26 KASIM 2020 PERŞEMBE

Hüseyin Yağmur

AYDIN MENDERES: BABASI ASILAN ÇOCUK

Hüseyin Yağmur

Bir dergide okumuştum: Çeçenistanlı bir çocuk okul dönüşü eve vardığında babasını Ruslar tarafından alnından vurulmuş bir şekilde bulmuş....'Sizin babanız hiç alnından vuruldu mu?' diye soruyordu.

27 Mayıs Darbecileri de 14 Mayıs 1950 günü milleti alnından vurdular. Halkın seçtiği Başbakanı da Mehmet Turgut'un ifadesiyle 'Bir goril hissizliğinde astılar'

 Asılan Başbakanın üç tane evladı kaldı geriye. Onlardan biri de 14 yaşındaki küçük Aydın'dı..

 Aydın'ın babasını, milletin tercihini asanlar öfkelerini yenemediler. Başbakanın evine idam ipi ve gömleği için icra emri gönderdiler.

Milletin Başbakanını deviriyor, asıyor ve sonra da evine, eşine, çocuğuna idam gömleği ve ipi için icra emri gönderiyorsunuz.

Hamam tellağı Patrona Halil bile bu kadarı yapmamıştı doğrusu.

.....................

Aydın Menderes, çekilen bunca eziyet ve yokluğa rağmen öfkeyle değil, sağduyu ile dolu oldu hep... Bir gazeteciye verdiği demeçte okumuştum. Şöyle diyordu: Türkiye'de 27 Mayıs'tan önce, subayların darbe yapması akla bile gelmezdi.

27 Mayısçılar ülkemizde işte böylesine bir kötü çığır açtılar.

27 Mayıs Darbecisi Cemal Gürsel'den sonra her Genelkurmay başkanı, Cumhurbaşkanlığını 'babasının tapulu malı' gibi görmeye başladı

Orgeneral Muhsin Batur bunun için kök söktürdü Demirel'e... Bundan dolayı Cüneyt Arcayürek '12 Mart'ın ardında Çankaya'ya çıkma hesabı vardı' diye yazdı yıllar sonra.

12 Eylül Darbesinin ardında da Orgeneral Kenan Evren'in Çankaya'ya çıkma hesabı vardı.

28 Şubat'ta Oramiral Güven Erkaya bunun için kök söktürdü Erbakan'a...Onlar da Atatürkçülük ve irtica diyerek milletin cebinden Çankaya'yı çalmaya çalışıyorlardı aslında.

……………

Küçük Aydın dert ve ızdıraplarla büyüdü, kendine açılan alanlarda ülkesine hizmet etti. Şaibeli bir trafik kazası geçirdi. Babasının hapis hayatı gibi o da tekerlekli sandalyeye mahkum oldu.

Ecel vakti gelince ruhunu teslim etti. 23 Aralık 2011 Pazar günü Fatih Camii'nde millet onu yalnız bırakmadı. Her kesimden halk, son görevini yapmak üzere Cami ve avlusunda yerini almıştı.

Ne kadar manidar ki, Silahlı Kuvvetler cenazede korgeneral düzeyinde temsil edilmişti. Silahlı Kuvvetlerin çelengi ise dış kapının da dışında sokağın köşesinde, Bedrettin Dalan'ın çelengiyle yan yanaydı.Demokrasi bakımından daha nerelerdeyiz oradan anlayın...

..............................

Adalet Partisi'nin kurucularından Saadettin Bilgiç'in hatıralarındaki bir bölümü okumadan Menderes'in bu ülkedeki misyonunu anlamak mümkün değildir.

Anadolu köylüsünün Darbecilere tarihi tepkisini gelin birlikte okuyalım: 'Bir köye geldik. Ondan sonra yol devam etmiyordu. Köyün girişinde 55-60 yaşlarında bir vatandaş, kaput gömlek, kaput don, başında bir takke, boynunda bir çevre, yalın ayak, bir çift öküzle düven sürüyordu. 'Ağa, emmi, efendi' diye arabadan inip seslenmemize rağmen bize bakmıyordu ve cevap vermiyordu.

Sonunda ısrarımıza dayanamadı:- Ne var, ne istiyorsunuz? diye sorduktan sonra, 'Siz burada tıkandınız, gidemiyorsunuz, yolu soracaksınız,' dedi.

- Evet, dedik ikimiz birden.

Sanki takkesini geri itiyormuş gibi elini başına götürdü ve geldiğimiz yola doğru döndü. Bize kim olduğumuzu, niçin geldiğimizi sormadan:- Şu yukarıdaki Kemerli Köprü'yü görüyor musunuz, onun arkasındaki kesme taşlı Kubbeli Camii'yi de görüyor musunuz?

Cevap vermemizi beklemeden devam etti:- O köprü, o cami Alaaddin Keykubat zamanında yapılmış. Bu köy için yapılmamış. Kayseri-Samsun yolu üzeri diye yapılmış ama zamanla bozulmuş.Biz 716 sene bekledik. Bir gün deve böğürür gibi koca makinalar geldi. Köycek üşüttük, bu yol yeniden açılıyordu, sevindik. Aradan çok geçmeden bu iş burada durdu. Sonradan öğrendik ki, siz bu yolu yaptıran adamı asmışsınız. Bakalım biz kaç yüz sene daha bekleyeceğiz? Bu yol buraya kadardır. Buradan aşağı gitmez.

Sözünü kesmeden ekledi: Nereye giderseniz gidin!

Darbecilerin yetim bıraktığı Aydın Menderes'in babası işte böyle bir misyonun adamıydı…

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  924562

-