DARBE NEDİR BİLİR MİSİN ANNE?


DARBE NEDİR BİLİR MİSİN ANNE?

BÜLENT ACUN

       15 Temmuz ihanetinin üzerinden tam bir yıl geçti.  Söz konusu ihanetin askerî sonuçları bitmiş gibi gözüküyor, fakat siyasi ve sosyal sonuçları kanaatimce hâlâ devam ediyor. Epey bir süre daha devam edeceğe benziyor. 15 Temmuz FETÖ işgal ve iş savaş girişimi birçok açıdan değerlendiriliyor, değerlendirilmeyi de hak ediyor. Gün geçtikçe bu ihanetin farklı boyutları birer birer ortaya çıkıyor. Darbeler üzerinde yapılan titiz ve doğru analizler müstakbel darbelerin yegâne panzehiri… Tam sözün burasında şu soruyu sormak icâb ediyor: devlet olarak, millet olarak siyasi ve sosyal kurum ve kuruluşlar olarak acaba 28 Şubat'ı yeterince anlasaydık 15 Temmuz'u yaşar mıydık? 

Bugün herkes durduğu ve baktığı yerden 15 Temmuz darbesiyle ilgili çeşitli değerlendirmelerde bulunuyor. Ben bu yazımda geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin bu ihanet hakkında ne düşündüğünü ortaya koyma bağlamında mütevazı bir katkı sunmak gayesiyle kamu yönetimi 4.sınıf öğrencisi bir genç kız olan Büşra'nın annesinin şahsında tüm büyüklere verdiği mesajları temel alarak ve bu temel üzerine kendi fikirlerimi de bina ederek aktarmak istiyorum.

Büşra ve annesi Benzigül Hanım, o gecenin bir darbe gecesi olacağından habersiz bize misafir olmuşlardı. Eve geldiğimde televizyonda bir spiker, ihanet paçavrasını yutkuna yutkuna okumaya çalışıyordu. Dışarıdan garip sesler geliyordu. Gelen telefon ve mesajların verdiği tek haber, darbe haberiydi. Köprüler tutulmuş, âdeta diller yutulmuştu. Dakikalarca sustum, hiçbir şey konuşamadım. Daha henüz küçük olan kızlarım, “baba darbe ne demek?” diye soruyorlar. Onların berrak zihinlerini bulandırmamak için bu soruyu geçiştiriyordum. 27 Mayıs'tan 27 Nisan'a darbeler ve sonuçları zihnimden bir silindir gibi geçti.  Bütün bunların sonucunda ağzımdan iki kelime çıktı: “eyvah, Allah!” Üzerimizde oynanan küresel kirli oyunun bir sonucu olarak neredeyse alfabemizde terörizmin kullanmadığı bir harf ve takvimimizde de millî iradenin üzerine tankların yürümediği bir ay kalmadı. 7 Şubat, 28 Şubat, 12 Mart, 27 Nisan, 27 Mayıs, 15 Temmuz, 12 Eylül, 17-25 Aralık.

    Evet, dışarıda darbe oluyordu. Tanklar ve uçaklar, mermi kusuyor, uluyordu. Peki, biz ne yapabilirdik, duadan başka? Bu girift bilmeceyi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın darbelere hodri meydan sesi Diyanet işleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez'in silah seslerini salah sesleriyle susturma çağrısı ve ülke TV programcılarından Turgay Güler'in sokağa inme çağrısı paramparça etti. Cumhurbaşkanımızın tarihî çağrısını duymuş ve uymuştuk. Vakit, vatana inme vaktiydi.

    Misafirimiz olan Büşra;

    -Ben de geleceğim, dedi.

 

 

    Annesi;

    -Kızım, sen bir kız çocuğusun. Bu iş erkeklerin işi, sen otur oturduğun yerde

Diyince Büşra'nın öfkesi ve heyecanı âdeta bir baraj gibi patladı.

