20 MAYIS 2019 PAZARTESİ

Bülent Acun

BÜYÜK ÇINARIN GÖLGESİNDE İRFAN SOHBETLERİ

Bülent Acun

Merhum Ahmed Muhtar Büyükçınar, bir ilim, gönül, aksiyon ve dava adamı... Soyadıyla müsemma gölgesinde meyve yüklü ağaçlar yetiştiren bu toprakların büyük çınar hocası. Sohbetlerinden anlaşılıyor ki “hayatı ibret aynası” olduğu kadar sözleri de birer ibret levhası…

Prof. Dr. Cihan Okuyucu çok güzel bir şey yapmış rahlesinde yetiştiği Ahmed Muhtar Büyükçınar Hoca'nın sohbetlerinden aldığı notları iki kapak arasına getirmek suretiyle nasibi olanların istifadesine sunmuş. Bu kitabı neşrederek Mevsimler Yayınevi de okurlarına besin değeri yüksek bir kitap kazandırmış. Akif Bey'in hediye ettiği kitabı kemali keyif ve dikkatle bir solukta okudum.

Özellikle son yıllarda iyice kaybettiğimiz sohbet kültürünün tarifsiz tadını yeniden bulmuş olmaktan ziyadesiyle memnun, mesrur ve mesudum. İrfan Sohbetleri kitabı üç bölümden müteşekkil…

  1. Bölüm: Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca'nın çeşitli zaman ve mekânlarda gerçekleştirdiği sohbetlerden notlar.
  2. Bölüm: Büyükçınar Hoca'nın huzur ve güven içinde verimli yaşama yolları başlıklı yarım kalmış çalışması.
  3. Bölüm: Büyükçınar Hoca'nın bazı talebelerinden bir kaç hatıra ve bunlarla birlikte hocanın kızı Ayşe'ye yazdığı duygu, nasihat ve hikmet dolu mektuplar.

Hatıralarda anlatıldığı ve sohbetlerinden anlaşıldığı kadarıyla Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca hakkında bende şu kanaat oluşuyor. Hoca efendi sıradışı bir âlim, hem zikir hem de fikir adamı... Sabitelerini son derece dinamik bir şekilde muktezai hale uygun anlayıp yorumlayan bir kanat önderi... Vakar ve ağırlığını koruyarak talebeleriyle tam bir arkadaş, kendisinde kalacak değil, kendisini geçecek talebeler yetiştirmeye gayret gösteren bilge bir hoca... İki yüz çeşit yemek yapabilen mahir bir aşçı. Tıbb-ı Nebevi'yi yaşayarak o eşsiz eczaneden hayata sağlık ve mutluluk reçeteleri sunan insan dostu bir hekim. Fikir ve düşünce zenginliğini avam, havas demeden herkese ikram edebilecek enginliğe sahip müstesna bir ilim adamı.

Bu uzun girizgahtan sonra size Büyükçınar Hoca'nın Buhara pilavı tadındaki irfan sohbetlerinden katreler sunmak istiyorum... Bir kitap bir solukta okunacak kadar akıcı olduğu kadar her bölümünden ciltler dolusu kitaplar çıkacak kadar da zengin bir muhtevaya sahip...

Şeytan iyiliklerle de kandırır: Şeytan, insanı kötülüklerle aldatmayınca iyi şeylerle aldatmaya çalışır.(Sohbet 13. Sayfa 72)

Namazın ruhu bedeni: Her şeyin bir bedeni, bir ruhu var. Namaz şeklen kıyam, rûkü ve secde... Ama birde ruhu var. Yaptığımız ibadetlerin gerçek olup olmadığı ahirette belli olacak.(Sohbet 13. Sayfa 72)

Göreceğiz fakat meyletmeyeceğiz: Bundan 40 sene önce dışarıda gezmek kolaydı. İnsan kendini zorlamazsa bir günaha düşmezdi. Fakat bugün durum farklı… Nereye baksan bir kabahat görür, dinlersin. Peki, ne yapacağız görsek de bakmayacağız, duysak da dinlemeyeceğiz, meyletmeyeceğiz.

Az yiyen çok yaşar: Zira sağlığa uygun olarak az yiyenler çok yaşar, sağlıksız ve çok yiyenler az yaşar. Ne kadar yemeliyiz, sorusunun cevabını Yüce Allah veriyor: “... Yiyin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah c.c. israf edenleri sevmez.”(Araf. 31)

Hz. Peygamber(s.a.s)'de israfın ölçüsünü ve ne kadar yememiz gerektiğini şöyle açıklıyor:

“Yaşaması için insanoğlunun bir kaç lokmacık yemesi yeterlidir.(Yaşı ve işi gereği) Mutlaka çok yemesi gerekiyorsa midesinin üçte birisinin yemekle, üçte birini su ile doldursun, üçte birini de rahat nefes alması için boş bırakın.(İbn-i Mace) (Sayfa 173)

Şişmanlık - Zayıflık: Şu genel kaideleri unutmayalım. Şişmanlık, hastalıklar üretir. Aşırı zayıflık, hastalıklara karşı dirençsiz bırakır.(Sayfa- 173)

Hastalıklar neden çoğaldı: İnsanlar, önceleri her işini kendileri yaparken daha güçlü, daha sağlıklı, daha dayanıklı idiler. İnsanların işini yapan makineler çoğaldıkça güçleri azaldı, hastalıklar çoğaldı.

İnsanlar, önceleri kilometrelerce yolu yürürken, otomobiller çoğaldıkça bir kaç yüz metre yolu yürüyemez hale geldiler.(Sayfa 177)

Hocamda gördüğüm 3T: Benim hocamda gördüğüm (3T) var. Tertip, Tevazu, Terbiye. (Emekli İmam Hatip Eyüp Sabri Osmanoğlu)

Takva, Fetva: Hocamız Takva ile amel eder, halka fetvayı verirdi. (Doç. Dr. Durak Pusmaz,  sayfa 233)

Ben kanat yapmam, kanat takarım:  Ben talebelerimi kendime kanat yapmam. Bana bağlı kalsınlar ve minnet duysunlar istemem. Onlara kanar takar ve kendi yollarında uçsunlar isterim. (Sayfa 241)

Ben bu köşemde bu güzel kitaptan ancak bu kadar iktibasta bulunabildim. İyisi mi siz, bu irfan pınarından kana kana içmek için raflarınızda İrfan Sohbetlerine yer açın...

 

 

BÜLENT ACUN - TERCÜMEİHÂL

BÜLENT ACUN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  862720

-