DOĞU TÜRKİSTAN’I NÜKLEER DENEME ALANI YAPTILAR


DOĞU TÜRKİSTAN’I NÜKLEER DENEME ALANI YAPTILAR

Nükleer denemelerin insan ırkına yönelik teh-ditlerinin yanında bölgenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına da ciddi zarar verdiği, çevre kirliliğine yol açtığı bilinmektedir. Pek çok Batılı devlet Çin'den ihraç ettiği ürünlerden Doğu Türkistan menşeli olanların alımını durdurmuştur.
Her konuda olduğu gibi Lop Nor'daki nükleer uygulamalar hakkında da bilgilendirme yapmayan Çin, Doğu Türkistan'da 210 bin insanın öldüğü ve nüfusun %10'unun karaciğer, akciğer ve deri kanserine yakalandığı gerçeğini görmezden gelmektedir. Kadınların %70'inin rahim kanseri olduğu Doğu Türkistan'da Dünya Sağlık Örgütü ve pek çok kuruluşun yaptığı açıklamalara göre bilinmeyen hastalıklardan artan ölümler, ‘bozuk' olarak tanımlanan doğumlar artarken, yaşam süresi kısalmış ve ortalama insan ömrü 40-45 yıla kadar düşmüştür. 1984'teki bir denemenin sonunda Kaşgar'da 5 bin kadar gencin hemen hemen aynı zamanda kör veya felç oldukları tesbit edilmiş, Richter ölçeğine göre 6.8 şiddetinde bir sarsıntıya yol açan nükleer denemeyi İsveçli uzmanlar Hiroşima'dan 6 veya 8 kat güçlü olarak tanımlamışlardır.
Tüm bunlara rağmen Çin Teknoloji ve Bilim Komitesi Başkanı Wu Shing; Çin'in nükleer deneme konusunda geri olduğunu ve kendini geliştirmek zorunda olduğunu söylemektedir.
Oysa nükleer denemelerin etkisiyle sarılık vebasına, deri kanserine yakalanan 122 bin kişinin %54'ünün öldüğü 1988'de çıkan bir yayında ifade edilmiştir.
Her yıl yüzlerce Türk'ün kobay olarak laboratuarlarda ve hastanelerde denenmekte olduğu iddiası da zaten Çinli doktorların hâkimiyetindeki hastanelerde tam tedavi edilmeyen halkın yaşadığı bir başka insanlık suçudur. Hiçbir yaşam hakkına saygısı olmayan Çin, Doğu Türkistan topraklarını ve halkını kendinden bir parça olarak saymasına karşılık bu bölgeyi ülkede üretilen ilaçların test merkezi olarak kullanmakta ve Uygur Türklerini canlı kobaylara dönüştür-mektedir.
CAMİYE KİMLER GİREBİLİR?
1949'daki işgalden sonra Doğu Türkistan topraklarında dine yönelik komünist tutum halkın direncini kırmayı amaçlamış, ibadetler ve dine ait her şey yasaklanırken insanların inançlarından vazgeçmeleri için maddî ve manevî baskılar uygulanmıştır. Medreselerin, ibadethanelerin kapatılması ve dinî kitapların yok edilmesine din adamlarının toplu katliamları eklenmiş, caydırıcılığın daha etkili olması için bazı din adamları toplumun önünde Allah'ı inkâra zorlanmıştır.
1952'de çoğu din adamlarından oluşan 120 bin kişinin öldürüldüğü bilinirken Çinli yetkililer bölgenin istikrarı için dinî faaliyetlerin tamamen yasaklanması ve devlet kontrolünde gerçekleştirilme-sini hedeflemiş Çin'in istikrarı için de Doğu Türkistan halkının asimile edilip soykırımdan geçirilmelerini uygun bulmuştur.
Çin yetkilileri İslam inancını halkın asimile edilmesinde en büyük engel olarak görürken İslam ülkeleriyle olan münasebetler ve dünyaya karşı olumlu bir imaj için büyük şehirlere birkaç camii yaptırılmış, hacca sınırlı sayıda insanın gidebilmesine izin vermiştir.
