DÜNYA MÜSLÜMANLARININ MORO’DAN HABERİ BİLE YOK!

MILF askeri mücadeleye devam ederken 2003’te Bangsamoro Kalkınma Ajansı’nı kurdu. Ajans, Bangsamoro Kalkınma Planı adıyla bir kalkınma planı hazırlamış. Bu plana Japonya ve Avrupa Birliği de destek veriyor. Plan Bangsamoro’nun geleceğini planlıyor. Planın partnerlerine baktığınızda Japonya’yı, ABD’yi, Norveç’i, Avrupa Birliği’ni; İslam dünyasından tek partnerin ise İHH olduğunu görüyorsunuz. Başka kimse yok.


DÜNYA MÜSLÜMANLARININ MORO’DAN HABERİ BİLE YOK!

H. Zehra Kavak'ın Hüseyin Oruç'la mülakatı

Şu an değişen bir şey var mı? İslam dünyasından bölgeye bir ilgi oluştuğunu farklı kurumların çalışma yaptığını söyleyebilir miyiz?

Pek yok maalesef. Türkiye'den dönem dönem gidip yardım çalışması yapanlar var. Mesela bu kurban bayramında bölgede Türkiye'den dört-beş yardım kuruluşu vardı. Türkiye'den Diyanet de artık bölgede çalışmalar yapıyor.

Bu kurumların daha önceden bölgede olmayıp şu an bölgede olmalarının sebebi ortalığın yatışması ve barış süreci mi? Yoksa farklı bir durum mu var sizce?

Bölgeye artık daha rahat ulaşım sağlanabiliyor. Bu önemli sebeplerden bir tanesi. Bir diğer sebep ise bölgenin gündem olması. İHH'nın bölgede aralıksız sürdürdüğü çalışmalar ve barış süreci ile birlikte dünya çapında bir işe imza atması diğer kurumların da ilgisini artırıyor. Diğer yandan Türkiyeli kurumlar da eskisine nazaran daha iyi imkânlara sahipler. İHH'nın Bangsamoro'nun başkenti Kotabato'da ofisi var. Ömer Kesmen kardeşimiz bilfiil orada ofiste çalışmaları takip ediyor. Bu ofis diğer kurumların da bölge ile irtibat kurmasına çalışma yapmasına yardımcı oluyor.

TPMT üyesi olarak süreci, anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığını nasıl takip ediyorsunuz?

2012 yılında imzalanan Çerçeve Antlaşması'ndan sonra süreç beklenenden daha yavaş ilerledi ve Kapsamlı Antlaşma Mayıs 2014'de imzalanabildi. Kapsamlı Antlaşma'ya MILF ve İHH açısından önemli bir madde eklendi. TPMT'nin kurulduğu ve İHH'nın da bu heyetin bir üyesi olduğu yazıldı.

Biz TPMT üyesi olarak iki ayda bir bölgeye gidiyoruz. 15 gün orada kalıyoruz. Bangsamoro'nun kurulacağı bölgede ve ilgili diğer bölgelerde toplantılar, görüşmeler yapıyoruz. Gerek MILF gerekse muhalefetle görüşüyoruz. Devlet yetkilileriyle, valiyle, belediye başkanıyla, ordu komutanıyla görüşmeler yapıyoruz. Zaten görevlerimiz belli. Anlaşma ve maddeleri belli. Anlaşmada belirtilen aşamaları takip ediyor, bunlarla ilgili görüşmeler ve saha çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca her iki taraftan MILF ve hükümetten düzenli raporlar istiyoruz.

Bölge ziyaretiniz dışında süreci nasıl takip ediyorsunuz?

Bizim asıl görevimiz bölge ziyaretleri yapıp iki tarafla görüşmek ve üç ayda bir raporlar hazırlamak. Heyetimizin gücü iki tarafın da tanıdığı bir heyet olmasından kaynaklanıyor. 2013 yılının Temmuz ayında resmen göreve başladık; aynı yılın Eylül ayında bölgeyi ziyaret ettik. Raporlar hazırlıyoruz, sürecin eksik yanlarını her iki tarafla da paylaşıyoruz. Arazide çalışmamızı yapıyor ve tespitlerimizi raporlarla paylaşıyoruz. Ve bu tespitlerimizi halkla paylaşma yetkimiz de var. Yeni iki tarafı da kitlelerine şikâyet etme hakkına sahibiz. Aslında süreci iki tarafın samimiyeti yürütecek. Bizim katkımız yapılan ve eksik kalan boyutları tespit edip bildirmek olacak. Bizim İHH olarak belki en önemli sorumluluğumuz, ben öyle görüyorum, Müslüman halkın hukukunun gözetilmesi. Devlet başkanından bakanlara kadar çok üst düzey görüşmeler yapıyoruz. Bu süreçte Müslümanların hukukunu gözetmek çok önemli.

