12 ARALIK 2017 SALI

Kurşun Kalem

ÇAĞRI, ÜLKER’İ DE KAPSIYOR MU?

Kurşun Kalem

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “parasını yurt dışına kaçıranlar var, onlara izin vermeyin” çağrısı kapalı kapılar ardında büyük çaplı bir panik üretince, bu kez FETÖ ve PKK bağlamında ilişkili olanlar şeklinde düzeltildi.

Borsası olan, uluslararası bankacılık sistemine entegre, merkez bankası BİS kontrolündeki bir ülkede böyle bir çağrı yapmanın rasyonel karşılığı yok.

Cumhurbaşkanı da elbet bunu biliyor.

Ancak, birilerine sert bir mesaj vermesi gerektiğini düşünmüş olmalı ki, önce çıkıştı, sonra yatıştırdı.

Ama eminim ki bu cümlelerin muhatapları mesajı net biçimde aldılar.

Geri adım atılmadı aslında, zaten diken üstünde olan ve sığ yapısıyla manipülasyona açık olan finans piyasalarının tedirginliğinin olası bir kaosa neden olmasının önü alındı.

Ama bu çağrı olduğundan beri benim aklıma başka bir şey takıldı; Acaba çağrının en önemli muhataplarından biri Ülker grubu olabilir mi?

Zaten sonraki düzeltmede de PKK ve FETÖ vurgusunun yapılmış olması bu sorunun bendeki karşılığını daha da artırdı.

Ülker;  Kaynak holding ortaklığı, 1 Nisan şakası temalı reklam filmi ile tartışılan, bünyesinde FETÖ'cü çalışanları bulunan  ve eskiden beri bu yapı ile yakın ilişkileri bilinen bir şirketti.

Finans ve iş dünyası biliyor ki, Ülker artık bir Türk değil İngiliz şirketi.

Ülker yerleşik operasyonlarının büyük çoğunluğu Türkiye'de olan, Türkiye'de kazandığı parayı ülkesine götüren bir İngiliz şirketi…

Grup son üç yıl içinde parça parça yönetim merkezini Londra'ya taşıdı.

Dikkat ederseniz Murat Ülker Türkiye'ye gelmiyor, Türk basını ile ilgili temasını Londra'da sağlıyor.

Peki Ülker niye radarımıza takıldı?

28 Şubat operasyonunun FETÖ yapılanmasının önünü açmak için kullanıldığı artık bugün herkesin malumu.

İmam Hatip liseleri üzerine uygulanan baskılar, mütedeyyin kesimin çocuklarını FETÖ şerefsizlerinin okullarına yönlendirmesine yol açmıştı.

Aynı şekilde 28 Şubat döneminin askeri ortamında sakıncalı şirketler listesinin en başına Ülker'in ismi yazılmış, dindar kitleler dayanışma duygusuyla ürünlere destek çıkmışlar, grup muazzam bir büyüme yakalamıştı.

Ama buna karşılık Ülker grubu hep karşı taraflara şirin görünmüş, kendisini büyüten kitleye sempati göstermemişti.

Sempati göstermek bir yana,  bu kesimler tarafından hiç sevilmeyen İslam düşmanı Bedri Baykam'ın değersiz bir resmine 125 bin dolar ödenmesi  hiç anlaşılamamıştı.

Referandum öncesi darbe çağrışımı yapan reklam filmi ile çok tartışılan grubun patronu Murat Ülker'in bir de Bedri Baykam'ı zengin etmesi yıllarca destek amacıyla Ülker ürünlerini satın alan inanmış kesimlerde derin hayal kırıklığı oluşturmuştu.

Bedri Baykam'ın “Bizim ülkemizde İslamcılar Ülker, modernler Eti yerler” lafı üzerine başlayan diyaloğun sonu küçük bir servetle noktalanmıştı.

Bedri Baykam'ın Ülker ile ilgili düşünceleri konusunda son derece hassas olan Murat Ülker, kendisine servet kazandıran milyonlarca tüketicisinin hissiyatını ise hiç ama hiç dikkate almıyordu.

Bu ve benzeri pek çok anekdot sıralanabilir.

Ama sonuçta şu soru ortada duruyor; Ülker neden Türkiye'yi terk etti?

Bu gidişin FETÖ ve 15 Temmuz sonrası oluşan iklimle bir ilişkisi var mı?

İngiliz şirketi United Biscuist'i satın alarak merkezini Londra'ya taşıması bu çağrının önemli nedenlerinden birisi olabilir mi?

“Kraliçenin pastacısı” ünvanlı şirketi alarak İngiltere şemsiyesi altına girmeyi nasıl yorumlayacağız?

Tayyip Erdoğan'ın “ülkemizin finansal saldırı altında olduğu bir dönemde işadamlarının yerli ve milli duruş sergilemeleri” sözü bana bunları çağrıştırdı.

Ne dersiniz, haklı mıyım?

KURŞUN KALEM - ÖZGEÇMİŞ

Kurşun ve kalemi bir araya geçirmiş eski ama eskimemiş bir gazeteci

KURŞUN KALEM DİĞER YAZILARI

  1. Çünkü Bedri onları sevmediği içindir... Londra’da kraliçenin pastacısı olmuşsa eğer ....oda görevini hakkıyla yerine getirdiği için ödülü olmasın?.

  2. 28 şubatta Ülker’in maceralarının tam bir İngiliz oyunu olduğu kronoloji takip edildiği anda anlaşılmış oluyor. Ve bunları okurken bile imam- hatip okullarına olan baskıların, ülkerin malum okullara yönlendirmesinin hele hele de sakıncalı şirket grubuna o günlerde girmesinin bile yazılmış çizilmiş olduğunu anlıyoruz...bütün bunlar planın parçasıymış...biz herrr işimizi Allah’a tevekkül ettik...ancak bir cümleniz dikkatimizi çekti “ bu kesimler tarafından hiç sevilmeyen Bedri Baykam “ demişsiniz..bu “ bu kesimleri bile hiç sevmeyen Bedri Baykam “ olmalıymış...

Yorum Yaz

  864130

-