15 ARALIK 2019 PAZAR

Mücahid Karabalık

BU FIRSATI KAÇIRMA!

Mücahid Karabalık

“Büyük adamları ortaya çıkaran biraz da büyük fırsatlardır.” der Toplum Sözleşmesi adlı kitabında Fransız yazar, düşünür, Jean Jacques Rousseau. Şöyle bir çevremize bakalım, bu sözü doğrulayacak onlarca örnek görebiliriz. Gerek tarihimizde, gerek günümüzde önüne çıkan fırsatları değerlendirmiş ve bu vesileyle lider olmuş örnekler vardır. Gerçekten bütün maharet bu sihirli sözcükte midir? “FIRSAT”.

Birçoğumuz çevremizde şahit olmuşuzdur “Bana bir fırsat verseler…” diye başlayan yakınmaları.

Gerçekte fırsat verildiğinde birçoğu aldığı sorumluluğun altında kalır. Madem bir fırsat verildiğinde çok şey yapacak enerjimiz ve yeteneğimiz var, o zaman fırsatın gelmesini beklemek yerine, enerjimizi fırsatı elde etmek için harcamamız daha mantıklı olmaz mı?

Aksi halde

FIRSAT'ın ŞANS'tan hiçbir farkı kalmaz.

Fırsat, sözlükte mana olarak; herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, Şans ise; bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum olarak tanımlanır. Şans tamamen rastlantı iken, fırsat bir vesiledir.

Üniversiteyi yeni bitirenler, iş fırsatlarını kovalarken en iyi fırsatları, işinden tatmin olmayanlar ise fırsatı ya terfi etmekte, ya da iş değiştirmekte ararlar. Temelde amaç hep aynıdır; daha iyi, en iyi. Daha iyiye ulaşma hedefi, bir fırsatın ortaya çıkmasıyla yeni hedefler ortaya çıkarır. Her defasında hedefler büyür ve yeni fırsatlar aranır. İş hayatında yükselmek biraz da fırsatları

değerlendirmekle olur, ancak oturup fırsatın gelmesini beklemek bütün fırsatlara hazırlıksız yakalanmakla sonuçlanır. O zaman da başkası için fırsat olan bir durum bizim için ulaşılması zor bir hedef olarak kalır.

Fırsat geliyorum demeden önce ne yapmalı?

İlk yapılması gereken, bilgi ve donanım olarak gerekli liyakate sahip olmak için çalışmaktır.

Fırsat gelmeden hazırlıklı olmalıyız. Bugünün üniversite öğrencileri yabancı dilin iş hayatında iyi fırsatlara ulaşmak için ne kadar önemli olduğunu bildiklerinden, daha okulları bitmeden bu eksikliklerini giderme gayreti içindedirler. Bir kısmı ise yüksek lisans, yurtdışı eğitim ve deneyimi gibi yeterliliklerini artırıcı faaliyetlerle kendilerini geliştirirler. Çalışanlar ise,

meslekleri ile ilgili kendilerini sürekli geliştirmelidirler. Yeniliklere açık, meslekleri ile ilgili gelişmeleri takip etmeli, kendilerine verilen sorumluluğun dışına çıkmalı, işlerin yoğunluğundan şikâyet etmek yerine, daha verimli çalışmanın yollarını aramalı ve gerektiğinde daha fazla sorumluluk alabileceklerinin işaretlerini vermelidirler. Bir atasözünde; “Her şeye homurdanmaya alışmış kimse, fırsat kapıyı çalınca bile gürültüden yakınır.” denmektedir.

İkinci olarak yapılması gereken yerine birini yetiştirmektir. Çalıştığım şirketlerden birinin Genel Müdürü bana şöyle demişti; “Eğer yükselmek istiyorsan, altını doldurmalısın. Birinin sırtına basmadan yükselemezsin.” Yani terfi etmek için sorumluluklarını devredecek birini bulmalı ya da yetiştirmelisin. Bunu başarabilen fırsata bir adım daha yaklaşmış olur.

Üçüncü olarak yapılması gereken sosyal çevreyi genişletmektir. Unutulmamalıdır ki, birçok fırsat referansla gelir. Şirketlerde daha çok güven veren insanlara sorumluluk daha çok verilir. Bir kişinin iyi referanslarının çok olması, onun güvenilirliğinin bir göstergesi olarak algılanır. Sosyal çevre, sosyal etkinliklerle kazanılır. Sosyal etkinliklere katılan bireyler hem kendilerini geliştirirler hem de fikirlerini paylaşacak daha fazla insana ulaşma fırsatı bulurlar.

Bu çerçeveden bakıldığında, fırsat beklenince gelen bir mutluluk değil, peşinden koşulması gereken ve ulaşıldığında ise şükredilmesi gereken bir amaçtır. Bazılarımız çalıştıkları şirketin yapısına göre, “iyi ama benim çalıştığım şirkette kemikleşmiş bir kadro var, onlar varken benim yükselmem mümkün değil” gibi değerlendirmede bulunabilir. Unutulmamalıdır ki, bir insanın kendisini geliştirmesi, sürekli öğrenmesi ve bilgisini artırması onun faydasınadır. Bulunduğu yerde olmasa bile, bir gün bir fırsat mutlaka kapısını çalacaktır. Önemli olan bu fırsatı kovalayan kişi olmak ve hazırlıklı olmaktır. Fırsatlara hazır olan bir birey için, karşılaştığı her olay, her insan onun fırsatlara ulaşmasında bir vesile olabilir.

MÜCAHİD KARABALIK - TERCÜMEİHÂL

MÜCAHİD KARABALIK DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  681463

-