15 ARALIK 2019 PAZAR

Elif Sönmezışık

BİR ERKEN BAHAR ŞÜKRÜ

Elif Sönmezışık

İstanbul iki gündür on metre ötesini beyaza boyayan sislere uyanıyor. Sabahları çiğlenmiş yolları ürperten buğularla arşınlamak güzeldi.

Öyle ya havaya cemre düştü. Asfalt arası azıcık topraklarda bir uğultu gibi yükseliyor şimdi uyanış.

Cemre, ateş manası taşıyor. Kışı eriten bir ateş. Olduğu farz edilen ve her yıl aynı zamanda düşen üç cemre; işi, alışverişi doğrudan tabiatla olanlara ayağa kalkışın ilk müjdesini veriyor. Bahar için kurgulanmış özel bir takvim cemre aralıkları. Önce havaya, sonra suya, en sonra da toprağa düştüğü kabul ediliyor.

Tıpkı cemreler gibi zemheriler, kırlangıçlı, kuğulu, çiçekli fırtınalar, hamsinler, güllü fidanlı mevsimler, bağbozumları, yaprak dökümleri, gündönümleri, pastırma yazları, Hızır günleri, bakla zamanları, bilumum kuşların göçüşleri, geri dönüşleri ve daha nicelerinin her gün olup bittiği şehirlerden uzak mı uzak, güllü yapraklı hadiselerle dolu dolu geçen yıllar…

Bütün bunlar hayatın romantik tarafıymışçasına birer edebiyat imgesine dönüştüğü şehirlerde iş başka oysa.

Gökdelenlerin ışıklı gösterisinin birçokları tarafından “muhteşem manzara” farz edildiği bir şehirde yaşıyorsanız, baharı haber veren güllerin gamzesine hasretiniz de yağmalanmıştır çoktan... Lakin aldırış etmeden, gecelere damla damla konmaya başlayan yakamozların izini sürmek, gökyüzünü boyayan laboratuvar renklerini seyretmekten efdaldir.

Mevsimin her dönüşünde biraz daha eski, biraz daha yaşamış, biraz daha yılmış oldukça, gelenler gidenleri de aratıyor hâliyle... Yenilenmek hiç de öyle kolay değil. Her bahar yaşamışlığımızı ve aşınmışlığımızı deşiyor. Ne kadar işine geliyoruz hayatın, ne kadar işine yarıyor varlığımız başkalarının? Eskimişliğimiz ayrı, yaşamışlığımız ayrı, yılmışlığımız ayrı mesele... Konar göçer hâllerden kotardığımız kaç hâlimiz kaydolmuş mazimize?.. Kaç hâlin hayatta somutlaşmasıyla yüzleşmişiz?.. bilmek zor.

Bize her dem yeni çiçeklerle görünür Yaradan. Her dem yeniden sarılır yaralar ve yeni yaraların açılacağı yerler yazılır kadere... Her dem yeniden doğuş ve ölüşlere saygılarımızı sunarız bu yüzden... Yaralar iyileşip öldürmedikçe daha bir hürmetli bakarız, gidene de kalana da... öleceğimiz gerçeğine de...

Bir kelebek ömrü, ona nice manzaraların bahşedildiği bir dünyada yettiği ve fazlasının artacağı için kısacık anlara sıkışmış olmalı. Biz bu ömür işlerinden ne anlarız ki? Ömür o kadar kısa mı sahi? Bu kadar azaldıkça azalmaya, eskidikçe eskimeye giderken günler, güneş de batabildiği kadar batıyor... Sonrasında yeni gelen doğuşun hediyesi, bir yenilenme, bir geniş zamanlar seyri değil mi?

Bir kelebekle benzer ömürler içindeyiz. Bir güne saklı ise kıymetli anlar, yıllar sonra yine bir gündür yaşamak. Bir anda saklı ise, yıllar sonra bir andır bahar, doğuş, eskiyiş, azalış ve ölüm… Hep bir ânın içinde seziş, bakış, görüş, özleyiş, serzeniş... İşte ondan an an dilimlenmiş zaman içinde, benimsenmiş bir gelecek umudu ve bir yenilenme arzusu gizli. 

Bizi şımartıyor baharlar. Buna hiç şüphe yok... Yine gerçek hâllerimizle yüzleşmemiz için de az durup gidiyorlar.

Her şeye rağmen kısa anlar içinde mutlu olalım diye boyanıyor dünya, bütün çeyizlerini çıkarıyor sandıktan, muhteşem manzaralar sunuyor. Yetmiyor; mis kokularla selamlıyor taze sabahlar, sular temizleniyor, toprak yıkanıyor.

İşte her hadise kendine has takvimde kayıtlı… her şey Hakk'ın izniyle zamana bağlı. Gelip gitmese mevsimler, yanıp yanıp sönmese günler, kuryanın yerine yeşermese ağaçlar… Ve bütün bunlar aşınmasız bir döngünün izlerine kaydolmasa, zamanla mühürlenmese; nasıl bir borcumuz olduğunu bilecektik ki, sonra nasıl şükredecektik? Altından kalkabileceğimiz iş değildi.  

Bize oldum bittim şehir manzaraları düştü kaderden... Az da olsa taşların arasından fışkıran bahar alametlerine selam olsun...

Ve şükürler olsun ki hâlâ baharlar var... geleceği umudur var… doya doya baharı tadan beldeler var… şükürler olsun.

ELİF SÖNMEZIŞIK - TERCÜMEİHÂL

Yazar Elif Sönmez Işık, Türkiye Yazarlar Birliği 2017 yılı 'basın fıkrada' ödülü sahibi

ELİF SÖNMEZIŞIK DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  988131

-