20 HAZİRAN 2019 PERŞEMBE

Kurşun Kalem

AYŞE ARMAN YAYINCILIĞI VE PARAYLA SATILAN SAĞLIK…

Kurşun Kalem

Vatandaşın genelini dolaylı ilgilendiren ama medyanın gümbür gümbür kendi içinde tartıştığı bir gündemi vardı geçen hafta ve halen devam ediyor…

Habertürk yazarı Sevilay Yılman Hürriyet yazarı Ayşe Arman'ın para karşılığı röportaj yaptığını yazınca kıyamet koptu deyim yerindeyse…

Hürriyet cehpesi konuya biraz sessiz kaldı ama Hınçal Uluç topa girdi önce…

Cem Küçük-fuat Uğur, Murat Çiçek-Hikmet İnce televizyon yayınlarında konuyu dile getirdiler…

Sonra Ahmet Hakan İşbir yataklarını yazınca olay birden Hınçal Uluç ile arasında düelloya dönüştü…

Hınçal Uluç Ahmet Hakan'ı örtülü reklam yapmakla suçladı, Ahmet Hakan rakip yatak firmasını öven Uluç yazılarını bulup köşesine koydu…

Ortalık tozu duman içindeyken Hürriyet gazetesi içeriden küçükçe bir yer ayırarak olayı zımmen doğruladı ama konunun gazetenin politikaları ve bilgisi dahilinde olduğunu kabul edip Ayşe Arman'ı korumayı seçti…

Ertuğrul Özkök yapımı olan Ayşe Arman, gazetecilikte sınırları zorlayan tarzı ile hep tartışma konusu ola gelmişti ve grubun el değiştirmesinden sonra adı gidecekler listesinin en başlarında anılıyordu…

Şu ana kadar henüz dokunulmadı ve bu tartışma sonrası durum ne olur belli olmaz…

Ayşe Arman ise gazetesinin kendisine sahip çıkmasının ardından açtığı ağzını yumdu gözünü, “şerefsizler” diye bitirdiği bir sosyal medya açıklamış yaptı…

Tabii konu yatışacak gibi değil…

Sevilay Yılmaz da cumartesi yazısında bombayı patlatıverdi; Ayşe Arman hakkındaki bu dedikoduları doğrulayan kişinin bizzat Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar olduğunu açıkladı…

Şimdi garip bir durum oluştu…

Ayşe Arman bu açıklamayı yapan Sevilay Yılmaz başta olmak üzere dile getiren ve konu hakkında konuşan herkesi “şerefsizlikle” yaftaladı…

Yani bir nevi kendi genel yayın yönetmenine de şerefsiz demiş oldu…

Eeee, ne olacak şimdi?

Bana sorarsanız Ayşe Arman'ın Hürriyet macerasının sonuna gelindi…

Üç beş güne kalmaz, eli kulağında bir şekilde Arman genç yaşında tarih olabilir…

Fatih Altaylı başta olmak üzere bazıları ise para karşılığı tanıtım yapılmasına karşı değiller, bu yapılanan reklam olduğunun belirtilmemesine itirazları var…

Olaya oradan bakınca işin ucu öyle kaçar ki toplayamazsınız…

Hele televizyonlar yerle yeksan olur…

Bütün kuşak programlarında, bütün sektör programlarında ve en önemlisi de sağlık programlarında paralı konuk çıkarıldığını, bu işi yapan firmalardan yayın bedeli alındığını ve bu bedelin programa katılan kişi ya da kurumlarca ödendiğini, dolayısıyla tek taraflı bir reklam ve tanıtım işinin yapıldığını bilmeyen yok…

E, yazılı basında bu ahlaksızlık oluyor da, televizyonda niye aynı şekilde dile getirilmiyor?

Hele sağlık programları…

Parasını ödeyerek yayına çıkan doktorun ya da ücretini karşılayarak kendisini temsilen çalışanının yayına gönderen sağlık kurumunun verdiği bilgiye ne kadar güvenelim?

Onların hiçbirinde de bu bir reklam ya da tanıtımdır diye yazmadığına göre….

Üstelik bu yayınlardan RTÜK de payını alıyorken….

Yani bu ülkede parasını vererek program yaptırmak da, röportaj yaptırmak da serbest….

Ayşe Arman olayın çapını büyüttüğü için, işini iyi yapıp çok para kazandığı için, patronu bunu bilerek yarısın bize versin yapsın iznini aldığı için radara yakalandı…

Oysa gerçekten olan bitenleri masaya yatırsak pek çok kişi bu konuda yazı yazamaz….

Mesela, araba tanıtım yazıları yazan Fatih Altaylı acaba kaç şirketten tanıtım amaçlı araç alıp ne kadar kilometre yapmıştır?

KURŞUN KALEM - TERCÜMEİHÂL

Kurşun ve kalemi bir araya geçirmiş eski ama eskimemiş bir gazeteci

KURŞUN KALEM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  349565

-