27 EYLÜL 2020 PAZAR

Hüseyin Yağmur

BİR ‘OYUNCAK KARAKTER’ TİPİ OLARAK EKREM İMAMOĞLU

Hüseyin Yağmur

Sosyal psikoloji uzmanları karakter tiplerini nasıl izah ediyorlar, bilemiyorum. Ancak benim hayat gözlemlerinde karşıma çıkan bazı karakter tiplemeleri var. Belki ileride bilimsel literatüre girebilecek bu sosyal psikoloji karakter tiplerini bugünkü yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir dönem Türkiye'de duruşu bozuk olan kimseler için ‘omurgasız' ifadesi kullanılırdı. Özellikle tarihin sıkışma anlarında, devlet tarafından yapılan baskı ve zulümlerin arttığı zamanlarda bazı insanlar karakterli bir şahıs gibi davranmak yerine faydadan faydaya menfaatten menfaate koşan insanlar haline gelmişlerdi. Bu tür insanlar için omurgasız ifadesi o günlerde kullanılmış ve ifade literatüre geçmişti

Denizlerin dalgalı anlarında içindeki ya da yüzeyindeki bazı canlıların sahile vurması gibi zayıf karakterli kişiler de toplumsal dalgaların şiddetli olduğu dönemlerde kıyıya vurabiliyorlar.

28 Şubat1 1997'de generallerin Yunanların üzerlerine sürmesi gereken tank paletlerini Türkiye dindarlarının üzerine sürdüğü o   meşum ve karanlık günlerde  bir çok insanın bedeni ve karakteri de kıyıya vurmuştu.

Hasbelkader 28 Şubat Darbesi günlerinden itibaren toplumu gözlerken ‘karton karakterli' bazı insanlara rastladığımı hatırlıyorum.

Karton karakterli insanlarla konuştuğunuzda, temas ettiğinizde, iletişim kurduğunuzda, dokunduğunuzda bu kişilerden sanki bir kağıda dokunmuşsunuz gibi bir his gelir içinize…

Söz verirler sözlerinde durmazlar, konuşunca yalan söylerler, senden gözükürler darbecilerle ve zalimlerle iş tutarlar, yapmacık heyecanlar gösterirler, çehrelerindeki ifade, duruma göre maske gibi değişkendir. Yüzlerindeki sakal ve bıyık gibi tercihler de her gün değişir. İşte bunlar karton karakterli insanlardır

İktidar dönemlerinde ise ‘karton karakterler' yerine piyasada daha çok ‘oyuncak karakterler' görülür. Çünkü bu dönemlerde oyuncak karakterler daha çok revaçtadır.

Son zamanlarda  hem iktidar cephesinden hem de iktidara soyunan ve sulanan muhalefet cephesinden çok sayıda oyuncak karakterli insanlar ortaya çıkmaya başladı.

Eskiden piyasada uzak doğu mamulü zebil cinsinden çeşit çeşit oyuncak olurdu. Şimdiki oyuncaklar ABD ve Avrupa yapımı. Kolay satılsınlar ve sahiplerini sevindirsinler diye üzerlerinde bir hayli çalışılmış.

Yeni dönem oyuncak karakterlerin son sürümü bir başka ifadeyle son modeli Ekrem İmamoğlu denilebilir.

Oyuncak karakterli insanların en belirgin özelliği şu ki; kim tarafından kullanılırsa kullanılsın  ya da kimin eline geçerse geçsin maharetli halleriyle onları mutlaka mutlu etmeyi becerebiliyor.

Ekrem İmamoğlu'nda öyle bir maharetli oyuncak karakteri var ki;

Onunla PKK'lı kadrolar dağda ya da saklandıkları mağarada oynasa  onları mutlu edebiliyor.

17-25 Aralık'ta entrika ile 15 Temmuz'da silah ile cebren hükümete ve devlete kasteden Pensilvanya'da fetö'cüler oynasa onları da mutlu edebiliyor.

Onun Eyüp Sultan'da Kuranı Kerim okuması her kesimden laikleri ve Atatürkçüleri mutlu edebiliyor.

Onun daha mazbatasını almadan Anıtkabir'e koşması ve deftere imza atması her kesimden ve vilayetten dindarları mutlu edebiliyor.

Onun ‘Demirtaş'ın çizgisini beğenmiş hali' Milliyetçileri  de mutlu edebiliyor.

Onun devletin valisine ‘İtlik yapmıştır' şeklinde küfür etmesinden hoşlanan ve bundan mutlu olan bir sürü hayranı var….

Tarihi televizyon toplantısı öncesi programın sunucusu ile bir otelde gizli görüşme yapabiliyor. Onun için hedefe giden her yol mübah…

Ekrem İmamoğlu'nda öyle bir maharetli oyuncak karakteri var ki;

Maharetleriyle sadece yerlileri değil yabancıları da mutlu edebiliyor.

ABD'liler, Rumlar, Yunanlılar, Makariosçular onu seyretmeye doyamıyorlar

Ekrem İmamoğlu yaklaşık 6 aydır Türkiye'nin hatta biraz da Türkiye ile yakından ilgilenen küresel odakların gündeminde. Küresel odaklar ve onun taşeronu, CHP bir dönem 'İhsanoğlu' filmini denemişti. O film tutmadı. Şimdi aynı filmin İmamoğlu bölümü  var.

Rahmetli Prof. Dr. Mümtaz Turhan'ın ‘Kültür Değişmeleri' isimli eserinde şöyle bir tesbit yer alır: Muhtelif müellifler tarafından belirtildiği gibi, orta çağda zirai istihsal metodları asırlarca aynı kaldığı halde dinî telâkkiler, itikatlar, örf ve âdetler, siyasî, içtimaî teşkilât, evlenme şekilleri, şiir, edebî mektepler, mimarî üslûbu müteaddit defalar değişmiştir. Sorokin'e göre halkın siyasî sempatisi de moda gibi sık sık değişmektedir: Mesela bu temayül İngiltere'de her iki, iki buçuk senede, Fransa'da dokuz ayda bir değişir.(Turhan,2002:30)

Türk toplumunun da beğeni ve temayülleri zaman içerisinde değişiyor. Zamanında bir şiir dinlemiştim. Şiirde; “Her şeyimiz bozuktu, elektriğimiz, suyumuz, musluğumuz.

Ama insanımız sağlamdı “deniliyordu

Bu toplumda bir ara sağlam karakterli insanlar çok revaçtaydı. Bu sağlam karakterli insanlar zaman içerisinde güzel atlara binip gittiler.

İşin kötüsü şu ki toplum artık sağlam karakterli adamları pek aramıyor. Toplum öyle bir beğeni ve değerler erozyonuna uğradı ki sağlam karakterli insanlara artık ihtiyaç duymamaya, oyuncak karakterli insanlara teveccüh göstermeye başladı.

23 Haziran İstanbul seçimleri, bir oyuncak karaktere toplumun ne kadar teveccüh gösterdiğinin de yeni bir göstergesi olacak. Mevlana Hazretlerinin dediği gibi; Neyi arıyorsan, O'sun sen!

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  259196

-