1949-1976 Mao Zedung devrinde yasaklanan İslam dinine karşı ‘Kur'an Öğretilerinden Vazgeçin!' sloganıyla bir savaş açılmışsa da yaşananlar ancak Soğuk Savaş'ın bitimi ve Sovyetler Birliği'nin parçalanmasının ardından ortaya çıkmaya başlamış, ne var ki küresel güçler Doğu Türkistan'da yaşanan dinî baskıları görmek istememişlerdir.
Dünyada ilk kez 18 yaşından küçüklerin camiye girişinin yasaklanması, cami kapılarında memurlar, işçiler, emekliler, belediye görevlileri, kadınlar ve parti mensupları listedeki yerlerini almış camiler halka adeta kapatılmıştır.
Camilere emekli Çinlilerin ajan olarak yerleştirildiği Doğu Türkistan'da bir cami cemaatinin başka bir camiye gitmesi de suç sayılmaktadır. Bölgede dinî kitaplar, Kuran-ı Kerim mushafları, bölgenin geçmişine dair kitaplar, dinî bayramlar radikallik olarak adlandırılmaktadır.
Dinini öğrenme ve öğretmenin yasak olduğu Doğu Türkistan'da yakalananlar tutuklanırken yaş sınırı gözetilmemektedir. 1999'da Kuran okumayı öğrenen 12 yaşındaki 5 çocuğun hapsedildiği, kaçan bir çocuk gelene kadar ailesinin gözaltında işkence gördüğü bilinmektedir.
GULCA KATLİAMI
1996'da alınan çok gizli kararlar ile özellikle devlet dairelerinde çalışan Müslümanlara pek çok ağır yasaklar getirilirken halk dinî kısıtlamalarla ayaklanmaya zorlanmıştır. Bunun bir sonucu olarak 1997'de bir kadir gecesi camiye gelen kadın ve gençlerin girişi engellenmiş halkın isyanı sonucunda Çin ordusu duruma müdahale ederek kanlı bir katliama neden olmuştur. 300 Müslüman ölmüş, 10 bin Müslüman tutuklanmış, ülke genelinde devam eden tutuklamalar sonucu resmî rakamlara göre 17 bin kişi Halk Kurtuluş Ordusu'na ait inşaat ve çalışma kamplarına gönderilmiştir.
Olaylardan sonra 8 bin insanın kaybolduğu belirtilirken, Gulca'da her üç Türk erkeğinden birinin tutuklandığı, tutuklulara inanılmaz iş-kencelerin uygulandığı anlatılmıştır.
Çin'in o gece yaşananları her ayaklanmada olduğu gibi önceden hazırladığı ve halkı tahrik ederek toplu bir katliam yaptığı gözlemlenirken olayların başka yerlere sıçramaması için önlemler alan Çin yönetimi şehri iki hafta süreyle abluka altına almıştır. Olaylar hakkında halkın kendi arasında konuşması bile yasaklanırken şehre giriş ve çıkışlar da yasaklanmıştır.
Olaylardan aylar sonra bölgeye giden gazeteciler bile tutuklanarak yaşananlar hakkında dünya kamuoyuna en ufak bir haberin sızmaması için çaba sarfedil-miştir.
Dine karşı yapılan bir katliam olan Gulca Ayaklanması sonucunda 21 Haziran 1997 tarihli Sincan resmî gazetesinin haberine göre sadece Hoten'in Karakaş kasabasında 133 cami yıkılmış 1054 İslamî okul kapatılmıştır. Hocalar ve bu merkezlerin müdavimleri tutuklanmış açık hava kamplarına gönderilmiştir. Bu soykırım niteliğindeki baskılar ve bir milleti tamamen ortadan kaldırmaya yönelik katliamlar ise ilk kez 2005 tarihinde İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün hazırladığı bir rapora girebilmiştir. ‘Yıkıcı Darbeler: Sincan'da Uygurlara Karşı Dini Baskılar' başlığı ile 12 Nisan 2005'te yayımlanan raporda ulaşılan belgeler ve Çin'de yapılan röportaj sonuçlarına göre Uygurların yaşadıkları gözler önüne serilmiştir.

Yorum Yaz

  444069

-