25 OCAK 2020 CUMARTESİ

Özkan Sapsağlam

BİRAZDA OKULUN ÖĞRETEMEDİKLERİNİ KONUŞALIM

Özkan Sapsağlam

İnsanın varoluşuyla birlikte başlayan eğitim ve öğretim süreci, okullarla birlikte kurumsal bir boyut kazandı. Okul, eğitim ve öğretimin planlı, programlı ve sistemli olarak yapıldığı yer olarak tanımlanabilir. Okulun varoluş sebebi ise çocukları ve gençleri yarına yani geleceğe hazırlamaktır.

Toplumsal bir kurum olan okul, bağlı olduğu toplumsal yaşamdaki değişimlerden nasibini aldı. Geçmişte okula dair temel beklenti, ahlaklı bir insan, yaşam becerilerine sahip bireyler ve şuurlu bir gençlik inşa etmesiydi. Aile kurumunun zayıflaması, bireyselleşmenin yaygınlaşması, kariyerin en önemli saygınlık normuna dönüşmesi ve paranın amaçsallaştırılmasıyla birlikte okula dair temel beklenti akademik başarı oldu.

Bugün, anne babaların ve hatta Millî Eğitim Bakanlığı'nın okullara dair temel başarı ölçütü, sınavlarda öğrencilere çözdürdüğü soru sayısı. Milli ve manevi değerleri önemsediği, çocukların sadece beyinlerini değil, kalplerini de eğittiği, toplumsal meselelere çözüm ürettiği için manşetlere konu olan, başarılı ilan edilen bir okul görmedik ne yazık ki. Üstelik bu okulların önünde kayıt kuyrukları da olmuyor. 

Bugünün okullarına baktığımda, sınavlara boğulmuş, tüm enerjisini akademik başarıya harcayan, eğitimden vazgeçmiş ve öğretimi önceleyen kurumlar görüyorum. Anne babaların sınırsız istekleri altında ezilmiş, disiplin olaylarından bıkmış, kendi amaç ve yörüngesinden sapmış, iki arada bir derede kalmış, okul. Ne yazık ki bugün ki okul ideallerini, maziye ve atiye karşı sorumluluklarını unutmuş, günün geçerli kavramlarına yenik düşmüştür.

Size göre de hala okulun öğretemediklerini konuşma vakti gelmedi mi?

Mesela bugün ki okulun, çocuklara şuur ve ideal aktarmaya dair bir kaygısının olduğunu söyleyebilir miyiz?

Okulun, insan olmanın manevi yükümlülüklerinin öğretimine dair bir önceliği var mı?

Bugün ki okulun çocuklara değer ve ahlak öğretimine dair herhangi bir çabası bulunmakta mıdır?

Günümüz okulları, çocuklara temel yaşam becerilerini (öz bakım, nezaket, birlikte yaşama kültürü) öğretmek için hangi çalışmaları yapmaktadır?

Modern okul, 21. yüz yıl becerileri olarak kabul edilen, problem çözme, eleştirel düşünme, iletişim, işbirliği ve öz-yönetim gibi becerilerin ne kadarını çocuklara kazandırabilmektedir?

Bugün ki okul çocuklara başarılı insan olmanın yanında iyi insan, faydalı insan, inançlı insan ve mutlu insan olmanın da yollarını gösterebilmekte midir?

Aslına bakarsanız, yukarıda eksikliğini belirttiğim hususların hepsi, yönetmeliklerde ve öğretim programlarında var. Fakat gerçekte, pratikte yok. Bu yüzden de sınıfa, çocuğa ve dolayısıyla hayata yansıyan bir şey de yok. Bugün ki okulun ne maziye ne de atiye dair bir kaygısı yok. Bugün ki okulun temel kaygısı bugünü kurtarmaktır. 

Bugün eksikliğini en çok hissettiğimiz şey, bir fen veya matematik okulundan ziyade bir insanlık mektebidir. İnsan olmanın onurunu, insan olmanın sorumluluğunu ve insan kalmanın doğruluğunu öğreten bir okul. Her geçen gün büyüyen toplumsal sorunları, aile felaketlerini, katliamları ve intiharları ancak böyle bir okul çözebilir.

Aile kurumu çökmüş bir toplumun, yabancı kültürlerin ve yaklaşımların hayranı olmuş, kendi öz kavramlarını yitirmiş, tarihini ve dilini öğretememiş bir okulun, çocuklarına ve gençlerine, yarına dair büyük idealler aşılayabilmesi mümkün değildir. Milletler okullarıyla yükselir, milletler okullarıyla batar.

Vesselam…

ÖZKAN SAPSAĞLAM - TERCÜMEİHÂL

ÖZKAN SAPSAĞLAM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  732423

-