Hüseyin Bey, Moro mücadelesinin geçmişinden günümüze oldukça detaylı bir söyleşi oldu bu. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz. Son olarak bir konuda daha görüşlerinizi almak istiyoruz. İslam dünyasının bölgeye pek ilgisi yok, daha doğrusu bölgede varlığı yok dedik. Hâlbuki halihazırda bölge Müslümanları kendilerine ait bir devlet kuruyor ve bu süreçte birçok konuda desteğe ihtiyaç duyacakları şüphesiz. Toplumsal olarak, ekonomik olarak, siyasi olarak… İslam dünyası ne zaman ve ne şekilde Moro barış sürecinde yer almalı ve neler yapmalı sizce?

Evet burada söz etmemiz gereken önemli bir konu da şu: MILF bir direniş örgütü, toplumsak yönü ağır basan bir direniş örgütü. MILF askeri mücadeleye devam ederken 2003 yılında bir yandan da Bangsamoro Kalkınma Ajansı (Bangsamoro Development Agency / BDA)'yi kurdu. Bu ajans özel bir kanunla kuruldu. Kotobato merkezli. Kotobato dışında da yedi şubesi var. Ajans, şubeleri vasıtasıyla kalkınma, rehabilitasyon ve insani yardım çalışmaları yapmak üzere yapılandırılmış.

2003 yılından beri çalışan Ajans, Bangsamoro Kalkınma Planı adıyla bir kalkınma planı hazırlamış. Bu plana Japonya ve Avrupa Birliği de destek veriyor. 2014 yılının Kasım ayında bu plan MILF'in merkez komitesinde anlaşmalardan sorumlu bakanın da hazır bulunduğu bir toplantıda kamuoyuna açıklandı. Hangi alanda hangi yatırımların yapılması gerektiğini belirtiliyor. Bu plan Bangsamoro'nun geleceğini planlıyor. Planın partnerlerine baktığınızda Japonya'yı, ABD'yi, Norveç'i, Avrupa Birliği'ni; İslam dünyasından tek partnerin ise İHH olduğunu görüyorsunuz. Başka kimse yok.

Ne kadar büyük bir çelişki?

Çok… Ekibin başında olan kişiye sordum: “Kendinizi müslümanlara nasıl anlatacaksınız? Nasıl anlatıyorsunuz?”. Gülümseyerek dedi ki: “Anlatamıyoruz ve bu konuda da sizin yardımınıza ihtiyacımız var.” İHH bugüne kadar yaptıklarının yanında şimdi de Moro'yu İslam dünyasına tanıtma misyonunu üstlendi. Nitekim 2015 yılı içerisinde inşallah İstanbul'da büyük bir uluslararası toplantı organize edeceğiz. Bugün Allah'a çok şükür İHH İslam dünyasında çok iyi bir imajı ve kabulü var. İHH'nın bütçe olarak değil ancak etkinlik olarak 2015 yılı itibariyle İslam coğrafyasının en etkin sivil toplum kuruluşu olduğunu söyleyebiliriz sanırım. İHH imkanlarını şimdi de Moro halkı için kullanacak inşallah.

Dolayısıyla İHH İslam dünyasının diğer kurumlarını, yapılarını da bölgeye davet edecek?

Tabii ki. Düzenleyeceğimiz uluslararası toplantıda Bangsamoro Kalkınma Ajansı ortağımız olacak. Sadece İslam coğrafyasına değil, Türkiye'ye de Moro'yu tanıtacağız. Türkiye'den hem devlet kurumlarını hem sivil toplum kuruluşlarını Bangsamoro'nun geleceği ile ilgili spesifik projelere yönlendirmek istiyoruz.

Bir de önümüzdeki dönemde Moro'da yapılacak seçimler çok önemli. Zira orada siyasi çalışmalarda görev alacak kişiler Türkiye'ye getirildi. Burada siyasi partilerle görüştüler eğitim aldılar. Diğer yandan 2014 sonunda Moro'da şeriat mahkemeleri kurulacak. Her iki tarafın da Müslüman olduğu durumlarda kişiler bu mahkemelerde yargılanacaklar. Yine Moro'dan hukukçular Türkiye'ye getirildi ve hızlandırılmış bir eğitim aldılar.

Türkiye'ye hangi kanal ile geliyorlar, devlet kanalıyla mı?

Bir kısmı sivil toplum kanalıyla, bir kısmı İHH'nın koordinasyonunda geliyor. İnşallah öğrenci de getireceğiz. Özellikle lisansüstü düzeyinde öğrencileri getireceğiz. Buradaki eğitimlerini tamamlayan öğrenciler bölgeye dönüp yeni kurulacak devlette görev alabilecek.

Hüseyin Oruç Bey, verdiğiniz bilgiler için tekrar çok teşekkür ediyoruz.

Yarın: MILF'in kurucusu Selam Haşimi kimdir?

Yorum Yaz

  638939

-