23 TEMMUZ 2018 PAZARTESİ

Kurşun Kalem

DİYANET’İ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM…

Kurşun Kalem

 

Geçen Salı günü Alpaslan Kuytul'un FETÖ'yü aratmayan ifadelerinden hareketle bir yazı yazdık.

15 Temmuz gazilerine “cellat” ve “cani” diyen, FETÖ piçlerini “masum askerler” diye gösteren bu mütpetezelin nasıl olurda bu sözleri ile ilgili gerekenin yapılmadığını sorduk.

Sosyal medyadan ne kadar trolü varsa bu efendinin saldırdılar.

Gerçi sayıları beklediğimden azdı, demek ki bu Furkan Vakfı henüz emekleme devresinde.

Youtube ve başka yerlerde bu herifin videoları yığınla var.

Tek tek inceleyip özellikle 15 Temmuz alçak kalkışması için neler dediğini görürsünüz.

Neyse…

Bugün konumuz o değil.

Yazımızın ana fikrini oluşturan videoların içeriği ile ilgili tek kelime etmeyip kayıtsız şartsız bu efendinin arkasında duran insan tipolojisinin sosyal medya yansımaları, tıpkı FETÖ'cü militanların davranış biçimleriyle aynı.

Sorgulama yok, söylenen söze maddi itiraz yok, karşı fikir üretmek yok…

Kayıtsız şartsız destek var.

“Hocamızın arkasındayız” lafı var.

Yani sözün özü müritlerini tepkilerinden anlıyoruz ki kullanılan metodlar aynı, üretilen insan tipi aynı.

Koşulsuz itaat etmeye alışmış, sorgulama yetenekleri yok olmuş, tek taraflı bilgi pompalanmasıyla beyinleri donmuş ve dünyanın kalan kısımna tamamen kapalı zombileştirilmiş bir insan tipi.

Vahyin birinci kelimesi “oku” olan, imandan sonra en çok akletmeyi, düşünmeyi, anlamayı telkin eden bir Kitaba rağmen bu insan prototipi ürüyor.

Vaaz ederken darbe girişimini öğrenen ve “aman dikkatli olun” uyarısından başka bir şey demeyip koyun gibi darbeyi kabullenmeyi öneren bu hoca kılıklıya, müritlerinden bir tanesi de çıkıp “efendi, efendi sen ne diyorsun? Memleket elden giderken bize oturmak, korkaklar gibi eve saklanmak yakışır mı?” demiyor.

Demenin ötesinde aklından bile geçmiyor.

Ne halleri varsa görsün demek var ama işin en acı tarafı tüm bunların İslam adı kullanılarak yapılması…

Yoksa bize ne bu müptezel ve zombilerinden…

 

FETÖ bıraktığı boşluğu doldurmaya aday pek çok yapı var günümüzde.

Alparslan Kuytul sadece bir örnek.

Bu yapılar vakıflar kuruyorlar, kitaplar basıyorlar, videolara çekiyorlar…

Mesajlarını açıktan veriyorlar.

İşte bu noktada Diyanet İşleri Başkanlığına büyük iş düşüyor.

Kendine koşulsuz itaat edecek adam yetiştiren bu sözüm ona İslami yapılar Diyanet tarafından gözden geçirilmelidir.

Kitapları, yayınları, videoları takip edilmeli, deşifre edilmeli ve İslam'ın temel prensipleri ile çelişen noktaları kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Yarın bir gün FETÖ gibi başka bir yapı ile karşılaştığımızda, olay kriminolojiye taşındıktan sonra raporlar yazmak, şu konularda söyledikleri yanlıştı demek iş değil…

İş, tehlikeyi önceden bertaraf etmektir.

Beynini kiraya vermiş Müslüman üreten tüm yapılar bu bakımdan gözden geçirilmeli, mesajları ve doktrinleri Kur'an ve Sünnet ölçüsünde kontrol edilmelidir…

Beyni kiraya verilmemiş özgür Müslüman bireyler arzu etmek çok mu hayalcilik?

 

KURŞUN KALEM - TERCÜMEİHÂL

Kurşun ve kalemi bir araya geçirmiş eski ama eskimemiş bir gazeteci

KURŞUN KALEM DİĞER YAZILARI

  1. Kardeşim yazınızı okudum ama kusura bakma tam olarak parti sevdalilarini tarif etmişsin...bu ithamlarının hepsi partilere yakışıyor...ozellikle akıl kiralama meselesi...hatta aklı partilere satılmış.

Yorum Yaz

  383455

-