28 ŞUBAT 2020 CUMA

‘BİZDE SİZİN SEVECEĞİNİZ İSLAM VAR’ DİYEREK BATIYA ŞİRİN GÖRÜNMEYE ÇALIŞTILAR

Bu yapının en az bunlar kadar vahim başka bir günahı da Batı’da İslamofobia dalgası yükselirken buna karşı çıkıp Müslümanların haysiyetini yükselterek, İslam’ın izzeti davası güdeceklerine İslamofobia ile karikatürize edilen ve şeytanlaştırılan Müslüman imajını kullanarak hoşgörü, dinler arası diyalog gibi kılıklar altında “bizde sizin seveceğiniz İslam var” diyerek şirin görünmeye çalışmaları ve kendi izzetlerini onların nezdinde aramalarıdır.


‘BİZDE SİZİN SEVECEĞİNİZ İSLAM VAR’ DİYEREK BATIYA ŞİRİN GÖRÜNMEYE ÇALIŞTILAR

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in 3 Ağustos 2016 tarihli konuşması (2) 

Sayın Cumhurbaşkanım, Aziz davetliler,

Başka dinlerle İslam'ın ilişkisinin genel ilkeleri Kur'an ve Sünnet çerçevesinde belirlenmiş ve tarih boyunca örnek uygulamalarla bugünlere taşınmıştır. Ehl-i Kitap olarak kabul edilen din mensuplarıyla dinî özgürlükleri zedelemeden barış içinde yaşamak esastır. Ayrıca insanlığın faydasına olacak her işte ortak zeminde yardımlaşma ve dayanışma mümkündür.

Ancak diyalog adına ortak bir dinî teoloji veya dinî kültür birliği oluşturma çabası kabul edilemez. Hele bunun için kelime-i tevhid parçalanarak Hz. Muhammed'in risaleti görmezden gelinerek bir ilişki geliştirilemez. Böyle bir tutuma dinî açıdan onay vermek mümkün değildir. İslam'ın mümini olmak ancak Kelime-i Tevhid'in bütününe iman ve ikrar ile gerçekleşir.

Sayın Cumhurbaşkanım, Değerli Şûra Üyeleri,
Kur'an ve Sünnet'i öğretmek, temel ilkelerini ve ahlakını müminlere ve insanlara anlatmak elbette İslam'ın tebliğ ve irşat faaliyetlerindendir. Ancak bu faaliyeti bir güç ve çıkar ağına dönüştürmek, buradan dünyevi, siyasi ve ticari bir yapı oluşturmak, her türlü kirli ilişkiye açık hâle getirmek, İslam'ın evrensel ilkeleri ile bağdaşmaz. Din adına çıkar elde etmenin ve nüfuz oluşturmanın tasvip edilecek herhangi bir dinî temeli olmadığı gibi bu tür yapılara karşı duruş sergilemek hem ahlaki hem de İslamî bir sorumluluktur.

İslam'da tebliğ ve irşat faaliyetinde davet Allah'a ve Hz. Peygamber'in yolunadır. Allah adına kişilere davet edilmez. Allah ile insanları aldatarak kullara kulluğa çağırmak en büyük zulümdür. Hiç kimse aklını, iradesini ve kişiliğini başka birine teslim edemez. Hâlıka isyan konusunda mahlûka itaat olmaz.

Din adına, Allah adına insanların manevi duygularını istismar ederek kurulan yapılar İslam'a taban tabana zıttır. Bu tür yapılar, tarih boyunca İslam toplumlarında makes bulmamıştır.

