26 MAYIS 2019 PAZAR

BURSA YERLİ OTOMOBİLE TALİP

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, 'Bursa, Türkiye'nin milli otomobil üretiminde en önemli aktörü olmaya adaydır. Yerli otomobil üretilecekse buna en layık merkez, bilgisi, tecrübesi ve gücüyle Bursa'dır”” dedi.


BURSA YERLİ OTOMOBİLE TALİP

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın milli otomobil üretiminde en önemli aktör olacağını vurgulayarak, "Yerli otomobil üretilecekse buna en layık merkez, bilgisi, tecrübesi ve gücüyle Bursa'dır. İlk Türk otomobil fabrikasının kurulduğu Bursa'mız, milli otomobilimizde de üretim merkezi olmaya hazırdır" dedi.

Burkay, BTSO'nun Altıparmak Caddesi'ndeki hizmet binasında düzenlediği basın toplantısında, otomotiv sektörünün Bursa ve Türkiye açısından gerek üretim kabiliyeti gerekse istihdam değeriyle stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledi. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinin, aynı zamanda otomotiv sektörünü elinde bulunduran ülkelerden oluştuğuna dikkati çeken Burkay, otomotivin, güçlü olduğu ülkelerde uzay ve havacılık gibi yüksek teknoloji gerektiren tüm sektörleri de lider konuma taşıdığını vurguladı.

Ana yan sanayi tecrübesi

Türkiye'nin, otomotiv sektöründeki ana ve yan sanayi tecrübesini 1970'li yıllardan itibaren kazanmaya başladığını, yarım asra yakın süreçte otobüs üretiminde Avrupa lideri, hafif ve ağır araçlar ile otomobil üretiminde ise Avrupa ikinciliğine yükselen bir merkez haline geldiğini anlatan Burkay, sektörün bugün dünyanın en önemli markalarına üretim yapan ve 196 ülkeye ihracat gerçekleştiren güce sahip olduğunu dile getirdi.

"Biz de inanacağız ve başaracağız"

Burkay, buna rağmen fiyatta rekabet avantajını kaybetme riskinin firmaların ve sektörün önündeki en büyük tehditlerden birini oluşturduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Bizler hep birlikte kendimize şu soruyu sormalıyız; 'Biz de başarabilir miyiz?' diyeceğiz, yoksa kaderimize razı olup, başkalarının kurduğu oyunun parçası olmaya devam mı edeceğiz? Sanayi devrimini ıskalamamıza rağmen 50 yıl önce otomotiv sektörünün geleceğine olan inançla önce 'Devrim', sonra 'Anadol' ile şansımızı denedik, fakat maalesef sonunu getiremedik. Oysa sosyo-ekonomik göstergeler açısından 60'lı yıllarda Türkiye'nin gerisinde bulunan Güney Kore, bugün tartıştığımız yöntemlerle 'Hyundai' ve 'Kia' gibi markalarını dünyaya armağan etmiştir."

“Hyundai'de farklı ülkelerden aldı”

Dünya devi Hyundai'nin 40 yıl önce ilk milli otomobilini, farklı ülkelerden aldığı parçalarla oluşturduğunu, 1975'te ilk platformunu Ford'dan alarak yola çıktığını, Malezyalı Proton'un üretime 1985'te Mitsubishi'nin teknolojisiyle start verdiğini hatırlatan Burkay, şöyle devam etti: "Maalesef Türkiye'de de başta 'Devrim' ve 'Anadol' maceralarımızda olduğu gibi, ülkemizi bir üst lige taşıyacak projelerin ve girişimlerin küçümsendiğini ve yoğun eleştiriler aldığını görüyoruz. Güney Kore'nin yarım asır önce yola çıkan markaları bugün dünyanın tüm pazarlarında milyarlarca dolarlık ekonomik değere ulaşmıştır. Onlar nasıl inandı ve başardıysa biz de inanacağız ve başaracağız. Yine Gandi'nin dediği gibi, önce sizi görmezler, daha sonra alay ederler, sonra sizinle savaşmaya başlarlar ama işin en sonunda kazanan siz olursunuz."

"Teknoloji transferi en akılcı yoldur"

Burkay, otomotiv sektöründe, ülke adına tarihi bir fırsatın daha yakalandığını belirterek, yerli otomobil üretim hedefi doğrultusunda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın liderliğinde bakanlığın çalışmaları ile ilk prototipin ortaya çıktığını anımsattı.

Bursa iş dünyası olarak yerli otomobili üretme noktasında, ilk günden itibaren verdikleri desteği aynı inanç ve kararlılıkla bugün de sürdürdüklerini vurgulayan Burkay, gerek yerli uçak gerekse yerli otomobil üretimleri konusunda izlenen metodun doğru olduğuna inandıklarını dile getirdi.

Yorum Yaz

  815716

-