21 EKİM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

CHP’NİN SAPKIN TARİHİNE TECAVÜZ AYARI

Hasret Yıldırım

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, gündemdeki tasarı ile alâkalı olarak; “Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkânı getirilmemiştir. Bunun aksini iddia edenler, konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır.  Cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenler (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamaz.” demiştir…

Ak Parti hükümeti TCK'da değişiklik yapan bir tasarıya imza atmaya kalkınca; ma'lûm cenâh, her zamanki üslubuyla bir velvele kopardı ki, sormayın gitsin… Mevzuun teferruatını birinci ağızdan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bey şöyle açıkladı: “Bizim kanunlarımıza göre 17 yaşından gün alan bir kişi mahkeme kararıyla evlenebiliyor. 18 yaşından gün alan bir kişi de, velisi muvâfakat ederse evlenebiliyor.

Bazı yerlerde, Roman vatandaşlarımızda daha yoğun olmak üzere, bu yaşın altında aileler düğün yapıyorlar, tören yapıyorlar ve evlendiriyorlar. Bunu biz tasvip etmiyoruz, ortadan kaldırmak için mücadele ediyoruz. Kanunlarımızı onun için de ağırlaştırdık, ama Türkiye'de maalesef yaşanan böyle de bir sıkıntı var.

Bu mücadelede kimseye zarar vermeden, bu sorunu nasıl çözeriz, bizim yaptığımız şey o. Kesinlikle tecavüzcülere af getirilmemektedir. Suçun unsurları değiştirilmemektedir. Cezada indirim yapılmamaktadır. Sadece toplumumuzun bazı yerlerinde olan gerçeklikten ortaya çıkan bu sorunu çözmeye dönük bir adımdır.”

Tabii bu ma'lûmât, ma'lûm cenâhı tatmin etmeyince, bu sefer de resmî twitter adresinden (@bybekirbozdag) maddeler halinde bir ma'lûmât daha geldi: “Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkânı getirilmemiştir. Bunun aksini iddia edenler, konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır. Cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenler (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamaz.

LGBTiYuruyusu_MahmutTanal_1
LGBT yürüyüşü ve bu yürüyüşe destek veren CHP'li Mahmut Tanal

Düzenleme; cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir sebeple birlikte olanları, yani tecavüzcüleri kesinlikle kapsamamaktadır. Düzenleme; sadece evlenmiş; ama yaş şartı nedeniyle nikâh yapamamış olanların, resmî nikâhla evlenmeleri halinde uygulanacaktır.

Düzenleme; sadece dışardaki kadının, içerdeki kocanın, bu evlilikten doğmuş çocukların ve ailelerin mağduriyetini gidermeye yöneliktir.

Küçük yaşta evlilikleri önlemek için Türkiye'de en önemli tedbirleri Ak Parti hükümetleri aldı. Eski TCK.'daki, evlenerek cezadan kurtulmayı sürekli sağlayan düzenlemeyi (Eski TCK. 423,434'ü) Ak Parti, 2004'te yürürlükten kaldırdı.

Eski TCK.'da "adabı umumiye ve nizamı aile aleyhine cürümler" başlığı altında düzenlenmiş cinsel saldırı suçlarını, yeni TCK.'da; "kişilere karşı suçlar" kısmında, "vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar" arasına Ak Parti hükümeti aldı. Eski TCK.'daki evlenme vaadiyle kızlık bozanın, aynı kızla evlenmesi halinde cezayı düşüren düzenlemeyi de Ak Parti kaldırdı.

(Eski TCK.423) Erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için zorunlu eğitimi 12 yıla Ak Parti hükümeti çıkardı. Çocukları/kadınları korumak için Anayasaya pozitif ayrımcılığı koyma dâhil önemli adımları atan Ak Parti'yi buradan vurmak, haksızlıktır.”

Ve dananın kuyruğunun koptuğu nokta ise; bu kanun tasarısı, bahse konu olan 3.000 kişinin cezasını Yargıtay'da onaylayan hâkimler ile CHP ve MHP'nin de içinde bulunduğu, TBMM Aile Bütünlüğünün Korunması Araştırma Komisyonu'nun arzusu üzerine çıkarılmıştır.