Sayın Cumhurbaşkanım, Değerli Şûra Üyeleri,
Uzun yıllardır varlığı bilinen ve her türlü yolu kendi emelleri için mubah gören, dini ve dinî duyguları istismar eden; bu duygularla milletimizin zekâtını, sadakasını, infakını ve evlatlarını çalan, dinimizin temel değerlerini ve kavramlarını gaspeden, her türlü gayr-i İslami ve gayr-i ahlaki tutum ve davranışlarla fitne, fesat, yalan ve desiselerle kendine insan ve imkân devşiren, devletin tüm yapılarına sirayet ederek milletin geleceğini ipotek altına almaya çalışan ve son darbe girişimiyle millet tarafından suçüstü yakalanan FETÖ terör örgütünü dinî bir yapı olarak görmek mümkün değildir. Bu örgütün elebaşısını da din âlimi ve dinî rehber olarak kabul etmek mümkün değildir. Örgüt elebaşlarını imam, kendisini de kâinat imamı olarak isimlendiren bu kişi ‘Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüştür.' hükmünce muamele görmelidir. Bir gecede topyekûn millete bomba yağdıran, masum insanları katleden bir örgütün ne İslam'la ne de insanlıkla bir ilişkisi olamaz.

Sayın Cumhurbaşkanım, Değerli Şura Üyeleri,
Ülkemizin ilahiyat birikimi ile Başkanlığımızın tecrübesini buluşturmak, yaşadığımız bu elim hadiseden dersler çıkartmak, dini istismar eden bu ve benzeri yapılara karşı gerekli tedbirleri almak, din hizmetleri, din eğitimi ve din öğretimi alanında başta hukuki düzenlemeler olmak üzere mevcut eksiklikleri tespit etmek ve buna göre atmamız gereken adımları belirlemek, İlahiyat ve Diyanet camiası olarak üzerimize düşeni yapmak, insan yetiştirme mekanizmalarımızı yeni baştan gözden geçirmek, topluma sağlıklı din eğitimi sunulmasını sağlamak, dinî-hayrî ve sosyal hizmetlerin sunulmasında İslam'ın evrensel ilkelerine göre hareket edilmesi için gerekli çalışmaları başlatmak ehemmiyet arz eden konulardır.

Açıkça ifade etmek isterim ki, Türkiye'yi bütün boyutlarıyla kavrama ve ele geçirme iddiasındaki bu örgüt karşısında dinî ve akademik suskunluğun bir açıklaması yoktur. Bu konuda gerek Diyanet camiasının gerekse İlahiyat fakültelerindeki akademik faaliyetlerin gözden geçirilmesi aciliyet kesbetmektedir. Öte yandan Başkanlık olarak varlığını din istismarına ve bu milletin bekasını sonlandırmaya adamış bu terör örgütü hakkında her türlü derinlikli araş- tırma ve düzenlemeyi bir an önce yapmamız bir zarurettir.

Sayın Cumhurbaşkanım, Aziz Misafirler,
En önemli hususlardan bir tanesi de ister din ve diyanetini öğrenme ve hayırlı hizmetlere omuz verme gayretinde olsun isterse dine ve maneviyata mesafeli ve hatta muhalif olsun gençlerimizin bu travmatik gelişmeler sonunda din ve maneviyat konusunda içine sürüklenebilecekleri nihilizmin büyüklüğünü görmek ve anlamak gerekmektedir.

Dini ve maneviyatı kirletmekten kaçınmayan bu hain saldırının genç nesillerin maneviyatını derin bir bunalıma, buhrana ve çıkmaza sürükleme potansiyelini bertaraf etmek ilahî bir sorumluluk olarak omuzlarımıza yüklenmiş bulunmaktadır. Gençler, kendilerine dinî nasihatler- de bulunan insanlara bundan sonra nasıl güvenebileceklerdir? Onlara inanmakla içine düşürüldükleri hüsran ve umutsuzluğun anaforunda bu gencecik yüreklerin içine sürüklenmeleri muhtemel nihilizmden onları koruyarak İslam'ın tertemiz bir barış, adalet, kardeşlik ve yüksek ahlak çağrısı olduğuna bu gençler neden ve nasıl inanacaklardır? Bu gayyadan gençlerimizi hangi iman, hangi güvenilirlik ve hangi şevkle koruyabileceğiz?

