18 EKİM 2018 PERŞEMBE

Altan Çetin

BİR AYRILIK BİR YOKSULLUK BİR ÖLÜM

Altan Çetin

ABD'nin 6 ve 9 Ağustos 1945'te Japonya Hiroşima ve Nagasaki'ye attığı atom bombası ve sebep olduğu büyük yıkım bugünlerde anlıyor. Güya Japon kamikaze saldırılarını önlemek, Hitler sonrası Avrupa'da Hitler sonrasında daha az Amerikan askerinin hayatını kurtarmak ve Japonları teslime zorlamak için atılan bombayı Japonlar bugün nükleer silahlara karşı çıkarak sadık müttefiki oldukları ABD'yi neredeyse zikretmeden anıyorlar!  Sovyetler Çin'deki Japon yayılmasına karşı saldırıya geçtiği sırada bombalar Japonların tepesinde patlayıvermişti. Süper güçler!? ayaklarına dolanan bir engeli daha mahut düşmanlıkları arasında ortadan kaldırıvermişlerdi. Truman başkanlığındaki toptan beton dökme mantığı ile düşmanı bir anda bertaraf ediverdiler.

Japonlar bugün ordusu ve askeri girişimleri olmayan bir millet görünümünde. Afrika'da aldıkları inisiyatiflerle askeri güçlerini takviyeye çalışan bir teknoloji devi görünümü veriyorlar. Geride ise bombanın etkisiyle yanmış ve yaralanmış çocuk resimleri geçmişten geleceğe bir zihniyetin sessiz kurbanları olarak ABD ve Batı zihniyetini gösteriyorlar.

  1. Dünya Savaşı sonrası dünyada BM ve P5+1 düzeni kuruldu ve bizler de hala bu düzen için var olma mücadelesine devam ediyoruz. Truman Doktrini ve Marshall Planı ile komünizme karşı Türkiye'nin de içinde olduğu ülkelere para yardımı ile Sovyetlerle mücadelesine cepheler açıyordu. Menderes devrinde Kore Savaşı sonrası NATO'ya da giren ülkemiz bugüne kadar süren gelişmeler içinde büyük bir tarih ile sıkışmış bir gün arasında geleceğini aramaya devam ediyor. Atom Bombası ile barışı getiren ABD nükleer silah gerekçesi ile İran ile çekişmesini sürdürürken biz de bir ambargodan payımızı alıyoruz. Bu süreci en güzel Karacaoğlan'ın mısraları anlatır gibi: Bir ayrılık, bir yoksulluk bir ölüm…

Hayatını kaybeden tüm Japonları saygıyla anarken bu vesile fikrimize takılanlar olayı bizim hikâyemize bağlayıverdi. Küreselleşme böle bir şey galiba.  

***

Karacaoğlan demişken akla gelen Neşet Ertaş festivaller kapsamında anılmaya devam ediliyor. Karacaoğlan'ın bahsedilen muhteşem eserini yorumlayan üstad bize Türkün sesiyle türküleriyle sözünü köz edip sunuverdi. Vara vara vardım ol kara taşa Hasret ettin beni kavim kardaşa Sebep ne gözden akan kanlı yaşa Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm.  Bu mısralar modern zaman hikâyemizin enfes bir özeti gibidir. Ayrılıklar yani birlikten mahrum kalma son asırlarda Türkler ve İslam'ın başlı musibetlerinden biridir. Bizi kavim kardaşa hasret bırakan, gözlerimizden kanlı yaşlar akıtan bu ayrılık faciası bağımsızlığımızı kaybettiren başlıca felaketlerimizden oldu. Birlik olmayınca yoksulluk yani ekonomik yoksunluk da onu takip etti. Fakirlik belası yolları tuttu. Bir yoksulluk hikâyesidir aldı hayatımızı yürüdü. Kendisine yabancı düşen birliğini yitiren milletin iktisaden bağımsız yaşaması da düşünülemezdi. Bunun sonucu ise ölüm oldu. Ölüm burada cahilliğe metafor olarak birliğin ve ekonomik varlığın kaybının da temel saiki olarak okunabilir. Bilgisiz ölü gibidir zira kültürümüzde. Her ki dana buved tevana buved derken Firdevsi bilen güçlendi diyordu. Ez daniş dil-i pir burna buved ile bitirdiği bu şiirde bilgiden yaşlının gönlü genç oldu diyen şair tersinin ise ölmek hatta ondan beter olduğunu zımnen söyler bize. Karac'oğlan der ki kondum göçülmez Acıdır ecel şerbeti içilmez Üç derdim var birbirinden seçilmez Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm denilen yerde ne gidilebilen ne ölünebilen bu yerde birbirinde seçilmez üç derdimizi bize hatırlatan Neşet Ertaş aklımıza ve gönlümüze fikrimizle konuştu. Sadece türkü diye duyduklarımızı irfan diye anlamaya da başlarsak belki yol bize kapı olacak. Hikâyemiz küresel zamanda hep aynı bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm… Bu hikâyenin kahramanlarından, Türkistan'da 4 Ağustos 1922'de Tacikistan'da Abıderya Köyünde ani bir Rus baskınında çıkan çatışma sırasında hayatını kaybeden şehit Enver Paşa'yı rahmetle anıyorum. Ayrıca rahatsızlanarak hastaneye kaldıran Cüneyt Arkın'a acil şifa dileklerimi bu vesile ile paylaşmak isterim.  

Vesselam…

ALTAN ÇETİN - TERCÜMEİHÂL

ALTAN ÇETİN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  366077

-