Kemal Yeşilçimen

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ, TÜRKİYE YIKILMAZ!

Kemal Yeşilçimen

Gövdemizi siper ettik. Etten duvarlar ördük. Son teknoloji gemi ve silahlarla saldıran işgalcileri iman gücüyle mağlup ettik ama çeyrek milyon şehit verdik. Düşmanı perişan etmemize rağmen sonunda işgal edildik. Neden?

Son 3 asırdır teknoloji üretemedik. Bu yüzden sürekli toprak kaybettik ve yenildik. Teknoloji ve sanayi devrimini yapanlara bu yüzden yem olduk. Bu yüzden alman paşaların yönetimine girdik,  ordumuzu alman paşalar yönetti.

Bu yüzden Sarıkamış'tan yemen çöllerine, balkanlardan Galiçya'ya, Kafkasya'dan Bingazi'ye savaştık, 7 milyon güzide vatan evladını şehit verdik. Yetişmiş kadrolar planlı olarak biçildi.

Gemiden silaha, tanktan topa, uçaktan füzeye düşmana muhtaç olan milletler fakirleşir, sonunda yıkılır. Osmanlı da bu yüzden yıkıldı.

Teknoloji üretemeyen milletler her şekilde bağımlı olur. Bizi hamaset değil teknoloji kurtarır. Yoksa sömürü ve yoksulluk kader olur. Asgari ücretli modern esaretin nedeni bu? Bir akıllı telefon almak için 1 tır dolusu üzüme bir yıl çalışırsınız.

Teknoloji üretemeyen kısırlaştırılmış sistemle, bizi de 70 yıldır kendilerine bağımlı yapanlar, modern sömürü düzenini böyle kurdular.

Bu düzeni kuranlar Türkiye'nin bağımsız ve gelişmiş olmasını istemiyor. Bunların derdi Türkiye'nin modern sömürge olması. Çünkü bunların yaşaması bu sömürüden aldıkları paya bağlı, yoksa yok olurlar. ABD'ye, Fransa'dan Almanya'ya İngiltere'ye kadar yedi düvelin hep birlikte Türkiye'ye yaptığı kıskacın, tehditlerin, sinsi saldırıların nedeni bu. Terörden kaosa, ekonomik krizden soykırım yalanına tüm baskıların nedeni bu.

Çağımızda telefondan bilgisayara, aşıdan enerjiye keşfeden ve üreten kazanıyor. Keşfettiği ile değil, tükettiği ile övünenin özgür yaşama şansı yok. Milletler ancak bu şekilde ayakta kalabilir, yoksa ayaklar altında kalır. Çağımızda milletler, ancak bilim ve teknoloji ürettiği kadar özgür ve bağımsız. Artık sokaklarda bağırarak özgür ve bağımsız olma dönemi bitti. Bağımlılığın dipsiz kuyusundan ancak bilim ve teknoloji ipiyle çıkabiliriz.

Gerçek dünyada keşfettiğiniz kadar özgür, ürettiğiniz kadar bağımsızsınız. Bilim ve teknoloji üretemezseniz, yaşama hakkınızda yoktur, şansınızda. Filistin'den Afganistan'a İslam aleminin sefaleti ve zavallı durumunun asıl nedeni bu. Doğal kaynaklara sahip 57 İslam ülkesi bilim ve teknolojide bir İtalya etmiyor. Modern sömürgecilik adı verilen bu sistemin amacı, cep telefonundan uçağa, ilaçtan aşıya ülkeleri acıtmadan sömürmektir.

Bugün bilim ve teknolojik işgale ve bağımlı olmaya direniyoruz.

Biliyoruz ki, üstümüze köpeklerini salan düşmanın vicdanı yoktur.

Biliyoruz ki, soykırım yasaları çıkaran düşmanın insafı yoktur. Bunlara karşı koyacak teknolojiniz yoksa acımazlar. Uçak düşüren son model stinger füzelerini terör örgütlerine veren, canlı bombaları üstümüze salan düşman sana mı acıyacak?

Dün son teknoloji silah ve gemilerle ülkemizi işgal edemeyenler, 70 yıldır akıllı telefondan ilaca zihinsel, bilimsel ve teknolojik işgali deniyor.

MR, BT, PET, Anjiyografi cihazları radyoterapi cihazları da vinci ameliyat robotları yapay kalp cihazları ortez ve protezler stentler, kalp pilleri, kapakları... İlaç ve aşılar... Aklınıza ne gelirse... Türkiye açık pazar.

Son 30 yılda ilaç ve teknoloji için hediye ettiğimiz trilyon dolarlar bir yana, bu cihazların bir vidasını vermeseler boynumuzu bükeriz.

2013 yılında penisilini paramızla bile vermediler.

Füze kalkanını söküp götürdüler, atılan füzeleri seyrettik.

Bir devir askerin palaskasında bile NATO'ya muhtaç olduk. Çıkarma gemisi vermedikleri için Kıbrıs'a çıkamadık geri döndük. Ambargoyla elimizi kolumuzu bağladılar. Haşhaş üretimini yasaklayıp afyonu bombalamaya kalktılar.

Asırlardır hep aynı oyun hep aynı tezgâh. Emperyalizmin en büyük düşmanı sensin. Bunu unutma. Sömürge yöntemleri değişir ama hedefleri değişmez.

Bu nedenle bizde kurdukları 70 yıllık sömürü sisteminin amacı, bizi bilim ve teknoloji alanında muhtaç ve bağımlı yapmak ve acıtmadan sömürmekti. Unutmayın, ilaçtan aşıya,  mr dan akıllı telefona kadar pazar olmamızın nedeni bu.

Ülkemizin kaynaklarını dışarıya pompalayan bilimsel ve teknolojik mandacılık sistemine karşı, şimdi milli ve yerli direniş başladı. Artık kimseye muhtaç ve bağımlı olmadan tanktan elektrikli  otoya, ilaçtan aşıya teknolojiyi biz üreteceğiz. Milli iradenin kararı bu. 16 Nisanda modern sömürü düzeni yıkılacak.

Teknolojik işgale karşı çalışarak, keşfederek, üreterek direneceğiz. Kötü kaderimiz değişiyor, değişecek.

Milli ilaç ve aşı merkezinde çalışmalar son hızla devam ediyor.

Bilim teknoloji ve ARGE merkezleri açıldı. Araştırmalar son sürat devam ediyor. Akıllı telefon yaptık, elektrikli oto yakında piyasaya çıkıyor.

Bütün engellere rağmen ilk defa motor ürettik.

Altay tankı, atak helikopteri, Göktürk uydusu, Anka insansız hava aracı, milli denizaltı, milli uçak, lazer güdümlü füzeler, milli yazılımlar...

Kimseden izin almadan, yedi düvele rağmen, kendi silahımızla, kendi irademizle operasyonlar yapıyoruz.

Direne direne kazanacağız.

Bu bilinç ve inançla şanlı Çanakkale zaferi kutlu olsun. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

KEMAL YEŞİLÇİMEN - TERCÜMEİHÂL

KEMAL YEŞİLÇİMEN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  018244

-