğu tehditleri sıraladı.

AB'nin mevcut haliyle devam etmesinin zor olduğunu itiraf eden Junker'e göre birlik için 5 ihtimal bulunuyor. Junker bunları "aynen devam", "sadece ortak pazar", "daha fazlasını yapmak isteyenler", "daha azını daha verimli yapmak" ve "birlikte daha fazlasını yapmak" şeklinde sıraladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker imzalı "Beyaz Kitap" adlı belgenin başında, birliğin karşı karşıya olduğu sınamalara yer verildi. AB'nin değişen şartlara uyum sağlaması gerektiği ifade edilen belgede, "Önümüzde, güvenliğimiz, halkımızın refahı ve Avrupa'nın giderek çok kutuplu bir dünyada oynaması için gereken role ilişkin önemli sınamalar var. 27 üyeli birleşik bir Avrupa'nın kendi kaderini şekillendirmesi ve kendi geleceği için bir vizyon geliştirmesi gerekiyor." denildi.

AB'nin kuruluşunun 60. yıl dönümü olan 25 Mart'ta, Roma'da yapılacak zirvede liderlerin ele alacağı belge, 5 senaryoyu içeriyor. Bunlar, "aynen devam", "sadece ortak pazar", "daha fazlasını yapmak isteyenler", "daha azını daha verimli yapmak" ve "birlikte daha fazlasını yapmak" başlıkları altında sıralandı.

1 -Aynen devam

İlk senaryoya göre, 27 üye mevcut rotaya sadık bir şekilde yoluna devam edecek ve reform ajandasını uygulama ve güncellemeye yoğunlaşacak. 27 üye devlet ve AB kurumları, faaliyetlerde ortak bir gündemi takip edecek, karar alma hızı da, uzun vadeli çözüme ulaşabilmek için değişik görüşleri dikkate alacak şekilde konuya göre belirlenecek.

2- Sadece ortak pazar

İkinci senaryoya göre, üye ülkeler birçok konuda, daha fazlasını yapma kararı alamayacak ve artan bir şekilde ortak pazarın belirli alanlarına odaklanacak. Sığınmacı krizi, güvenlik ve savunma gibi alanlarda ortak bir çözüm olmayacak. 27 üye, birçok ülke yeni sorunu çoğunlukla kendi başlarına ele alacak. Bu durumda, ortak pazar, AB'nin asıl "varoluş sebebi" olacak.

3- Daha fazlasını yapmak isteyenler

Üçüncü senaryoya göre, bazı ülkeler bir araya gelerek, savunma, iç güvenlik, vergilendirme veya sosyal konular gibi belirli politika alanlarında birlikte çalışmak için koalisyon kurabilecek. "Çok hızlı" bir yapı öngören senaryoda, yeni "üye devlet grupları", seçilen alanlardaki iş birliğini derinleştirmek için belirli hukuki ve bütçe düzenlemeleri konusunda fikir birliğine varabilecek.

4- Daha azını daha verimli yapmak

Dördüncü senaryoya göre, üye ülkeler belirli öncelikli konularda daha hızlı ve daha kararlı bir şekilde hareket edebelecek, dikkat ve limitli kaynaklarını sınırlandırılmış alanlarda kullanabilecek.

Böylece birlik ülkeleri, rekabet veya bankacılık konularında sahip olduğu hızlı karar alma mekanizmasını seçilen diğer alanlarda uygulayabilecek, diğer konularda ise daha azını yapma veya katılmama hakkına sahip olacak.

5- Birlikte daha fazlasını yapmak

Son ve beşinci senaryoda, üye devletler kendi aralarında daha fazla güç, kaynak ve karar alma yetkilerini paylaşacak. Bir nevi "AB federasyonu" öngören senaryoyla, üye devletler arasında her alandaki iş birliği, daha önce hiç olmadığı kadar ileri taşınacak. Kararlar Avrupa düzeyinde daha hızlı bir şekilde alınacak ve daha hızlı bir şekilde uygulanacak.

AB'nin geleceğine ilişkin senaryolar tartışmalara yol açtı

AP'deki gruplar, AB Komisyonu Başkanı Juncker'in, birliğin geleceğine ilişkin hazırladığı ve 5 senaryonun yer aldığı "Beyaz Kitap" konusunda farklı görüşler dile getirdi.

AP'nin en büyük grubu Avrupa Halk Partisi (EPP) adına konuşan Esteban Gonzales Pons, Juncker'e Beyaz Kitap için teşekkür ederek, beklentileri gerçeğe uyumlu hale getirme konusunda AB Komisyonu Başkanı ile aynı fikirde olduğunu söyledi. Avrupa'nın, imkanı olmadığı için yapamayacaklarından dolayı suçlanmasına son verilmesini isteyen Pons, "Bu yanlış ve tehlikeli bir oyun. Brexit de bunun sonuçlarından biri" ifadesini kullandı.

‘Dördüncü veya beşinci senaryo ile devam etmeliyiz'

Avrupa Liberaller ve Demokratlar İttifakı (ALDE) Başkanı Guy Verhofstadt ise konuşmasında, ilk üç senaryonun gerçek birer seçenek olmadığını belirterek, "İşleri daha etkin hale getirmek ve birlikte daha fazlasını yapmayı öngören dördüncü veya beşinci senaryoyla devam etmeliyiz. Göç krizi için acilen bir Avrupa çözümü bulmalıyız. İç pazarımızı, dijital ve enerji sektörlerine de yaymalı, etrafımızdaki bölgeleri istikrara kavuşturmak ve Avrupa'nın güvenliğini sağlamak için kapasite oluşturmalıyız" diye konuştu.

‘Başka bir senaryoya ihtiyaç var'

Avrupa Birleşik Solu (GUE) grubundan Philippe Lamberts, eşitsizliğin atmasını durdurmak için radikal bir yön değişikliği önerisinde bulunarak, "Vatandaşların kalplerini ve ruhlarını yeniden kazanmak için barışı sağlamalı ve refahı paylaşmalı, mali ve sosyal rekabetten vazgeçmeliyiz." değerlendirmesini yaptı. Doğrudan Demokrasi ve Özgürlük Avrupası (EFDD) grubu adına konuşan Gerard Batten, Beyaz Kitap'ın Avrupa'nın karşı karşıya olduğu sorunları gösterdiğini ancak bunların çoğunu AB'nin kendisi tarafından oluşturulduğunu anlamada başarsız olduğunu savundu.

‘Avrupa'ya hayır diyoruz'

Aşırı sağ Özgürlükler ve Uluslar Avrupası (ENF) grubundan Vicky Maeijer ise, Avrupa'nın çökmekte olduğunu savunarak, "Biz Hollanda'da Avrupa anayasasına hayır dedik, Ukrayna ile yapılacak ticaret anlaşmasına da hayır dedik ve şimdi Avrupa'ya hayır diyoruz." diye konuştu.

 

Yorum Yaz

  461354

-