Bu gençlerimizi bunalımdan, buhrandan nihilizmin girdabından kurtararak İslam'ın yüce hakikatlerine ulaştırma yolunda gerçekleştireceğimiz Olağanüstü Din Şûrası kararları bize yol gösterici olacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanım, Aziz Davetliler,
Yaşadıklarımızın sıcaklığı içinde verilen tepkilerin ardından şimdi serinkanlılıkla düşünme zamanıdır. Önümüzdeki sürecin içinden çıkılamayacak bir fitneye dönüşmemesi için sağduyu ve akl-ı selime muhtaç olduğumuz izahtan varestedir. Milletimizin bu soylu direnişi yüksek bir adalet ile taçlandırıldığı takdirde tarihteki yerini alacaktır. Zat-ı alilerinizin sık sık vurguladığı gibi intikamla değil ancak adaletle bu sürecin üstesinden gelinebilir. İnanıyorum ki barındırdığı istişare ve tefekkür gücüyle Din Şûrası hepimize umut, itidal, feraset ve hakkaniyet aşılayacaktır.

Yarınlarımızın, bugünlerimizden çok daha güzel olacağına dair inancımızı ifade etmek istiyorum. Allah'a sonsuz hamdolsun ki, bu topraklar asırlardır Müslüman yurdudur. Bu millet şüheda evladıdır. Bu ezanlar, bu salâlar İslam'ın şiarıdır. Bu dinin, tek bir harfi bile değişmeyen bir kitabı vardır. Bu dinin, en güzel örnek olma vasfına sahip bir Peygamberi vardır. Allah'ın bize verdiği bir akıl, bir kalp vardır. Bizim değişmez değerlerimiz, 14 asırlık engin tecrübemiz vardır.

Muhterem Cumhurbaşkanım,
Darbe karşısında şecaat ve izzetle gösterdiğiniz liderliğe ben de milletimiz adına, o meş'um gece gözyaşlarıyla salâ okuyan binlerce din görevlimiz ve cami cemaati adına derin şükranlarımızı ifade ediyorum. Olağanüstü toplanan bu şûrada birbirinden değerli âlim ve hocaları- mız adına diyebilirim ki, millet olarak yaşadığımız felaketten istikbalimiz adına büyük hayırlar doğacaktır.

Untitled-2_31

Karanlığa açılan bir ihanet kapısı açılmamak üzere kapanmıştır. Allah, sizden ve milletimizden razı olsun. Emin olunuz ki, Allah'ın dini adına bütün insanlığa karşı kendini sorumlu gören bu milletin göğsü iman dolu evlatları bu ihanet yarasını da hızla saracaktır.

Dinimiz, diyanetimiz, mukaddesatımız, milletimiz yara almadan kula kulluğu reddeden ve yalnız Allah'a kulluk eden nesillerin elinden tutmaya, çocuklarımıza, gençlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Toplum olarak birbirimizin hukukunu daha çok koruyacak ve birbirimize daha çok sahip çıkacağız.

Dinî duygu ve dinî düşünceyi istismar eden FETÖ ve başka örgütlerin çaldığı bütün ıstılahlarımızı, değerlerimizi, evlatlarımızı geri alacağız. Terör örgütlerine verilecek tek bir Müslüman evladı yoktur, olamaz. İslam'ın değişmez yolundan istikamet üzere yürüyeceğiz. Her türlü aşırılıktan, ifrattan, tefritten ve bâtıni yorumlardan uzak, Kur'an ve Sünnet-i Seniye ile orta yolu esas alan İslamî hayatımız zayıflamadan, solmadan yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Allah, bizi ve bütün insanlığı orta yoldan, istikametten ayırmasın.

Sözlerime son verirken aziz milletimizi derin acılardan, ağır imtihanlardan, onulmaz yaralardan muhafaza etmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Cenab-ı Hak, birliğimize ve dirliğimize göz dikenlere, izzetimize ve şerefimize kurşun sıkmaya çalışanlara fırsat vermesin. Dinimizin, devletimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dâhili ve harici fitneden bizleri halas eylesin. Şûramızı hayırlara vesile kılsın.

Hepinizi en kalbî duygularımla selamlıyor, tekrar hoş geldiniz diyorum.

Devamı yarın...

Konuşma yapanlar:
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan
TBMM Başkanı
İsmail Kahraman
Başbakan Yardımcısı
Prof. Dr. Numan kurtulmuş
Diyanet İşleri Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Görmez

Yorum Yaz

  443504

-