18 KASIM 2019 PAZARTESİ

Hasret Yıldırım

CUMHURİYET REJİMİNİN “HEYKEL” MİZAHI-2

Hasret Yıldırım

Kıymetli dostlar… Evvelki makalemizde “heykel” mevzuuna girmiş, vesikalar ve hakikatler ile “düşünen insanlar için” misaller vermiştik. Bugün de, yazının devamı niteliğinde, sizleri düşündürmeye devam edeceğiz…

20 Haziran 1964 tarihli Hürriyet Gazetesi'nin haberi, “gel de, kafayı yeme” dedirtecek cinsten… “Trafik memurlarına kızan şoför, Atatürk'ün heykeline çıkıp: ‘Ya medet Atam' diye bağırdı. Taksim'deki abidenin üzerine çıkan şoför Kerim Dinç hakkında ‘Atatürk'e saygısızlıktan' adlî takibat yapılıyor.” İyi de arkadaş, kendimizi bildik bileli “En büyük Türk, Atatürk” demiyor musunuz? Adam da şikâyetini en üst makama yapmış, ne var bunda?


6_3

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yönetimi; 1935 senesinde, Kayseri Sümer Bez Fabrikası'nın takım tezgâhlarını kuruyor ve işin tamamlanmasının ardından jest amaçlı bir de Kemal Paşa heykeli hediye ediyor. Heykel, çok partili sisteme kadar fabrikada kalıyor; çok partili sisteme geçişten hemen sonra da, alelacele depoya kaldırılarak saklanıyor. Sebep heykelin “çıplak” oluşu… Sümer Bez Fabrikası'ndaki çıplak Kemal Paşa heykeli o dönemde çok sayıda şahıs tarafından da görülüyor, ancak korkudan şimdiye kadar kimse heykelin varlığını dahi dile getiremiyor. Mevzu, bize has trajikomik bir hadise olarak tarihe yazılıyor…

5_4


h-1“Dipçik Hükümeti” reisi İ.İnönü döneminde, 6 Nisan 1964 tarihli Hürriyet Gazetesi'ndeki haber: “Ata'nın Heykeli: Heykeltraş Hüseyin Anka tarafından yapılan ve 140 bin liraya mâl olan; Atatürk'­ün tunç madeninden dökülen bü­yük bir heykeli, Diyarbakır'da di­kilmiş ve dün törenle açılmıştır.” diyordu. Bahse konu olan devirde 1 Dolar 9 Lira'ya denk olduğuna göre; o zamanın parasıyla 15.550 Dolar'a tekabül eden heykel, günümüz parasıyla 46 bin Lira civarında bir para karşılığı yapılmıştır. Tabii, o vakitlerde Diyarbakır'ın en büyük eksiği heykel idi, helal olsun bu para o heykele…

24 Teşrinievvel (Ekim) 1933 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin “Gazi Hazretlerinin Yeni bir Heykelleri” manşetli haberinde: “Elâziz'de rekzedilecek olan Gazi heykelinin küşat (açılış) merasimi, Cumhuri­yet bayramında yapılacaktır. Heykel, Gazi Hazretlerini müşür üniformasiyle, kaputlu ve ellerinde bir dürbün tuttukları halde göstermektedir. Heykele, Gazi Hazretleri hudut boyunda tasavvur edilerek bu vaziyet verilmiş ve dürbün ilâvesiyle de çok uzakları gören dehasına işaret olunmuştur. Dünya yüzünde hiçbir kumandanın dürbünle yapıl­mış bir heykeli bulunmadığından, Elâzizdeki heykel bu noktadan da bir hususiyet arz etmektedir. Heykeltraş Kenan Ali Bey bu eserini dört ayda imal etmiştir. Heykelin bronzu da, Kenan Ali Beyin kendi dökümhanesinde dökülmüştür. Kenan Ali Bey, heykelin Gazi Haz­retleri hudut boyunda tasavvur edi­lerek yapıldığı halde, simalarındaki sakin ifadeyi şu suretle izah etmek­tedir: ‘Bu, Sarayburnu'nda, Gazi Haz­retlerini salon elbisesiyle gösteren hey­kelin bendeki aksülâmelidır.


