12 ARALIK 2019 PERŞEMBE

Elif Sönmezışık

BİZDEN UZAK, BİZE YAKIN

Elif Sönmezışık

Türkiye'de Artık birçok kurum kuruluş ya da platform, yazı/yazarlık konusunda atölye çalışmaları yapıyor. Hatta ortaokul düzeyindeki öğrenciler dahi yazarlık seminerlerine dâhil oluyor, kitap bile yayımlıyorlar. Birkaç haftadır Fatih Sultan Mehmet Uluslararası İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle yazı atölyesinde buluşuyoruz. Edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım ile dönüşümlü olarak teori ve pratik düzeyde yazı becerisini kazandırmaya odaklı çalışmalar yapıyoruz.

Türkiye'de uluslararası düzeyde tasarlanmış birkaç okuldan biri. Dolayısıyla İslam coğrafyasının uzak beldelerinden gelen birçok öğrenci var ve bir kısmı yazı kursuna/atölyesine katılmayı seçmiş. Hem biraz olsun edebiyatımızla tanış olmayı ve Türkçelerini geliştirmeyi hem de kendilerini yazılı ve sözlü olarak daha iyi ifade edebilmeyi istiyorlar. 

Atölyede buluştuklarımız arasında ağırlıklı olarak Irak, İran, Afganistan, Yemen, Malezya, Suriye uyruklu öğrenciler var. Onlara ne “yabancı” ne de “gurbetçi” demeye diliniz varmıyor. Zaten onlar da kendilerini “yabancı” görmüyorlar. Hem o kelimeyi kullanmıyorlar, hem de öyle hissetmiyorlar. Uzak bir komşusuymuşuz ve bize yatılı misafirliğe gelmişler gibi.

Okuldaki mevcut yerli çocuklarımızla en çok Müslüman olma paydasında buluşuyorlar. Ve hepsinin birleştiği düşünce, Müslüman ülkelerdeki savaşların ve ekonomik sıkıntıların son bulması. Yatakhaneleri yan yana, her namaz vakti mescitte buluşuyorlar. Birlikte çok sayıda etkinlikte yer alıyorlar, sohbet ediyorlar, dertleşiyorlar, hayatı paylaşıyorlar…

Misafir çocuklar, ailelerinden çok uzak olmaktan, mekân ve alışkanlıklarında yaşadıkları büyük değişimlerden ve Türkçeyi öğrenme sürecinden ötürü ilk zamanlarda derslere odaklanmakta ve sosyal ilişki kurmakta epey zorlanmışlar. Hatta ilk defa siyahi bir insanla karşılaşmanın hayretini yaşayanlar olmuş. Bu yadırgamaların zamanla eridiği, hayata daha fazla dâhil oldukları hissediliyor.

Ülkelerindeki savaş ve yokluklara rağmen, belli bir eğitim hizmetine kavuşmuş ve başarılarını değerlendirmek adına Türkiye'ye getirilmiş çocuklar hepsi. Şükür ki aileleri şimdilik güvende. Onlar da Türkiye'de eğitim görme hayalini gerçekleştirmekten ve bizimle olmaktan son derece memnun ve mutlu.

Türkiye'yi ve bilhassa İstanbul'u “dünyanın merkezi” olarak algılamalarına ve çok sevmelerine rağmen her birinin ideali, burada iyi bir eğitim almak ve bir an önce ülkelerine hizmet etmek. Bir dokuzuncu ya da onuncu sınıf öğrencisinin hayatındaki hedefi böyle ifade etmesi, yerli mevcudu da etkiliyor. Onlar da kendilerini amaçsız hissetmek, kaybolmak istemiyorlar.  

Geçenlerde atölye grubundan en çok özledikleri ne ise onu yazmalarını istedim. Misafir çocuklarımız en çok ailelerini ve yemeklerini özlüyordu. İlk geldiklerinde yaşadıkları yalnızlık hissini anlatıyorlardı. Yalnızlıkla özlem iç içeydi. Yabancılık azaldıkça geriye yalnızca özlemek kalıyordu. Bizim çocuklarımız ise en çok daha küçük olup her şeyi daha saf algıladıkları yaşlarını özlüyordu. Ailelerinden uzakta da olsalar, onlar çoktan alışmıştı buna.   

Bu tür çalışmalar, çocuklarımız katılımcı oldukları ve kendilerini ifade edebildikleri sürece bir zenginlik olarak geri dönüyor ve dönecek. Onları tanımak, kendimizi, durduğumuz yeri, sorumluluklarımızı, paylaşmanın hiçbir zaman boşa gitmediğini, İslam'ın gönülleri birbirine bağlayan gücünü, dünyaya yabancı kalmamayı anlatıyor bize. Hayatı yeni yeni anlamlandırmaya başlayan meraklı gözlerinin ardında, zihinlerini dolduran koca dünyalar var. Misafirler olanlar da bizim çocuklarımız. Bunu yüzlerine baktığınızda tereddütsüz hissedebilirsiniz. Onlar da bizi kendilerinden biliyorlar, hayranlık duyuyorlar, bir parçamız olarak kalmak istiyorlar. Ve hepsini bir arada görmenin saadeti, dünyanın bir gün mutlaka iyileşebileceği umudunu taşıyor ve paha biçilemez.

 

 

ELİF SÖNMEZIŞIK - TERCÜMEİHÂL

Yazar Elif Sönmez Işık, Türkiye Yazarlar Birliği 2017 yılı 'basın fıkrada' ödülü sahibi

ELİF SÖNMEZIŞIK DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  744972

-