Hüseyin Yağmur

AYASOFYA CAMİİ, BEHEMEHAL AÇILMALIDIR!

Hüseyin Yağmur

İstanbul'un fethinin mirası ve hatırası Ayasofya Camii, bir kadının caminin içinde dans hareketleri yapması ile yine gündeme geldi.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'un fethini, Bizans İmparatorluğunun en büyük mabedi olan Ayasofya Kilisesini camiye çevirerek taçlandırdı. Bu uygulama, Osmanlı Devleti'nin İslam ordularından miras aldığı bir fetih geleneğiydi. Buna göre, fethedilen şehrin en büyük ve sembolik kilisesi camiye çevriliyordu.

Yüzyıllar içinde Osmanlı Devleti yaşlandı ve medeniyet dinamizmini kaybetti. Osmanlı Medeniyeti, Batı medeniyeti karşısında adeta dizleri üzerine çökmüş bir vaziyette kaldı uzun süre.

1815 yılında Avrupa devletleri kendi aralarında yaptıkları Viyana Kongresi'nde Avrupa'nın geleceğini planlarken, gizlice Osmanlı Devleti'nin topraklarını kendi aralarında paylaşmışlardı. Gün gelip Osmanlı Devleti, Batı karşısında yenilgiye uğrayıp bu paylaşma gerçekleşince Avrupalılar sembolik bazı çıkarların da takipçisi oldular.

Batılılar, Osmanlı Devlet'ini yenilgiye uğratıp, tarih sahnesinden silmelerini, Ayasofya'yı cami olmaktan çıkarttırarak taçlandırdılar. Dönem, artık onların dönemiydi.

Bundan sonra ülkemizde bir zemheri  süreci yaşandı. Batı medeniyetinin işbirlikçileri Anadolu topraklarında fethin sembolleri olan bütün Ayasofya Camilerini, bir plan dahilinde cami olmaktan çıkardılar. Amasra, İznik ve Trabzon Ayasofya Camileri bunlardan en anlamlı ve en önemli  olanlarıydı.

Uzun bir yenilginin ardından, Anadolu insanı yeniden kendi değerlerine sahip çıkabilme gücüne kavuşunca, bozuk saatler yeniden ayarlanmaya başlandı.

Yıllarca müze benzeri bir vaziyette tutulan İznik Ayasofya Camii tekrar ibadete açıldı. Trabzon Ayasofya Camii'nin bir bölümü de sonraki yıllarda ibadete açıldı. Cami, Osmanlı döneminde çok harap olup tamir edilmediğinden depo ve hastane olarak kullanılmış. 1964 yılında yabancı bir vakıfın desteğiyle yapılan tamiratın ardından Ayasofya Cami, müze oluvermiş. (2011 yılının Mayıs ayında bu mahzun camiyi ziyaret etmiş, Kur'an-a hasret kalmış minberinde oyalanıp kendimizin duyacağı kadar bir sesle Yasin-i Şerif okumuş, 'Ya Rabbi bu mahzun camiyi yeniden açmayı bizlere nasip eyle' diye dua etmiştik.)

Bir başka makus talihi Amasra'daki Fatih mirası Cami yaşamış. Amasra Kilisesi M.S. 9. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş bir Bizans kilisesi iken 1460 tarihinde Fatih Sultan Mehmet`in Amasra`yı almasından sonra camiye dönüştürülmüş. Fatih tarafından camiye çevrilen bu fetih hatırası da 1930 yılında cami olmaktan çıkarılmış.

 

Evliya Çelebi seyahatnamesinin İstanbul ile ilgili bölümünde İstanbul'un fethini, fetih sonrası savaş ganimetlerinin nasıl paylaşıldığını anlattıktan sonra, Ayasofya Camii'nin de şehrin fatihi Sultan 2. Mehmet'in payına düştüğünü yazıyor.

 

Yani esasen Ayasofya Camii Sultan 2. Mehmet'in şahsi emvalindendir. Şehir işgal edilip hak ve hukuk tanımayan yabancılar eline geçmedikçe bir başkasının bu mülk üzerinde tasarruf etme yetkisi bulunmamakta. Dolayısıyla Ayasofya, şartlı olarak kamuya vakfedilmiş özel bir mülk.

 

ABD'ndeki Bizans Enstitüsü (the Byzantine Institute of America) adlı kurumun 1931'deki girişimiyle restorasyon çalışmaları nedeniyle halka kapatılan Ayasofya, Bakanlar Kurulu'nun 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrilmiş. 1 Şubat 1935'te müze olarak ziyarete açılan Ayasofya'yı, Atatürk, 6 şubat 1935 tarihinde ziyaret etmiş. (Ne kadar manidar ki Trabzon Ayasofya Camii de aynı yöntemle müzeye çevrilmiş)

Ayasofya, bilindiği gibi, 1935 yılı başlarında kamuoyu bilgilendirilmeden verilen tartışmalı bir karar sonunda sessiz sedasız müzeye çevrilmiştir. İbrahim Hakkı Konyalı'nın naklettiğine göre başta Ayasofya olmak üzere, camiye çevrilmiş kiliselerdeki minarelerin de yıkılmasına karar verilmiş, hatta bu karar 1936 yılında Küçük Ayasofya'nın minaresi yıkılarak uygulanmaya başlanmıştı. Ayasofya minareleri, yine Konyalı'ya göre, binanın statiğinde problemler ortaya çıkacağı yolunda bir rapor sayesinde kurtuldu.

…………………

Fatih'in vakfiyesini ve özel hukukunu hiçe sayan ve bir döneme ait siyasi icraat olan bu Bakanlar Kurulu kararı, Türkiye'ye artık zorla dayatılamaz!

Bakanlar Kurulu bir an önce Ayasofya'yı müzeden camiye çeviren kararı alarak bu tarihi yanlışa son vermelidir.

Bu olay sadece siyasi bir mesele olarak görülmemeli kültürel çabalar da artırılmalıdır.  'Ayasofya Camii'ni İhya' isimli bir dernek kurulup gerekli çalışmalar organize edilmelidir. Bu dernek, elde ettiği hukuki, sosyal, kültürel, psikolojik ve tarihi verileri bir heyet halinde Cumhurbaşkanı'na iletmelidir.

Türkiye, Batı karşısında yenilmişliğin bir sembolü olan bu zillet halkasından artık kurtulmalıdır!

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  887262

-