21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

CHP GENEL BAŞKANI, PARTİLİ CUMHURBAŞKANI İ. İNÖNÜ

Hasret Yıldırım

CHP, Başkanlığı veya Partili Cumhurbaşkanı'nı istemiyor demek bir gaflettir. Çünkü onların mantığında, eğer idâre kendi kontrollerinde değilse, yapılan her şey yanlıştır. İşin içinde onlar varsa, Vatan güllük-gülistanlıktır. Bir tek onlar doğruyu bilirler. İsimlerinde bulunan “halk” ise sadece tabelada kalır.  

Türk Tipi Başkanlık üzerinden, “Partili Cumhurbaşkanı” meşgul ediyor gündemimizi… Mevzuun kalbinde bulunan ana muhalefet partisi “hayır” çığırtkanlığı yaparken, kendi tarihi ile yüzleşmekten de korkmuyor. Çünkü onların mantığında, eğer idâre kendi kontrollerinde değilse, yapılan her şey yanlıştır. İşin içinde onlar varsa, Vatan güllük-gülistanlıktır. Bir tek onlar doğruyu bilirler. İsimlerinde bulunan “halk” ise sadece tabelada kalır. Bu hakikâti, tek parti döneminin meşhur Ankara Valisi Nevzat Tandoğan ile Türk-İslâm Davası'nın yılmaz ve yıkılmaz savaşçısı Osman Yüksel Serdengeçti arasında geçen şu diyalog tasdikliyor. Tandoğan, 1929'dan, intihar edip öldüğü 1946'ya kadar, 17 yıl Ankara'nın en uzun müddet vazife yapan valisi olmuştur.

3 Mayıs 1944 Türkçülük-Turancılık hâdiseleri esnasında, Ankara'da nümayişler sürmektedir. Emniyet güçleri, Serdengeçti ve arkadaşlarını yakalayıp, Vali Nevzat Tandoğan'ın huzuruna çıkarırlar. Aralarında yapılan konuşmalar esnasında Nevzat Tandoğan, Osman Yüksel ve arkadaşlarını küçümseyerek; “Ulan öküz Anadolulu!. Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa, bunu biz yaparız. Komünizm gelecekse, onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp ürün yetiştirmek. İkincisi, askere çağırıldığınızda askere gitmektir.' der.” Yani başkanlık da gelecekse, partili Cumhurbaşkanı da gelecekse, bunu ancak CHP getirir. Mevzu “öküz Anadoluluların” harcı değildir…

‘Tek Adam' M.Kemal, Cumhurbaşkanı seçildiği 29 Ekim 1923'ten, öldüğü 10 Kasım 1938'e kadar CHF/CHP mensubu bir Cumhurbaşkanı olarak vazife yapmıştır. ‘İkinci Adam' İ.İnönü de, 11 Kasım 1938'den, Celal Bayar'ın seçildiği 22 Mayıs 1950'ye kadar, CHP mensubu bir Cumhurbaşkanı olarak vazife yapmıştır.

Hatta, 15 Ekim 1927'de tertip edilen CHF/CHP II.Kurultay'ında; fırkanın/partinin ‘Değişmez Umumi Reisi'nin, M.Kemal Paşa olduğu yazılmıştır. 26 Aralık 1938 tarihli CHP I.Olağanüstü Kurultay'ında da; İ.İnönü, partinin ‘Değişmez Genel Başkanı' seçilmiştir.

Dedik ya, “Chp Tek Parti, Genel Başkanları da ‘Cumhurbaşkanı sıfatıyla' partilerinin mensubu ise” sorun yoktur. Mevzuun teferruatına inmek için, elimizde o kadar malzeme var ki, cildler dolusu kitap yazılır. Biz, makalemizin devamında, dünya şartlarının zorlaması sonucu, çok partili demokratik sisteme geçilmesiyle birlikte tertip edilen, 1946 Türkiye Mahallî ve Umumî Seçimlerinde; İ.İnönü'nün faaliyetleri ile CHP Genel Başkanı sıfatıyla ‘Partili Cumhurbaşkanı' olarak neler yaptığını, dönemin “bağımsız” gazetelerinden “Son Posta”daki bazı haberler üzerinden nakledeceğiz.

26 Mayıs 1946 tarihli mahallî seçim yaklaşırken, CHP 10 Mayıs 1946 tarihinde II. Olağanüstü Kurultay'ını toplamıştır. Haberi manşetten okuyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi Büyük Kurultayı Bugün Toplanıyor. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Toplantıda Mühim Bir Söylev Verecek… “Toplantıyı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Vekili Başbakan Şükrü Saraçoğlu açacak ve ilk olarak yoklama yapılacaktır. Yoklamadan sonra Kurultay, 2 başkan vekili ile 6 kâtip seçecektir. Seçimi takiben, başkan vekillerinden biri başkanlık mevkiini alacak ve Cumhuriyet Halk Partisi Değişmez Genel Başkanı İsmet İnönü söylevini verecektir.” [Son Posta Gazetesi – 10 Mayıs 1946]

