23 AĞUSTOS 2019 CUMA

ÇARE KENEVİR!

Dünyanın başına bela olan şeytanın iki ayaklı hizmetkarları Rockefeller ailesinin yönlendirmesiyle hareket eden ABD’nin baskısıyla Türkiye’de yasaklanan kenevir ekimi, ülkemizi bir çok alanda dışa bağımlı yaptı. Başkan Erdoğan’ın küresel şeytanları kudurtan ‘kenevir ekimine başlıyoruz’ hamlesi ekonomimize can suyu olacak.


ÇARE KENEVİR!

Başkan Erdoğan, küresel şeytanları kızdıracak ve Türkiye'ye döviz kazandıracak hamleyi yaptı

KENEVİR ÜRETİMİ EKONOMİYE CAN KATACAK

Geçtiğimiz aylarda küresel şer odaklarının başını çeken ABD'nin ekonomimize ve Türk lirasına saldırısı sonucu özellikle ithal ettiğimiz kağıt fiyatlarındaki fahiş artış yayın sektörünü bitirme noktasına getirdi. Akabinde her kesimin ortak görüşü; ‘bu kağıt krizinden çıkmak için kendi kağıdımızı kendimiz üretmeliyiz' oldu. Bu konuda son sözü söyleyen Başkan Erdoğan, küresel şeytanları kızdıracak ve Türkiye ekonomisine can suyu olacak hamleyi yaptı. Erdoğan, kenevir üretimine başlayacağımızı belirtti.

BİRİLERİNİN BU İŞİ BAŞLATMASI LAZIMDI

Başkan Erdoğan, “Savaşımızı kararlı bir şekilde başlattık. Anacağım evde file dokurdu. File ile alışveriş yapar gelirdik. Bunun toprakla bir dostluğu var. O zamanlar bunlar kenevirden yapılırdı' dedi. “Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı” diyen Erdoğan, “Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor. Gıda Tarım Bakanlığı bu konuda çalışmalara başlıyor. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz” ifadesini kullandı.

KENEVİR 100 GÜNDE YETİŞİRKEN, BİR AĞAÇTAN AYNI VERİMİ 50 İLA 100 YILDA ALIYORUZ

12 Mart 1971 darbesinden sonra Türkiye'de kenevir ekimini azaltan ABD, 28 Şubat 1997 postmodern darbesinden gelen Bülent Ecevit hükümeti döneminde kenevir ekimini tamamen yasakladı. Türkiye'nin üretim yapmasını engelleyen küresel şer odakları, ‘Olmadı ithal et' sözünü de bilinç altına yerleştirerek ülkemizin büyümesinin önüne set çekti. Nitekim tekstil ürünlerinden kağıt üretimine, otomobil parçalarından yüzlerce sanayi ürünlerine kadar bir çok üründe kullanılan keneviri yetiştirmememizin sıkıntılarını hala çekiyoruz. Örneğin kenevir 100 gün gibi kısa sürede yetişirken, ağaçtanr aynı verimi almak için 50 ya da 100 yıla ihtiyaç var. En önemlisi de her yıl kağıt için dışarıya aktardığımız 2.5 milyar dolar döviz ülkemizde kalacak.

‘KENEVİR'İN FAYDALARI' NEDEN YASAKLANDIĞINI ORTAYA KOYUYOR

  1. Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.
  2. Yine bir dönümlük kenevirden, 4 dönüm ağaça eş kağıt üretilebilir.
  3. Kenevir tam 8 kez kağıda dönüştürülebilirken, ağaç 3 kez kağıda dönüştürebilir.
  4. Kenevir 4 ayda yetişir, bir ağaç ise 20-50 yılda.
  5. Kenevir, gerçek bir radyasyon temizleyicidir.
  6. Kenevir dünyanın her yerinde yetiştirilebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilacına da ihtiyaç duymaz.
  7. Kenevir ile yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşırsa, tarım ilacı sektörü tamamen ortadan kalkabilir.
  8. İlk kot pantolon, kenevirden yapılmıştır; hatta “kanvas” kelimesi kenevir ürünlerine verilen isimdir.

Kenevir ayrıca ip, halat, çanta, ayakkabı, şapka yapımı için de ideal bir bitkidir.

  1. Kenevir, AİDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltma; romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, psikoloji, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalıkta kullanılmaktadır.
  2. Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir ve içindeki iki yağ asidi de doğada başka hiçbir yerde bulunmamaktadır.
  3. Kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur.
  4. Kenevirle beslenen hayvanlar, hormon takviyesine ihtiyaç duymaz.
  5. Plastik ürünlerin tamamı, kenevirden üretilebilir ve kenevir plastiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır.
  6. Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa, dayanıklılığı çelikten tam 10 kat fazla olur.
  7. Binaların yalıtımı için de kullanılabilir; dayanıklı, ucuz ve esnektir.
  8. Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler, suyu kirletmez; yani tamamen doğa dostudur. Kaynak: İndigo Dergisi

Yorum Yaz

  254114

-