CumhuriyetGazetesi_31Mart1929_1

Peki, üç-beş günde yapılan propaganda ne diyor? “Tecavüz meşrulaştırılamaz, Tecavüz AK'lanamaz, Tecavüzcü AKP”… Böğürenlerin kılavuzu kim? CHP zihniyeti… Güler misin, ağlar mısın? Geçmişten bu güne, “sapkın” bir tarihin sahibi olanlar, “namus abidesi” kesilmişler; hem de uydurdukları “tecavüz senaryosu” üzerinden… Biz, bugünkü makalemizde bunların hakiki yüzlerini küçük misaller ile kendi vesikaları ve telaffuzları üzerinden açıklayarak, “artık bir susun, sizi gidi istismarcı sapıklar sizi” diyeceğiz…

Bir milletin ahlakını yerle bir etmenin en basit yolu; ahlaksızlığı, modernizm çatısı altında önlerine sunarak, sapıklık hürriyetini şırınga etmektir. Rejim, bunun ilk adımını “güzellik yarışmaları” ile atmıştır. 1925 ya da 1926 yılında İpek Film Şirketi tertibi ile yapılan güzellik yarışmasını Matmazel Araksi Çetinyan isminde bir Ermeni kızı kazanmıştır.

Yarışma, film şirketinin kendi reklamını yaparak maddi çıkar sağlaması sebebiyle, kendine makbul bir yer edinememiştir. Türkiye'nin ilk Güzellik Yarışması olarak tarihe geçmek şerefi, 1929 yılında Cumhuriyet Gazetesi tarafından büyük bir kampanya ile düzenlenen yarışmaya ait olmuştur. Geniş katılımlı ilk ‘yarı resmi' güzellik yarışmasının tertip edilme fikri, bizzat CHP'nin Kurucusu-Ebedi Şef Mustafa Kemal'den çıkmıştır.

11 Şubat 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen güzellik yarışması şartnamesi, ‘ahlaksızlık felaketinin habercisi tarihi bir levha sıfatıyla' tarihe geçmiştir: “Müsabakaya kimler iştirak edebilir? Müsabakamıza sinni asgari (yaşı en az) 15 olmak üzere her genç kız iştirak hakkına haizdir. Müsabaka yalnız yüz güzelliği müsabakası değildir. Endam tenasübü de şarttır. Müsabakaya her namuslu Türk kızı iştirak edebilir. Irk, din ve mezhep farkı aranmaz. Bar kadınları müsabakaya iştirak edemezler.”

KadikoyBelediyesiLiselilerePrezervatifHaberi_1
Kadıkoy Belediyesi Liselilere Prezervatif Haberi

6 Şubat 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yarışmaya katılma şartları içerisinde aktarılmış yaş haddi 16-25 iken, sapıklıkta sınır tanımayan medeniyet budalaları, bu şartı 11 Şubat'ta 15'e indirmiştir. Hatta 31 Mart 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yarışmaya katılan 15 yaşına “henüz girmiş” bir kız olan Ümit Hanımın fotoğrafını neşretmişlerdir.

Hâlbuki bu yarışma sadece yüz güzelliği müsabakası da değildir, vücut güzelliği de ön plandadır. Yani yüksek medeniyet jürisi; 15 yaşındaki kızların göğüslerine, kalçalarına, bilmem nerelerine bakarak en güzel Türk kızını seçeceklerdir. Ve bu kızlarda namuslu olmak şartı da aranmaktadır, bar kızları yarışmaya katılamazlar çünkü… Büyük bir çoğunluğu çarşaftan başka kıyafet tanımayan bir milletin kızları, şimdilerde ahlak abidesi kesilenlerin dedeleri-babaları tarafından peşkeş çekilmiştir.

CHP'nin Değişmez Genel Başkanı-Milli Şef İnönü ise; Missouri Zırhlısı'nın 1946 Nisan'ında yapmış olduğu ziyaret vesilesiyle, Amerikalı denizcilere hizmet ederek mutlu olmalarını sağlamıştır. Türkiye'deki bütün genelevler taranarak en güzel kadınlar İstanbul'daki genelevlere taşınmış, en seçkin doktorlar başkanlığında inceden inceye gözden geçirilmişlerdir.

