Hüseyin Yağmur

BİR ULU ÇINAR: NECATİ COŞAN’IN ARDINDAN

Hüseyin Yağmur

Bundan 10 yıl önce 5 Haziran 2008 günü Ülkemizin ve İslam Âleminin çok nadir değerlerinden biri olan, Halil Necati Coşan Amca, Dar-ı Beka'ya irtihal etmişti.

Avustralya çöllerinde bir cami açılışı için seyahat ederken, şaibeli bir kazayla şehit düşen Esad Coşan Hocaefendi'nin babasıydı.

Binlerce insanın kalplerinin en mutena köşelerinde özel bir sevgisi bulunan bir sevgi halesiydi Necati Amca.

Yaklaşık 100 yıllık ömrünü ilim ve irfan hayatının zirvelerinde sürdürmüş bir ibadet cevheriydi O...

Kendisindeki onca esrarengiz hali, esrarengiz bir halde saklar, sıradanlaştırır, bir yüce insan olmasına rağmen 'Necati Amca' olarak aramızda bulunurdu.

Evine gelen misafirlerini uğurlarken,misafirini gözden görülmeyecek anına kadar evinin dış kapısında beklerdi.

Herkes kilometrelerce uzaklardan gelip ondan dua almak isterken O, bir büyük tevazu içinde 'Duadan Unutmayın' diyerek misafirlerini uğurlardı.

En münekkid insanların bile üzerinde ittifak ettiği kuşatıcı bir sevgi cazibesi taşırdı.

'Veresiye defterini yıllar önce Haliç'e attığı günden beri,' hep insanlara bir şey vermek için çabalardı.

Çilehane sabahlarının bereketlere, hayırların fethine, şerlerin def'ine vesile olacak uzun dualarının sahibiydi.

Muhataplarıyla göz irtibatını bir an bile koparmaz, araca bindirildikten sonra dahi bekleyenleri mutlaka iki eliyle birlikte coşkuyla selamlardı.

Pozitivizm ve akılcılık cereyanlarıyla zihni beslenmiş insanların bütün iddialarının iflas edeceği hallerinin herkes şahidiydi.

O'nun duasıyla; yıllardır konuşamayanlar konuşur, yıllardır çocuğu olmayanların çocuğu olurdu.

Başbakanlar, bakanlar ziyaretine gelir, duasını alır giderlerdi. Evine gelen bir Bakanı da Bingöl'ün bir dağ köyünden gelen ihvanını da aynı sükunetle ağırlardı.

Uzakta görünüyormuş gibi durmasına rağmen; sevdiklerine şefkatinden, en yetkili makamlarda olsalar bile onlara mektup yazarak uyarmayı ihmal etmezdi.

En dinamik insanların bile zorlanacağı ölçekte kendisinin ve hanesinin misafir trafiği vardı. Bir tek yüz çizgisi değişikliği göstermeden bu trafiği ağırlardı.

Dalları ülke sınırlarını aşmış, kökleri arzın derinliklerini sarmış bir ulu çınardı…

Arkasında binlerce sevenini bırakarak ebedi âleme kanatlandı...

Sanki hiç bir değişiklik olmamış, evini Çamlıca'dan Süleymaniye'ye taşımış gibi,

Şimdi yine misafir ağırlamaya devam ediyor...

Süleymaniye'den geçerken bazen Caminin mezarlık duvarı dibinde bir Fatiha miktarı nefeslenirdim de, oradaki mevtalar aramızda dolaşan bazı dirilerden daha diriymiş gibi gelirdi bana.

Allah sevgisinden ayırmasın, şefaatinden eksik etmesin...

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

  1. Kardeşim öyle güzel ve tam anlatmışki , başkası bu kadar net ve berrak tarif edemez.Yazık onu göremeyenlere ve görüpte onun makamını anlayamıyan hödüklere.....

Yorum Yaz

  378676

-