    İşte tam o anda Büşra, annesine ve bu yazı aracılığıyla bütün annelere şöyle seslendi:

    -Anneciğim dinî ve millî mücadelelerin kadını erkeği olmaz. Çünkü zalimler, hainler, katiller; kadın, erkek, çocuk, yaşlı, engelli tanımaz. Böyle durumlarda herkes elinden geleni yapmak durumundadır. İslam tarihinin kahraman kadınları hep böyle yapmıştır. Anneciğim; dışarıda darbe olurken; uçaklar, tanklar ulurken; masum ve mazlum insanlar ölürken ben nasıl evde oturayım? Hak yolunda şerefle ölmek, zilletle yaşamaktan iyi değil midir? Anneciğim; gün evde oturma günü değil, meydanlara inme ve darbecilere haddini bildirme günüdür. Anneciğim, bugün içeride oturursak belki bir daha içerisinde oturacak bir ev bulamayacağız. Çünkü darbeler insanın ocağını söndürür, evini başına yıkar.”

    -Kızım, ben okuma-yazması bile olmayan bir ev kadınıyım. Bunun için seni okuttum. Ne zamandır darbe darbe darbe diyorsun, darbe nedir kızım, darbe olunca n'olur?

    -Darbe nedir bilir misin, anne? Darbe, bir milletin bir anda esir alınmasıdır. Darbe, bir millete ve bir devlete yapılan en büyük ihanettir. Darbe; silahların konuşması, insanların ise susmasıdır. Darbe, özgürlük ve hürriyetin yerle bir edilmesidir. Darbe; onurların çiğnenmesi, namusların kirletilmesi, tüm kazanımların heba edilmesi ve her şeyin bir hiç uğruna feda edilmesidir. Darbe olunca ezanlar kısılır anne, Başbakanlar asılır ve insanların hayattan umutları kesilir. Darbe; fakirlik getirir, esaret getirir, yolsuzluk ve yoksulluk getirir. Anneciğim hani sevinçle dört bir yana koşuşturan bir çocuğu düşün ve o çocuğun ayaklarının kesildiğini düşün… İşte anneciğim darbe de geçmişten geleceğe yürüyen bir milletin irade ve ifade ayaklarını kesmektir. Anneciğim; Dünya Mersin'e giderken, darbeler bizi hep tersine götürür. Anneciğim, darbecilerle teröristler arasında isimlerinden başka hiçbir fark yoktur. Anneciğim unutma ki; bütün darbeciler dış güçlerin maşasıdır. Bu toprağın insanı bırakın darbe yapmayı bir karıncayı bile incitemez. Anneciğim; darbecilerin insafı, vicdanı, şefkat ve merhameti yoktur. Anneciğim; darbe zamanlarında türkülerin, şarkıların, şiirlerin yerini ağıtlar alır. Anneciğim, ne zaman hainler darbe yapmak için ileri gitmişse milletimiz hep geri gitmiştir. Eğer ülkemiz bugün bir süper güç değilse bunun süper suçu darbecilerindir. Anneciğim; darbecilere göre insan, yok edilmesi gereken bir canlı türüdür. Dünya bütün insanların ipe çekilebileceği bir idam sehpasıdır. Kitap, kalem, tesbih, cübbe, takke, başörtüsü birer suç aletidir. Düşünce en büyük suçtur. Özgürlük, hürriyet, eşitlik, adalet kelimeleri bütün dünya sözlüklerinden kaldırılmalıdır. İnsanlar güne horoz sesleriyle değil, silah sesleriyle uyanmalıdır. Din; vicdandan, evden ve camiden dışarıya çıkarılması tehlike arz eden bir unsurdur. Anneciğim; darbe, milletle harp etmek, millî iradeyi darp etmektir. Darbe, milletin sandıktan çıkardığı yöneticileri tabuta koyma ihanetidir. Darbe deyim yerindeyse içerden bir haçlı seferidir. Anneciğim; darbe, ümmetin son kalesini, içeride görünen işbirlikçi hainler eliyle yerle bir etme projesi; Hans'ın, Coni'nin, Soros'un ensemizdeki nefesidir. Şeytani ideolojilerin kafesi ve büyük İsrail tohumunun zehirli meyvesidir.

                                                                                                                        BÜLENT ACUN

                                                                                                                  kulacuni@hotmail.com

Yorum Yaz

  359468

-