21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Zihni Çakır

BAHÇELİ’DEN AK PARTİ’YE BÜYÜK JEST!

Zihni Çakır

MHP'nin Alparslan Türkeş'ten sonra Ülkücü değerden kopuş sürecinin son merhalesi, Bahçeli ve yönetiminin 1 Kasım Milletvekili Aday listelerindeki tercihi oldu.

1 Kasım Yeniden Seçim sürecinin en kritik aşamasındayız. Partiler milletvekili aday listelerini bugün (18 Eylül) saat 17'ye kadar YSK'ya teslim edecek. Partiler listeleri genelde YSK'ya tesliminden sonra kamuoyuna açıklar. Hele listesi sürprizlerle dolu partiler bu konuda çok daha hassas davranır.

Bu yazının kaleme alındığı saatler itibarıyla, listesinde en büyük sürprizi MHP'nin barındırdığını söylemek mümkün. Ülkücü dünya görüşünün, Türk milliyetçiliğinin alternatifsiz adresi olduğu iddiasına sahip MHP'nin, Ülkücü kimliği Türk Milliyetçiliği eğilimi kamuoyuna malolmuş isimleri liste dışı bırakması sizce de en büyük sürpriz değil mi?

Bunu, reel politik tercih olarak adlandırmak mümkün değil. Hele ideolojik hassasiyetler konusunda iddialı bir siyasi partinin, reel politik değerler üzerinden liste hazırladığını söylemek siyasetin doğasına aykırı.

Farklı eğilimleri bir araya getiren partiler bile, kurucu değerler üzerine kurulan gövdeye serpiştirir farklı eğilimleri. Anavatan Partisi'ni senelerce bu ülkenin en önemli aktörü haline getiren buydu.

AK Parti'yi 13 yıldır sandıktan zaferle çıkaran da buydu. 7 Haziran'daki erimenin arkasında yatan gerçek de bu. 7 Haziran'da olağanüstü şartların getirdiği negatif atmosferin yanında, AK Parti'nin kurucu değerlere sahip çıkışdaki deformasyonun etkisini inkar edemeyiz.

Gerek doğu ve güneydoğu da gerekse batı illerindeki aday tercihlerinde, kurucu değerlerde esneyip reel politik kriterlerin etkisine teslim olan liste anlayışı, bölgede sandık üzerindeki terör vesayetiyle birleşince, yüzde 9'luk bir kaybı da beraberinde getirdi.

AK Parti bu sarmaldan kurtulacağının işaretlerini 12 Eylül Kongresi'nde MKYK'nın oluşumuyla verdi. MKYK'da kurucu değerlere ihtimam gösterdildiği bunun gençlik aşısıyla desteklendiği bir anlayış, tabandaki sinerji ve heyecanı yeniden tetikledi. Listelerin YSK'ya teslimine saatler olmasına karşın, kongrede galip gelen aklı selimin listelere de yansıyacağından şüphe duymuyorum.

AK Parti, farklı eğilimlerin bir araya gelerek kurucu değerler üzerinden yükseldiği bir siyasi hareketin adres olmayı başarmışken, köklü bir kurumsal maziye sahip MHP'nin kendi değerlerinden uzaklaşması ve temsil ettiği ideolojik akımın temsilcilerini birer birer liste dışı bırakması, bu ideolojik eğilimi de bünyesinde muhafaza eden AK Parti için büyük fırsata dönüşebilir.

Bilhassa son dönem kullandığı siyaset diliyle Milliyetçi/Ülkücü dünya görüşünü de kucaklayan AK Parti, bugün itibarıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye çok şey borçlu hatta.

Neden mi?

MHP, aday listelerini alışılanın dışında YSK'ya teslim saatini bile beklemeden açıkladı. Hiç mübalağasız, MHP bu hamlesiyle AK Parti'ye jest yaptı.

Nasıl mı? Anlatayım...

MHP'nin liste dışı bıraktığı isimlerin hemen tamamı, MHP tabanının Ülkücü/Milliyetçi hassasiyetlerinin karşılık bulduğu isimler.

Tuğrul Türkeş (ihraç/istifa), Meral Akşener, Sinan Oğan (ihraç), Özcan Yeniçeri, Murat Başesgioğlu, Ali Uzunırmak, Şefik Çirkin, Zeynel Balkız, Durmuş Yalçın...

Bu saydığım siyasetçilerin, sadece kendi bölgelerinde değil; Türkiye kamuoyunda da Ülkücü kimliğe karşılık gelen isimler olduğunu kim inkar edebilir...

MHP'nin Alparslan Türkeş'ten sonra Ülkücü değerden kopuş sürecinin son merhalesi, Bahçeli ve yönetiminin 1 Kasım Milletvekili Aday listelerindeki tercihi oldu. Böyle bir gerçeği barındıran listeleri erken açıklamak, AK Parti için işaret fişeğidir adeta. Çünkü AK Parti'nin 7 Haziran'daki oy kaybını giderebileceği en önemli potansiyel, MHP seçmeni.

Şimdi soruyorum; Bahçeli'nin hem liste hazırlarkenki tercihleri hem de listeyi AK Parti'den çok önce açıklama hamlesi AK Parti için jest değil de nedir?

 

ZİHNİ ÇAKIR - TERCÜMEİHÂL

ZİHNİ ÇAKIR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  529034

-