kurultay
10 Mayıs 1946-Son Posta Gazetesi

İ.İnönü'nün ‘söylev'inde, dikkati çeken sözlerini de nakledelim: “Belki bizde de, bir gün Cumhurbaşkanı seçimi için, anayasada değişiklik lüzumu ileri sürülecektir. Bu, gelecek nesillerin işidir. Ben, daha geniş müddetli ve yetkili bir devlet reisi olmak tekliflerine karşı koyacağım. Bunu, benden sonra geleceklerin işi sayarım. Benden sonra geleceklere de bugünkü tertibin bünyemize uygun olduğunu söylemekte ısrar ederim. Herhalde, ben ölünceye kadar, çalışmalarımıza bu kadar vefalı bir yardım ve kusurlarıma bu derece tahammül ve hoşgörürlük bağışlamış olan Cumhuriyet Halk Partisinin üyesi olarak kalacağım ve kabul ettiği müddetçe, başkanı olarak onun siyasetine hizmet edeceğim. Benim parti başından çekilmemi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin zayıflatılması için tesirli bir çare görüp de, bu maksadı saklayarak propaganda yapanların fikirlerini tahlil etmekten sakınıyorum. [Son Posta Gazetesi – 11 Mayıs 1946]

Ve kurultay sonlanmış, Cumhurbaşkanı İ.İnönü CHP Genel Başkanı Seçilmiştir. Haberi manşetten okuyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi Büyük Kurultayı Toplantısını Bitirdi. Parti Genel Başkanlığına 708 Üyenin Oy Birliği İle Cumhurbaşkanı İnönü Seçildi… [Son Posta Gazetesi – 12 Mayıs 1946]

parti
12 Mayıs 1946-Son Posta Gazetesi

Mahallî seçimler bitmiş, CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı İ.İnönü düğmeye basmış, umumî seçimler için de hazırlıklar başlamıştır. “İnönü Halk Partisi'nde… Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bugün öğleden sonra CHP'ne giderek Genel Sekreter Nafi Atıf Kansu ve idâre heyeti azaları ile görüşmüşlerdir. Bu ziyaretin aday listelerinin hazırlanması ile ilgili olduğu sanılmaktadır. Bundan başka, Cumhurbaşkanı, CHP'nin başkanı olmak dolayısıyla, yeni seçimler hakkında bazı direktifler de vermiş olması ihtimal dâhilindedir.” [Son Posta Gazetesi – 19 Haziran 1946]

Untitled-7
19 Haziran 1946-Son Posta Gazetesi

Sıra seçim beyannamesi ile namzetlerin ilânına gelmiştir. “İnönü, Parti Başkanı Sıfatı İle 20 Temmuz'da Bir Seçim Beyannamesi Neşredecek… Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim beyannamesi, partinin Genel Başkanı İsmet İnönü'nün imzası ile 20 Temmuz Cumartesi günü neşredilmiş bulunacaktır. Aynı gün partinin adayları da ilân edilecektir.” [Son Posta Gazetesi – 23 Haziran 1946]

Untitled-8

23 Haziran 1946-Son Posta Gazetesi

Seçimler yaklaştığı için, CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı İ.İnönü, parti merkezinde emirler vermeye devam etmektedir. “İnönü Dün Halk Partisinde Meşgul Oldular… Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, öğleden sonra CHP Genel Sekreterliğini şereflendirmiş ve orada uzun müddet kalmışlardır. Cumhurbaşkanı bu münasebetle, Genel Sekreter Nafi Atıf Kansu ve parti erkânın bulundukları bir toplantıda hazır bulunmuşlardır. Bu toplantıda İstanbul'dan gelen Cevdet Kerim İncedayı da hazır bulunmuştur.” [Son Posta Gazetesi – 25 Haziran 1946]

Untitled-9

25 Haziran 1946-Son Posta Gazetesi

Parti merkezinden seçim beyannamesi ile alâkalı haber yayınlatılır. Rey istemedeki ifade enteresandır. “İnönü'nün Seçim Beyannamesi… CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, neşredeceği beyannamede, CHP'nin aday listelerine hiçbir sakatlığa uğratılmadan oy verilmesini, kendisine güven ve sevgisini bildiği aziz milletinden isteyecektir. [Son Posta Gazetesi – 26 Haziran 1946]

Untitled-10

26 Haziran 1946-Son Posta Gazetesi

CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı İ.İnönü, Trabzon vilâyetini ziyaret eder ve halkla alay edercesine ‘kendisi ve partisi için bu zamana kadar rey verilmesini istemediğini' belirtir. Hâlbuki haberin serlevhası bile hakikâti gözler önüne sermektedir. “İnönü Yakında Bir Seçim Beyannamesi yayacak. Bu Beyannamede Halkın, CHP'ye Oy Vermesi İstenileceği Sanılıyor… Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı, son yaptıkları doğu illeri gezilerinde; Trabzon'da söyledikleri nutuklarında, bu seçim beyannamesine şu cümle ile temas etmiş bulunuyorlardı. ‘Farkındasınız ki, hiçbir yerde bana ve başkanı olduğum şerefli partiye henüz oy verilmesini istemedim. Büyük Millet Meclisi kendi kendini feshedip yeni seçimler yapılacağı zaman bunu sizlerden isteyeceğim.'” [Son Posta Gazetesi – 7 Temmuz 1946]

