2 HAZİRAN 2020 SALI

Kemal Çiftçi

EĞİTİM KARNEMİZ NE DURUMDA?

Kemal Çiftçi

2018 PISA testi sonuçları açıklandı. OECD tarafından 3 yılda bir düzenlenen, 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendiren PISA testi çok çarpıcı bilgiler veriyor. Ne yazık ülkemiz, yine tüm alanlarda OECD ortalamasının çok altında.

Ülkemizden 15 yaş grubundaki öğrencileri temsil eden 186 farklı okuldan 6.890 öğrenci bu teste katıldı. 2015 sonuçlarına kıyasla Türkiye'nin puanları biraz artmış gözüküyor. Ama 2018 sonuçlarına göre de Türkiye "okuma, matematik ve fen bilimi" alanlarının tamamında OECD ortalamasının altında.

Bu sonuçlara göre Türkiye, PISA testine katılan 37 OECD ülkesi arasında; Slovakya, Yunanistan, Şili, Meksika, Kolombiya ve İspanya'yı geçerek 31. sırada yer aldı.

PISA sınavlarında öğrenciler, "okuma, matematik ve fen" alanlarında verdikleri cevaplara göre 1'den 6'ya kadar gruplara ayrılıyorlar ve en üst düzey "5 ve 6. seviye" olarak tarif ediliyor. Rapora göre Türkiye'de öğrencilerin sadece küçük bir kısmı en azından bir alanda yüksek (5 ve 6 seviyesinde) başarı gösterdi.

Okuma alanında en alt seviyede yeterlilik gösteren çocuklar, bir metinde çok açık olan bilgileri anlamak, kendilerine tanıdık gelen konulardaki yazıların ana fikrini fark etmek gibi basit şeyleri yapabilirler ama daha derin yorumlarda bulunmakta zorlanırlar. Matematikte de çok basit işlemleri yapabilirler. Dolayısıyla bu sonuçlara bakılırsa, Türkiye'de 15 yaşındaki öğrencilerin önemli bir kısmı temel becerilerden mahrum. Türkiye 2003'den bu yana 3 yılda bir yapılan PISA sınavında tüm branşlarda OECD ortalamasının altında kalıyor.

2018 sonuçları, Türkiye'nin okuma alanında yeniden 2012 yılındaki seviyesine yaklaştığını, matematik ve fen alanlarında ise 2012 seviyesinin de bir miktar yukarısına çıktığını gösteriyor.

 PISA sonuçlarının bize gösterdiği önemli bir veri daha var: Bir ülkede eğitim kurumlarına yapılan harcama arttıkça ülkenin ortalama başarısı da artıyor. Bu bakımdan Türkiye, eğitime ayrılan kaynakları artırması gereken ülkeler arasında.

PISA 2018'e katılan tüm ülkelerde ve ekonomilerde, okuma alanında kız öğrenciler erkeklerden daha iyi bir performans sergiledi. OECD ülkeleri ortalamasına göre okuma alanında kız öğrenciler erkeklerden 30 puan fazla aldı. Türkiye'de ise kızlar okuma alanında erkeklerden 25 puan ileride.

Bütün bu istatistiki detaylar bir yana, bana kalırsa en somut problem ve çözüm yolu aşağıdaki değerlendirmede yatıyor: OECD yetişkin becerileri araştırmasında (PIAAC, 2005) sözel becerilerde OECD ortalaması yüzde 11.1 iken bizde yüzde 0.6, sayısal ortalama yüzde 10.1 iken bizde 1.4, teknoloji yoğun ortamlarda problem çözme becerileri ortalaması yüzde 8 iken bizde sadece yüzde 1. 16-24 yaş arası geçerli olan bu oran, diğer yaş gruplarında genelde daha kötü durumda.

Milli Eğitim sisteminin hali ortada. Birçok sebep sayılabilir. Ama bence en önemli sebep öğretmen kalitesi. Yöneticileri ve öğretmenleri yetiştiren kurum da üniversite olduğuna göre, suyun başı orası. Üniversitelerin ana görevi araştırma ve yayındır. Onların kalitesini ise büyük oranda rektörler belirler. Peki bizim rektörlerin durumu nedir? Ülkemizde 206 üniversite var. Şimdi bu üniversitelerin rektörlerinin uluslararası yayın sayısına bakalım. 68 tanesinde sıfır yayın. Peki yapılan yayınların kalitesi nedir? Yayın kalitesi alınan atıf sayısı ile ölçülür. Rektörlerimizin yazdıkları uluslararası makalelerin 71 tanesine 0 atıf yapılmış. Yani onlar da bir bakıma boşuna yazmışlar. Bu ikisini topladığınız zaman bu sayı 139'u buluyor. Başka bir bilgiye gerek var mı? Tartışmaya buradan başlamazsak havanda su dövmeye devam ederiz.

 

KEMAL ÇİFTÇİ - TERCÜMEİHÂL

1959 yılında Ardahan’ın Göle ilçesinde doğdu. 1975 yılında Erzurum Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümüne girdi. 1977 yılında yeniden sınava girerek İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümüne kayıt yaptı. 1982 yılında İ.Ü Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı fakültede Amerikan Kültürü ve Edebiyatı sertifikası da aldı. Öğrencilik döneminde serbest tercümanlık yaptı. 1985 yılında askerlik görevi dolayısiyle İzmir Maltepe Askeri Lisesinde İngilizce öğretmenliği yaptı. Daha sonra Özel Akasya Kolejinde öğretmenlik yaptı. 1986 yılında bilim ve teknoloji dergisi İnsan ve Kainat dergisinde mütercim olarak gazeteciliğe başladı. Daha sonra bu derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi ve 1993 yılına kadar bu görevini sürdürdü. Bu dönemde Türkiye gazetesi adına yurt dışında bilimsel toplantıları izledi, bu konularda haber ve röportajlar yaptı. 1989-1990 yılları arasında İ.Ü. İktisat Fakültesinde okutmanlık yaptı. Bu süre zarfında British Council bünyesinde düzenlenen Liverpool Üniversitesi DOTE (Diploma for Overseas Teachers of English) programına devam etti. 1993-1996 arasında TGRT’de yapımcı-yönetmen olarak görev yaptı. 1996 yılında Reklam ve prodüksiyon firması Yedi Renk İletişim’in kurucuları arasında yer aldı. 1997 yılında Yeni Şafak Gazetesinde köşe yazarı olarak çalıştı. 2004 yılında Bilim Sanat Felsefe Akademisi’nin kuruluşunda görev aldı ve 2008 yılına kadar burada Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yedirenk İletişim Grubunda Ajans Başkanı olarak görevine devam etmektedir. İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği, New York Bilimler Akademisi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. İngilizce, Arapça ve Farsça biliyor. YAYINLANMIŞ ESERLERİ• Bilim Penceresinden• Bilim nereye koşuyor?• Uzay’da Hayat Var. Tercümeleri:• Asil Nadir Olayı (Tim Hindle)• The Brotherhood (Stephan Knight)• The Last Cry of the Swan (Çanakkale Destanı)• Konuş Benimle Angel (Evelyn Valarino)• The Garden of Besmeleh

KEMAL ÇİFTÇİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  764465

-