18 OCAK 2020 CUMARTESİ

Ahmet Doğan İlbey

“BAYRAMLAR BAYRAM OLSUN…”

Ahmet Doğan İlbey

Bayram, Müslüman toplumda sevgi ve kardeşliğin, sulh ve huzurun kuvveden fiile dönüştüğü ulvî bir gün. 

Ne yazık ki birbirine siyasî menfaat için dost olan İslâm dünyasının kan tutmuş hâli yüreğimizi kanatıyor. Suriye'de, Irak'ta, Yemen'de, Afganistan'da ve daha nice İslâm ülkelerinde hem düşman Batı eliyle, hem kendi iktidar hırsıyla birbirini boğazlayan Müslümanların bayramı bayram mıdır?
Doğu Türkistan'da, Kırım'da, Somali'de, Arakan'da, Çeçenistan'da, Filistin'de Müslümanlar zulüm görüyor. Bir yanda mazlum ve mazrur muhacir Müslümanlar, bir yanda servet ve konfor içinde yaşayan Müslümanlar…
Bu derin çelişkinin yaşandığı bir vasatta bayram bayram olabilir mi?
Dinimizde şikâyet yok. Âmenna! Fakat bu kadar içler acısı bir vaziyet karşısında Türkülerimizde söylendiği üzere "Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime" demekten kim kendini tutabilir?
“BAYRAMLAR BAYRAM OLSUN KURTULSUN”
Ülkelerini “ölüm tarlalarına” dönüştüren ölüm kusan zorbalara Abdurrahim Karakoç'un mısralarıyla haykırmadan bu bayram bayram olur mu?
“Sabahtan haber yok, ufuklar kara / Semerkant kan ağlar, yanar Buhara / Keşmir, Kâbil, Kerkük hasret bahara / Kudüs'ün, Sina'nın bayramı nasıl?” (a.g.e., Bayramlar Bayram ola -5)
“Ya bayramlar bayram olsun kurtulsun / Ya takvimler cayır cayır yırtılsın!…” demeden bu bayram nasıl yapılır?
“Çalışsa ne iş var, ne cepte para / Dağ oldu içinde büyüyen yara / Dikti gözlerini karşı duvara / Takvim ‘Bayram' dedi, silindi yazı / Adam ‘öyle' dedi, bağrında sızı / Döndürse yönünü herhangi dosta / Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta / Yıllar, aylar, günler erirken yasta / Yer-gök ‘Bayram' dedi, ağzını açtı / Adam ‘Bayram' dedi, evinden kaçtı…” (Abdurrahim Karakoç, Suları Islatamadım, Bayramlar Bayram Ola-1)
Mısralarında dile gelen Anadolu insanın ıstırabını hissetmeden “Bayramlar bayram olur mu?”
“Bayram demek takvimdeki yazı mı? / Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı? / Açıp yüreğimi, yumup gözümü / Özüne girdiğim bayramlar hani?”
Diyen Anadolu insanının edep ve vakarından gizleyip devlet büyüklerine göstermediği sızısını duymadan bayramlar bayram olabilir mi? (a.g.e., Bayramlar Bayram ola-2)
Bayramları acıya ve kana bulayan cellâtlara, usta şairin mısraıyla sormak lâzım: “Bayram af günü, barış günü, rahmete giriş günü” değil midir?
ACISIZ, SAVAŞSIZ BİR BAYRAMI ÖZLÜYORUZ
Yürekli şair Karakoç'un mısralarında temenni edildiği gibi umutluyuz:
“Âlem-i İslâm'a rahmet su gibi / aksın, bayram olsun bayramlarınız / evleriniz cennet kokusu gibi / koksun, bayram olsun bayramlarınız / (…) / kök bir, dallar ayrı ki, İslâm bir gül / Afganistan bir gül, Türkistan bir gül / vahdet bahçesine her insan bir gül / diksin, bayram olsun bayramlarınız.” (a.g.e., Bayramlar Bayram ola -6)
Doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün Müslümanların hasreti bayramları bayram gibi yaşamak… Zulüm, acı ve fitnenin olmadığı savaşsız bir bayramı özlüyoruz?

 

 

 

 

 

 

AHMET DOĞAN İLBEY - TERCÜMEİHÂL

1954 Yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Bir kamu kurumundan emekli. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir ve bu teşkilâtın Kahramanmaraş şubesinin kuruluşunda yer aldı. Yazı hayatı 1980’li yıllarda Yeni Düşünce, Dolunay olmak üzere birçok kültür, edebiyat ve fikir dergilerinde başladı. 1990 yıllarda Gündüz Gazetesi’nde, 2010 yılından itibaren Habervaktim.com ve Türkiye Yazarlar Birliği Web sitesinde günlük yazılar yazdı. Bâzı yazılarında “Ali İlbey” müstearını kullandı. Yayınlanan ilk kitabı “Bir Hüzünkârın Tahrir Defteri.” Yayınlanmış diğer kitapları: Bir Hüzünkârın Ömür Defteri, Dil Kapısında Yazılanlar, Millet Üstüne Düşünceler, Aldatan Cumhuriyet, Kemalist Cumhuriyetin Zulümleri, Cumhuriyetin Karanlık Yılları, Müslüman Doğu’nun Derûnu. İrtibat: ilbeyali@hotmail.com

AHMET DOĞAN İLBEY DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  321944

-