beyanname

7 Temmuz 1946-Son Posta Gazetesi

Ve büyük gün gelir… Seçim beyannamesi, CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı İ.İnönü tarafından radyodan okunarak, gazetelerde neşredilir. Beyannamede ‘İ.İnönü'den kurtulmak isteyenlere' de yol gösterilir. “İnönü Seçim Beyannamesini Yayınladı. Milletin Rızası İle Olmayan İktidar Mevkiinin Hiçbir Kıymeti Yoktur… Bir partinin liderini değil, içinden birini veya bir partinin yardımıyla seçilen müstakil şeklinde bir milletvekilini Cumhurbaşkanlığına getirmek; Devlet başını, Büyük Meclis karşısında ettiği yeminden başka bir tesire bağlamak demektir. Türkiye'de devlet başını, kanuni veya mânevi hiçbir nüfuzu olmaksızın, bir siyasi partinin tesiri altında bulunduran tertip, çok mahzurlu neticeler verir. Zaman bunu gösterecektir. Açık bir surette bellidir ki, dâva doğrudan doğruya, benim devlet başında kalıp kalmamaklığım meselesidir. Böyle bir meseleyi seçim zamanında, vatandaşlarımın apaçık konuşmaları tabii haklarıdır.

Her seçim devrinde vatandaşlar oylarını verirken, Cumhurbaşkanlığına kimi getireceklerini de düşünmeye mecburdurlar. Onun için, seçimde benim şahsım üzerindeki konuşmalardan, kırılmak veya örselenmek hiç hatırıma gelmiyor. Karşımda bulunanlara yakıştıramadığım, hem beni ister görünmek, hem başkanı olduğum partinin kazanmamasını istemektir. Partim seçimi kaybettiği vakit veyahut partim çokluğu kazanıp da ben milletvekili seçilmediğim zaman, Cumhurbaşkanlığından çekilmemin tabii bir şey olduğunu bütün vatandaşlarımın bilmesi lâzımdır. Bu sözlerimle, benden kurtulmak isteyen vatandaşlarıma, açık yolu göstermiş oluyorum. Birçok yerlerde yapılan propagandalar gibi «İnönü başımızda kalacak ve Halk Partisi çekilecek!» telkinlerinin aldatıcı şekli meydandadır.” [Son Posta Gazetesi – 18 Temmuz 1946]

Untitled-6

18 Temmuz 1946-Son Posta Gazetesi

CHP ve İ.İnönü, her ne kadar demokratikleşmek için çaba gösterir gibi görünse de, iktidarı ve gücü bırakmak niyetinde değildi. Bunun açık delillerinden biri, 1947'de yapılması gereken umumî seçimlerin, 21 Temmuz 1946 gününe alınmasıdır. Böylece henüz teşkilatlanmasını tamamlayamayan Demokrat Parti karşısında, iktidar ve zaman kazanılacaktır. Sonuç da istedikleri gibi olmuştur. Reyler açıkta verilip, gizli sayılmıştır. CHP seçimleri büyük çoğunlukla kazanmıştır. Lâkin 1946 umumî seçimleri dolayısıyla, CHP ve zihniyetinin üzerindeki kara leke, hiç bir zaman silinmeyecektir. Son olarak “CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı İ.İnönü, seçimlerden sonra ‘tarafsızlığını' müdafaa etmiş midir” sualine de, yine bir gazete haberiyle cevap verelim. “Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Toplantısında İnönü de Bulundu… Bugün Saat: 15:00'de, CHP'nin Meclis Grubu, Büyük Millet Meclisi'nde toplanmıştır. Grup toplantısında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de bulunmuştur. Saat: 18:00'e kadar Cumhurbaşkanı Meclis'te kalmışlar; parti ve hükümet işleri ile alâkalanmışlardır. Başbakan Recep Peker Saat: 17:30'da grup toplantısından çıkmış ve Başbakanlıkta çalışmalarına devam etmiştir.” [Son Posta Gazetesi – 4 Eylül 1946]

inonu

4 Eylül 1946-Son Posta Gazetesi

Büyüklerin “Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsine yandığım cinsine çeker” ikâzını dikkate alarak, Osman Yüksel Serdengeçti'nin lisânıyla haykırıyoruz:  “Bu Vatanı ‘biz kurtardık', bu Milleti ‘biz yarattık' dediler. Yaradan'a sığındık, sustuk… Bizi susturdular! Lâkin, artık susmuyoruz! Konuşuyoruz, konuşacağız! Milli Hareket başlamıştır.”

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

  1. CHP daha kendi partisinin tarihini bile bilmiyor. Elleri işte gözleri oynaşta bu müptezellerin.Yukarıda yazılan hakikatleri Cumhuriyet Halk Müdürlüğü taifesine haykıracak babayiğit insanlar lazim ama gel gör ki AK parti çürük çarık menfaatçi karaktersizlerle doldu, heyhat!.

Yorum Yaz

  807195

-