21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

BEYKOZ ÇOCUK KİTAPLARI FUARI’NDA SKANDAL

Hasret Yıldırım

22 Nisan Cumartesi günü, Beykoz Belediyesi açık otopark alanında kapılarını “çocuk” okurlara açan “3. Beykoz Çocuk Kitapları Fuarı”nda; Millî ve manevî kıymetlerimizi ayaklar altına alan, ahlak dışı sahnelerin canlandırıldığı, eşcinsel ilişkileri özendiren kitaplar; ilk ve orta mektep talebelerine satışa sunulmuş. 30 Nisan'da kapanacak olan bu fuarı tertip edenler, böyle bir ahlâksızlığa dur diyecek mi?

Bir avuç, samimi ve kısıtlı imkânlarla ortaya ciddi bir şeyler koymaya çalışan gencin oluşturduğu bir birliktelik var Beykoz'da; Serdengeçtiler Derneği… Bu derneğin birçok faâliyetine iştirâk etmek nasip oldu. Ortamdan aldığım manevî hazzı ve keyfi kelimelerle anlatamam. Mevzuun içinde “Allah rızası” dışında bir gâye olmayınca, alınan maneviyât da farklı oluyor tabii ki. Hususiyetle toplum tarafından sahip çıkılmamış gençleri kucaklayan dernek; komşunun komşudan haberi olmadığı bir devirde, mühim bir vazifeyi icrâ ediyor.

7_3

Bu hafta sonu istişare ve hâl-hatır sormak için, Serdengeçtiler Derneği'nin birbirinden kıymetli gençleriyle bir araya gelmek nasip oldu. Sohbet esnasında, Beykoz'da çocuklar için bir kitap fuarı tertip edildiğini ve önümüzdeki hafta sonuna kadar açık olduğunu öğrendim. Sıkı bir kitap muhibbânı olarak, çevremizdeki çocuklara hediye verme bab'ında ‘haftaya geliriz-gelemeyiz, bu hafta ziyaret edelim, kitapları tetkik edelim' diyerek, gençlerle; Beykoz Belediyesi tarafından 3.sü tertip edilen “Beykoz Çocuk Kitapları Fuarı”na gittik. Standları gezerken ne görelim?! Millî ve manevî kıymetlerimizi ayaklar altına alan, ahlak dışı sahnelerin canlandırıldığı, eşcinsel ilişkileri özendiren kitaplar; ilk ve orta mektep talebelerine satışa sunulmuş… İsmi “Çocuk Kitapları Fuarı” olan böyle bir ortamda, bu kitapların ne işi var? Velev ki, bu kitaplar fuara katılan yayınevleri tarafından satışa sunulmuş olsun, bir kontrol mekanizması yok mu? Hususiyetle yetkili ve etkili şahısların mevzudan ne kadar haberleri var? Haberleri varsa, neden müdahale etmiyorlar? Bu fuardaki ahlak dışı kitapların çocukların önüne konulması bir cehâlet mi, yoksa kasıt mıdır? Durumun vahâmetini isticvâb edecek (sorgulayacak) öyle içler acısı sualler var ki!.

Saksı Olmanın Faydaları İsimli Sapık İlişkiler Kitabı

Bahse konu olan kitapların içerisinde biri var ki, diğerlerine “rahmet” okutur; Saksı Olmanın Faydaları… Kitap, daha sonraları Amerika'da vizyona giren bir filmle de beyaz perdeye aktarılmış. Filmin konusu şöyle: “Charlie (Logan Lerman), çevresi tarafından hor görülen ve fark edilmeyen, iç dünyasında bir takım kişisel sorunlarla savaş veren problemli bir gençtir. Okuldaki arkadaşları Charlie ile her fırsatta alay etmektedir. Ve bir gün, Charlie'nin en yakın arkadaşı intihara teşebbüs edecektir. Bu durum ise Charlie'yi karanlık tarafa çekecektir. O yıl liseye başlayan Charlie, yeni okulunda iki kardeş olan Sam (Emma Watson) ve Patrick (Ezra Miller) ile tanışır. Kardeşlerle git gide kaynaşmaya başlar ve üçlü oldukça yakın arkadaş olurlar. Sam ve Patrick, Charlie'yi gerçek dünyaya alıştıracak ve tabiri caizse açacaklardır. Charlie, Sam ve Patrick sayesinde hayatın tadını çıkarmayı öğrenir. Yine de gençlik travmasıyla baş etmeye devam eder; fakat bir yandan da yeni arkadaşları sayesinde gerçek dünyayı daha da yakından görecektir. Özellikle cinsel yönden gelişmeye başlayacaktır.”

