17 KASIM 2018 CUMARTESİ

‘BTK MUTLAKA KONTROL MEKANİZMASI SAĞLAMALI’

Sosyal medyada 'fenomenlik' adı altında toplumumuzun ve özellikle gençlerin ahlakını bozanları ‘Ahlaksızlıkta Fenomeler’ başlığı ile manşete taşıyan Yenisöz bu işin üstüne gidiyor.


‘BTK MUTLAKA KONTROL MEKANİZMASI SAĞLAMALI’

Rabia AYKUT

Uzun zamandır tartışma konusu olan sosyal medya fenomenlerinin toplum üzerinde etkilerini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık ile konuştuk.

Sosyal medyada Gaga Bulut rumuzuyla bilinen Bulut  Altuğ adlı Youtuber'in videosuyla ilgili konuşan Doç. Dr. Ali Murat Kırık  “Yüz lira veriyor. Erkek çocuklarına öper misin? Öpüyor. Ama kusura bakmasınlar. Burada bizi de eleştirmek gerekiyor. Nasıl böyle şeylere prim veriyoruz.  İzliyoruz. Bu da bir hata değil mi? çoğu acaba nasıl yapmışlar? Nasıl öpüşmüşler diye bakıyorlar aslında. Evet, bunu çeken sorunlu sıkıntılı ama bu kadar yayılması neden? Burada toplum eleştirisi de yapmamız lazım. Sosyolojik eleştiri de yapmalıyız.  demek ki farklılıklar bizim dikkatimizi çekiyor. Yüzlerce binlerce insan o videoyu seyretmiş. Bence bunu da eleştirmemiz gerekiyor. Tamam, o adam çekti. Bir hata yaptı. Neden bu kadar izlendi? prim verildi zaten her şey meraktan olmuyor mu? Kontrollü gitmek gerekiyor bence bu konuda.” dedi.

‘BTK ihbar hattı kurulmalı'

BTK ya çok büyük görev ve sorumluluk düştüğünü belirten Kırık, “Bu noktada BTK'nın  kontrol mekanizmalarını mutlaka sağlaması gerekiyor. Bu tarz içeriklere erişim yasağının hukuki olarak getirlimrsi gerekiyor. Çünkü bunlar anlık bir şekilde kontrollü olması lazım. Sanal ortam şikayet hattı ama bunu emniyet için demiyorum. Emniyet genel müdürlüğünde de var. Siber suçlarla mücadele diye. Bir kesim diyor ki bu suçtur. Bir kesim diyor ki bu suç değildir. Dolayısı ile burada önce öz denetim sağlamamız gerekiyor. Denetim mekanizmasını önce kendimizde çalıştırmalıyız. Bu tarz içerikleri önce kendi eleştirel süzgecimizden geçirmemiz lazım.” diye konuştu.

Hazcı yapı hedonisttik ve narsist yaklaşımın insanları bu noktaya doğru sürüklediğine dikkati çeken Kırık,  “İnsanlar ben merkezci olmaya başladılar. Toplumsal değerler, normlar giderek değişmeye başladı. Manevi değerler yozlaşmaya başladı. Bunun en büyük sebebi Youtube gibi sosyal paylaşım ağlarında herkesin üretici duruma gelmesi. Ve denetimden uzak bir medya halini alması oldu. Bu denetimin mutlaka sağlanması lazım. Bunu için de hani yasak demeyelim ama denetim açısından BTK bu tarz içerikler için mutlaka böyle bir ihbar hattı gibi oluşturmalı. Gönderilen içeriğin hemen yayılmadan kontrol altına alınması gerekiyor. BTK içinde böyle bir şey kurulabilir. Hukuki olarak bazı açıklar mevcut ama en azından kendi iç yapımızda bunu engelleyebiliriz.  En azından bir şikayet gerçekleştirilsin sanal ortamda bu şikayet değerlendirilsin.” değerlendirmesinde bulundu.