Missouri Zırhlısı gidene kadar Türk erkeklerinin içeriye alınmaması emri verilmiştir. Laik ve cumhuriyetçi basının borazanı, CHP zihniyetinin sözcüsü Sözcü Gazetesi'nin yazarlarından Yılmaz Özdil, mevzuu şöyle anlatıyor: “Yalaka basınımız, tarihimizde ilk kez İngilizce manşet attı, sekiz sütuna “Welcome Missouri” dedi. Dolmabahçe sarayının hemen yanındaki Bezmialem Valide Sultan Camisi'nin minareleri arasına “Welcome” mahyası asıldı.

Kız Kulesi'ne “Welcome Missouri” afişi asıldı. Hereke'de özel halı dokundu, üzerinde İstanbul haritası vardı, Missouri'nin komutanı Oramiral Henry Hewitt'e hediye edildi.

Kerhane bembeyaz badana yapıldı. Duvarlarına “hoş geldiniz denizciler” yazıldı. Amerikalı bahriyelilere hastalık bulaşmasın diye, doktorlar gönderildi, kerhane komple muayeneden geçirildi. Kerhanede çalışan kadınlar, göbeklerine “Welcome” yazdırdı.” [Sözcü Gazetesi-29 Kasım 2015]

Oğul İnönü'nün SHP-CHP Genel Başkanı olduğu vetirede, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olan SHP-CHP'li Celal Doğan; “Ortadoğu'nun en lüks genelevini hiçbir fedakârlıktan çekinmeyerek” Vatan evlatlarının hizmetine sunmuştur. Dönemin medyası haberi, tüm İslâmî değerleri alt üst ederek şu şekilde vermiştir: Genelevi Kurban Keserek Açtılar!. 10 Milyar Lira'ya mâl olan yeni Gaziantep genelevini hizmete açan Belediye Başkanı “Vatan evlatlarına hayırlı uğurlu olsun” dedi. Açılışa seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

Açılıştan sonra, genelevinin kapısı önünde kurbanlar kesildi. Kurban kesilirken “Allahu Ekber” şeklinde Tekbir getirilmesi gülüşmelere yol açtı. Ortadoğu'nun en lüks genelevi olan “Yeni Gaziantep Genelevi”nin yapımı için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmadığı belirtildi. Genelevi, açıldığı ilk gün binlerce Vatan evladının ziyaret ettiği ve bu ziyaretten çok memnun kaldıkları da bildirildi. [Bugün Gazetesi-9 Ağustos 1990]

Bu misallerin tarihi konusunda kafalarında soru işareti olan okuyucularıma; CHP zihniyetinin dünü neyse, bugünü de odur diyorum. Çünkü her küp içindekini sızdırır.

Ayrıca, kafalardaki soru işaretlerini kaldırmak için günümüze gelelim ve tetkiklerimize devam edelim… 17 yaşındayken bir İngiliz ile evlenen, zamanında CHP Meclis Başkanvekili olan Şafak Pavey; 16 Ağustos 2012 tarihinde verdiği soru önergesinde, kız ve erkek talebe yurtlarının ayrılmasının gerekçelerini sorarak “karşı cinsle sosyalleşemiyoruz” demiştir.

Bu vesileyle biz de kendisine, o sosyalleşmenin semeresini, mektep ve yurt tuvaletlerine atılmış bebekler olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyoruz. Tabii, CHP zihniyeti bebek sorununu çözerek, talebelerin sosyalleşmesi için verdiği çabalara bir yenisini eklemiştir.

Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı (KASDAV) tarafından 13.sü düzenlenen; liselerarası müzik yarışmasına katılan, 13-17 yaş arası 150 talebeye, sponsor firma marifetiyle prezervatif dağıtılmıştır. 8 Mart 2010 tarihinde ajanslara düşen bu rezil habere, “yere batsın sizin sosyalleşmeniz” demeden edemiyor insan…

Biz ne dersek diyelim, CHP zihniyeti kendi anladığı sosyalleşmeden vazgeçmiyor tabii ki… Bunun en büyük delillerinden biri CHP'nin; Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transseksüel ve İnterseksüellerin oluşturduğu LGBTİ'lere gösterdiği alâkadır. İslâm Âlemi için en kıymetli vakitlerden biri olan Ramazan-ı Şerif'de; İstanbul'un göbeği İstiklal Caddesi'nde yapılan 13. LGBTİ Onur Yürüyüşünde [27 Haziran 2015] tahmin edeceğiniz gibi en ön saflarda CHP Milletvekilleri yer almıştır.