5_4

Gelelim kitap ile alâkalı teferruata: Kitabın yazarı, 25 Ocak 1970 Pensilvanya doğumlu olan Stephen Chbosky. Yazarın birçok kitabından biri olan “Saksı Olmanın Faydaları” ise; sadece 285 sayfadan oluşuyor ve Feniks Yayınları tarafından, 2013 yılında neşredilmiş. Kitap, eşcinsel Charlie'nin sır gibi sakladığı –ve asla öğrenilemeyen- arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bu mektuplar aracılığı ile Charlie yaşadıklarını, düşüncelerini ve içinden çıkamadığı durumları anlatıyor. Mektupların başına atılan tarihlere bakıldığında ise, hâdiselerin 1991–1992 yıllarında geçtiği görülüyor. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında, The New York Times Gazetesi'nden nakil yapılmış; “Basılır basılmaz sansasyon yaratıp, kült statüsüne erişen ve pek çok okulun okuma listelerine giren bir kitap.” Bizimkiler? bu tanıtım yazısına aldandılar herhalde!. Pek çok mektebin okuma listesine girdi ya, bizim mekteplerin de okuma listesine girmeli; biz muasır medeniyetler seviyesine ulaşmalıyız, falan, filan… Bu bilgilerden sonra, kitabın muhtevâsından sadece iki sayfayı nakil yapacağım, mecburen sansürleyerek. Bizim kültürümüz ve ahlâk yapımız ile uzaktan yakından alâkası olmayan bir “rezillik âbidesi” çünkü…

“Erkek Erkeğe İlişki, Tecavüz, İçki, Uyuşturucu” Böyle Özendiriliyor

“Yaz geldiğinde Brad'in artık okul ya da başka şeyle ilgili derdi de kalmayınca, içki ve sigara problemi daha da büyümüş. Patrick ve Sam'in evinde daha az popüler insanların katıldığı büyük bir parti varmış. Brad de çıkagelmiş ki, bu biraz çalkantıya neden olmuş, çünkü Brad popüler tayfadanmış. Ama Patrick onun gelme nedenini gizli tutmuş. Millet partiden ayrılmaya başladığında, ikisi birlikte Patrick'in odasına gitmişler. O gece ilk defa sevişmişler.

Bununla ilgili detaya inmek istemiyorum. Çünkü gerçekten özel, ama bir şeyleri içeri koymak açısından düşünüldüğünde, Brad'in kız rolü oynadığını söyleyebilirim. Bunu sana söylemem önemli gibi geldi. Bitirdiklerinde Brad hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamış. Çok fazla içmiş ve kafası gerçekten iyiymiş.

Patrick ne yaparsa yapsın, Brad ağlamayı kesmemiş. Brad, Patrick'in kendisine sarılmasına bile müsaade etmemiş, bu da biraz üzücü. Çünkü biriyle sevişirsen ona sarılmak istersin.

Sonunda Patrick, Brad'e pantolonunu giydirmiş ve ona “Sadece uyuyakalmış gibi yap” deyip kendisi de giyinip dışarı çıkmış. Odasından çıktığı belli olmasın diye evin çevresinden dolaşıp partinin devam ettiği odaya girmiş. O da ağlıyormuş. Ama herhangi biri sorarsa, kova yaptığını (esrarın etkisini arttırmak için kullanılan bir yöntem) ve gözlerinin ondan kızardığını söylemeye karar vermiş. Sonunda kendini toparlayıp partinin yapıldığı asıl odaya girmiş.” (Sayfa:68)

1_2

“Çocuk” Yaşta Cinsel İlişki, Bu Sahnelerle Dayatılıyor

“Çocuk kızın tişörtünün altında çalışmaya devam etti ve kız hayır dedikçe, çocuk devam etti. Birkaç dakika sonra kız itiraz etmeyi bıraktı ve çocuk onun tişörtünü çıkardı, üzerinde beyaz dantelli bir sutyen vardı. Açıkçası o anda ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Hemen sonra çocuk kızın sutyenini çıkarıp m…lerini öpmeye başladı. Sonra elini kızın pantolonundan içeri soktu ve kız inlemeye başladı. Galiba ikisi de çok sarhoştu. Çocuk kızın pantolonunu çıkarmaya çalıştı, ama kız ağlamaya başladı, dolayısıyla çocuk kendininkini açtı. Pantolonunu ve iç çamaşırını dizlerine kadar indirdi. “Lütfen Dave! Hayır!”

Ama çocuk, kızın bakışlarının ne güzel olduğunu falan söyleyerek yumuşak bir şekilde konuştu ve kız çocuğun p….ini ellerinin arasına alıp hareket ettirmeye başladı. P…. gibi bir sözcüğü kullanmadan, daha hoş bir şekilde anlatmak isterdim, ama başka bir yolu da yok.