 ‘Tamamen olumsuz değil'

İnternet içeriklerinin tamamen olumsuz olmadığını belirten Kırık, “Bunun iyiliği de var kötülüğü de var.  Tamamen olumsuz bir yapı da değil. Böyle değerlendirmek de mümkün değil çok öğretici içerikler de var. Çocukların zihinsel fiziksel bedensel gelişimini etkileyici öğretici videolar da mevcut. Tamamen kötü diyemeyiz. Youtuberluk açısından baktığımız da Youtuberlarin zaten genel gayesi çok fazla izlenme oranına sahip olmak ve çok farklı içerikler üreterek biraz daha marjinal olabilmek. Onlar oradan prim kazanıyor. Burada yine bize görev düşüyor. Bizlerin bu noktada eğitim almalıyız. Hani diyoruz ki çocukları eğitelim. Şimdi annenin elinde telefon çocuğa diyor ki; “Şu ayarı yapamıyorum şuraya giremiyorum”. Anne çocuğun eline telefonunu veriyor.  Dijital uçurum giderek açılıyor. Dijital uçurumun giderek açılması nesiller arasında eğitim açısından teknoloji kullanımı açısından büyük ayrımlar söz konusu. Bu uç noktalarda oldukları içinde bir sorun yaşadıklarında bilgisayarlarında akıllı telefonlarında çocuklarına veriyorlar. Bir nevi aslında aileler de çocukları teşvik ediyor. özellikle Youtuber olma konusunda. Videoların çekiyorlar çocuklarının. Ve bunları paylaşıyorlar. Bunlar üzerinde prim kazanıyorlar kendi çocukları bedeni üzerinden. Bu da aslında bir nevi ekonomik istismardır. Çocuğu üzerinden prim kazanıyor. “Çocuklara bu bilinç nasıl aşılanacak diyoruz”. Önce ebeveynlere bu bilinç aşılanması lazım. “ dedi.

‘Medya okur yazarlığı dersi bizim gibi gelişmekte olan toplumdalar bir ilaçtır'

Ebeveynlerin iyi bir medya okur yazarı olması gerektiğini belirten Kırık, “İyi bir medya okur yazarı olmamız lazım. Ebeveynlerin medyadaki o içeriklere, gönderilen mesajlara, subliminal mesajlara karşı durmaları gerektiğini önce öğrenmeleri lazım. Medya okur yazarlığı dersi hayat bilgisi dersi gibidir. Sosyal medya için de medya okur yazarlığı dersi gerekiyor.  Çocuklar akıllı telefonlara maruz kalıyorlar. Farklı uygulamaları indirebiliyorlar. Denetimden uzak bir ortam söz konusu. Bu uygulamaları nasıl doğru kullanacaklarını ya da hangi uygulamaların onlara katkı sunacağı. Hangilerine katkı sunmayacağı eğitimle olur. Şunu diyorlar; “Çocukların elinde telefon var. Artık ipin ucu kaçtı.” İpin ucu kaçtı diye biz bu şekilde bırakamayız ki. Çocuklar istediklerine girsinler. İstediklerini izlesinler, etkilensinler. Ondan sonra ne oluyor? Gaga bulut gibi insanlar çıkıyor.  Çocukların bilinç altına doğrudan etki edebilecek içerikler bulunuyor. “ dedi.

Medya okuryazarlığı eğitimlerinin, seminerlerinin toplumun gelişimi açısında önemli olduğuna dikkati çeken Kırık,  “Çocuklar içinde ilk okuldan başlayarak kendi seviyelerine göre medya okur yazarlığı dersi verilmeli ta ki üniversiteden mezun olana kadar. Çünkü artık medya eskisi gibi geleneksel değil.  Artık hepimiz üretici ve tüketici konumundayız. Bu yüzden medya okur- yazarlığı dersi her sınıfta olmalı. İki saat bile olsa zorunlu olmalı. Seçmeli de değil bakın. Bu noktada MEB ve tabi ki Milli Eğitim Bakanı sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk hocamıza da çok görev ve sorumluluk düşüyor. Medya 4. Kuvvet deniyordu. Bugün 1. Kuvvet durumuna geldi. Mutlaka medyadaki mesajları doğru anlamak anlamlandırmak gerekiyor.  Medya okur yazarlığı dersi bizim gibi gelişmekte olan toplumdalar bir ilaçtır. Bu ders iletişim mezunları tarafında okutulmalı. Başka branştaki hocalar okutuyor bu dersi. Ondan sonra işte fenomen adı altında türlü rezaleti yapan kişiler ortaya çıkıyor. Bunlara da pabuç bırakmamak için bu ders şart.” diye konuştu.

Yorum Yaz

  058525

-