Hatta, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Müslüman Millet ile alay edercesine “Ramazan ayı hoşgörü ayıdır, merhamet ayıdır. Haramı, rüşveti, hırsızlığı yerken Ramazan'ı düşünmüyorlar, böyle barışçıl bir eyleme izin vermiyorlar. IŞİD'e müsamaha gösterilirken bu barışçıl eyleme saldırıyorlar” demiştir. Mevla bize acıyor da, yeri-göğü başımıza geçirmiyor…

Aynı hafta CHP'li Beşiktaş Belediyesi, 23. LGBTİ Onur Haftası şerefine bir resepsiyon tertip etmiştir. Sortie eğlence merkezindeki resepsiyona, Beşiktaş Belediyesi Başkanı Avukat Murat Hazinedar, ABD Büyükelçisi John Rodney Bass ile eşi, Kanada İstanbul Başkonsolusu Andrew Smith ve eşi, Hollanda Başkonsolusu Robert Schuddeboom ve eşi, Alman Milletvekili Hakan Taş, Şişli Belediyesi Başkanı Hayri İnönü ile birlikte çok sayıda önemli isim ve LBGTİ dernekleri katılmıştır. Yapılan konuşmalardan ikisini Cnn Turk internet sitesinin, 29 Haziran 2015 tarihli haberinden okuyalım…

MissouriPiyadeleri_1
Missouri Piyadeleri Zürafa Sokakta

Türkiye'nin ilk seçilmiş lezbiyeni Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesi Sedef Çakmak, tüm katılımcılara teşekkür etti. Sedef Çakmak, ayrıca "Türkiye'de ilk kez bir devlet kurumu tarafından LGBTİ'ler böyle bir etkinlikle anılıyor. Bu ülkede bizler ilk önce kendimize bile bu durumu söylemekten korkarken, ailelerimize, çevremize, arkadaşlarımıza söylemekten korkarken böyle bir etkinliğin düzenlenmesi bizleri öylesine gururlandırdı ki herkese çok teşekkür ederim" dedi.

Ardından bir konuşma yapan Başkan Hazinedar, "Öncelikle ABD Büyükelçimize ve eşine, ve çok değerli konsoloslarımıza ve Türkiye'de LGBT'yi bu noktaya getiren herkese çok teşekkür ediyorum. Beşiktaş, İstanbul'un kalbi ve merkezi… Tabi özgürlüklerin yaşandığı bir yer Beşiktaş… Özgürlüklere dair bir adım atılacaksa, LGBTİ'lere karşı bir adım atılacaksa, bu Beşiktaş'ın bir sorumluluğudur.

Bu sorumluluğu da Beşiktaş'ın taşıyacağına inanıyorum. Türkiye'de ilk kez bir devlet kurumu LGBTİ Onur Haftası kapsamında resmi bir resepsiyon düzenliyor. Bu tabi Beşiktaş Belediyesi'nin LGBTİ politikalarına verdiği önemi gösteriyor. Beşiktaş Belediyesi yerel seçim öncesi SPoD LGBTİ Derneği ile LGBTİ dostu belediyecilik protokolünü imzalayarak, Türkiye'de 4 belediyeden biri olduk.

Bu protokol ile birlikte belediyemizi LGBTİ'leri kucaklayan bir belediye anlayışına dönüştürdük. Belediye çalışanlarımıza LGBTİ hakları eğitimi verdik. Türkiye'nin ilk seçilmiş LGBTİ'si Sedef Çakmak'ı tebrik ediyorum. Ve sosyal medya hesaplarımız bu haftaya özel olarak LGBTİ logolarıyla donatıldı." dedi.

Ey CHP!. Bu ülkede senin zihniyetinin bile yeri varsa, bırak da 3.000 ailenin de yeri ve hakkı olsun… Onların tek suçu, gayri meşru olmayan yollardan, 18 yaş altındayken bir yuva kurmak istemeleri. Tıpkı “Atam” dediğiniz M.Kemal'in anne-babası gibi… Evlendiklerinde Zübeyde Hanım 14, Ali Rıza Efendi 32 yaşında idi… Eee, Ali Rıza Efendi'nin durumu ne oluyor şimdi? Demek ki neymiş, “namus” ve “ahlak” üzerinden müdafaa (yalancıktan da olsa), senin ağzına hiç mi hiç yakışmıyor… İstismar etme!.

BugunGazetesi_9Agustos1990_1
Bugun Gazetesi 9 Agustos 1990

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  792285

-