Birkaç dakika sonra çocuk kızın başını yere yatırdı ve kız p….ini öpmeye başladı. Hâlâ ağlıyordu. En sonunda kız ağlamayı bıraktı, çünkü çocuk p….ini kızın ağzına sokmuştu, bu pozisyonda ağlanabileceğini sanmıyorum. Bu noktadan sonra izlemeye bir son vermek zorundaydım, çünkü kendimi kötü hissetmeye başlamıştım, ama devam ettim, başka şeyler yapmayı sürdürdüler ve kız da “hayır" demeye devam etti. Kulaklarımı kapatmama rağmen, bunu söylediğini duyabiliyordum.” (Sayfa:51)

Etkili ve Yetkili Şahıslar Âcilen Harekete Geçmeli

Bir aileyi, bir toplumu ayakta tutan kıymetlere az ya da çok ehemmiyet veriyorsanız, mideniz bulanarak şu satırları okuduğunuza eminim. Bu üslûp ile yazılmış bir kitabı okuyan çocuğun, gencin; nasıl bir psikoloji içerisine gireceğini, nasıl bir ahlâk yapısı ile yetişeceğini tahmin ediyorsunuzdur. Mevzu bizim dikkatimizi, Beykoz Belediyesi'nin yaptığı bu etkinlik vesilesiyle çekti. Hâlbuki bu kitap, 2013 senesinden beri ne acı ki, bizim evlatlarımıza zehir kusmaya devam ediyor. Daha evvel konu ile alâkalı herhangi bir faâliyet yapıldı mı, ona da vâkıf değiliz. Beykoz Belediyesi fuarın tanıtım afişlerinde ve internet sitesinde, Türk-İslâm büyüklerinin ve mucidlerin karikatürlerini kullanmış. Yani, ‘sizi fuara bir sokalım da, içeride gerekli muameleyi yaparız' mı denmek isteniyor? Daha da mühimi, T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın vazifesi nedir? Atom bombasından tehlikeli, ahlâk ve maneviyât düşmanı neşirleri hangi makam tetkik edecek?

Bu ve bunun gibi bizimle alâkası olmayan, hangi muhtevâda “zehir” var ise, lütfen ama lütfen el atalım. Yüzyıllarca dünyayı titretenlerin torunlarını, üç-beş para ağası veya sapık ruhlu ideolojilerin kurbanı olmuş, şahsiyetsizlerin keyiflerine terk etmeyelim. Nerede bir hatâ varsa, en kısa zamanda düzeltilmesi için ne gerekiyorsa yapalım. Eğer “Yeniden Büyük Türkiye” ülküsünü gerçekleştirmek istiyorsak, başka çaremiz yok, vesselâm…

 3_3

 

 

 

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

  1. Sadece bu da değil , yıllardır kendi dini ile alay içerikli fıkralara bir anlam verebilmiş değilim. Nerde bir dinini hafife alan ,alay konusu eden , din bahsi geçtikten sonra güldüren fıkra görsem fetö aklıma geliyor. Kitaplardan temizlesek internette çıkıyor ....Çocuklarımıza bu bilinci vermeliyiz..

  2. Yazar pensilvanyalı ise bu faliyetlerin de bir çeşit darbe üslubu olduğunu düşünerek bilinçli hareket etme dönemidir. Birlikten kuvvet doğar...Ayrıca bütün bu faaliyetlere katılan kitapların yayın evlerinin sıkı denetimden geçirilmeleri gerekmez mi?. Bu sorumluluğa izin veren belediyelere ve kuruluşlara toplumun ahlak Ve din ve inanç ilkelerine aykırı yayınlara göz yumduğu için bir yaptırım uygulanmalı...... bu mide bulandırıcı yayınların, cinsellik içeren kitapların çocuklarımızdan uzak tutulması için denetim getirilmeli....

  3. Bir çocuk kitabının bu kadar gayri ahlaki olduğun anlatmak için bu derece ayrıntıya hiç mi hiç gerek yoktu....bu kadar aleni olmasa da benzer çocuk kitaplarını resmî okullarda cinsellik içeren resimli kitaplar olarak görüyoruz. Özellikle bu resimlerle yeni nesilin bilinç altına dikizleme ahlakını yerleştirmeye çalıştıklarını düşünüyorum. konuşup bu beş para etmez kitapların konusu bilgisayarın içinde yaşanan oyunun kitap hali...resimler piramitlerden , bize anlamsızmış gibi gelen fakat hazırlayanlar için anlamlı olan işaretlerden ve sözcüklerden oluşuyor..

Yorum Yaz

  466100

-