h - 2Muzaf­fer kumandan ve büyük inkılâpçı, o kadar kendinden emindir ki, askerî üniformalar ile hudut boyunda da olsa duruşunda rahat bir sükûn vardır.' Mekteplerdeki Gazi köşeleri için getirilen modeller arasında, heykel­traş Kenan Ali Beyin küçük boydaki büstleri maarif idaresince kabul edilmiştir.” denilmektedir.

6 Mart 1935 tarihli Ulus Gazetesi'nin “Kayseri'de Atatürk Heykeli Günü” manşetli haberinde: “Kayseri belediyesince sanatkâr Kenan Ali'ye yaptırılıp Cumurluk alanına dikilen Atatürk heykelinin Cumurluk Başkanı seçiminin yapıldığı 1 Mart günü büyük merasim ile açıldığını okurlarımıza bildirmiştik. Bu gün de, heykelin Kayseri bildirmenimizden aldığımız bir fotoğrafını koyuyoruz. Heykelin açılışı Kayseri için büyük bir bayram olmuş, General Ali Hikmet, heykeli örten bayrağımızı açarken bütün halk, Büyük önderi, karşısında görmüşçesine; derin sevgisini, dakikalarca süren, heyecanlı hitaplarıyla belli etmiştir. Heykel meydana çıktıktan sonra, üzeri Kayseri'deki bütün kurumların getirdikleri çelenklerle dolmuştur.

Büyük Şefe, yüzyıllar uzunluğunca ödeyemeyeceğimiz saygı borçlarımızı anlatan söylevlerden sonra; asker, okullular, sporcular ve bunlar arasında ilk görülen kayakçılar, atlıspor kulübü üyeleri büyük bir geçid resmi yapmışlar, halk gece yarısına kadar, cumurluk alanından ayrılmamış, gece bu bayramdan ötürü halkevinde, konser ve temsil verilmiştir.” denilmektedir. Her iki haberin muhtevasındaki mübalağaya bakıldığında, zannedersin ki otomobil fabrikası açılıyor veya memleket adına çok büyük bir yatırım yapılmış... Bu ne abartı, bu ne şatafat arkadaş?   

3 Şubat 1937 tarihli Ulus Gazetesi'nin “Bir Elen Heykeltraşı Milletimize Atatürk'ün Büstünü Hediye Edecek” manşetliyle, Atina'dan bildirdiği haberde: “Türkiye elçiliğinde yapılan bir kabul esnasında, meşhur yunan heykeltraşı Dimitriadis Athinaios, ‘İki memleket arasındaki dostluğun bir nişanesi olmak üzere, Türk milletine, yeni Türkiye'nin şefi Atatürk'ün bir büstünü hediye edeceğini' ilân etmiştir.

4_7Bu büst, Pantelik dağından çıkan mermere yontulacaktır.” denilmektedir. Biz daha düne kadar bu adamlarla azılı düşman değil miydik? Hangi arada bu denli dost olduk da; Türk milletine, Pantelik dağının mermerinden büst yontuyorlar?

Hele ki “İnsanlık Düşmanı” İsrail'in en büyük ve tarihi şehirlerinden biri olan Yehud'da bulunan; Kemal Paşa heykelinin kaidesindeki yazı, kafaları karıştırırken, “acaba” dedirtiyor… “Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk!. Bütün Türk Milleti ve Türkiye'yi seven İsrail halkı, sana ebediyen minnettar kalacaktır.” İsrail'in kuruluşu 1948, Kemal Paşa'nın vefatı 1938… Adama demezler mi; M.Kemal size ne yaptı da minnettar kalıyorsunuz, ey İsrail halkı, hem de “ebediyen”!? İfade çok enteresan!.

3_7

HASRET YILDIRIM - TERCÜMEİHÂL

HASRET YILDIRIM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  586835

-