27 OCAK 2020 PAZARTESİ

ERDOĞAN'DAN AB'YE: BU DEVRAN BÖYLE YÜRÜMEZ

AB'ye tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, '16 Nisan bir bitsin, masaya oturup konuşacağız. Bu devran böyle yürümez, gereği neyse yaparız' dedi.


ERDOĞAN'DAN AB'YE: BU DEVRAN BÖYLE YÜRÜMEZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu'nda "İnsan İçin Orman Ekonomi İçin Orman" programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'ne seslenerek, "Yıllarca bize AB kriterleri dedikleri ne varsa, hepsini kendileri ayaklar altına alıyor. 16 Nisan bir bitsin, masaya oturup konuşacağız. Bu devran böyle yürümez, gereği neyse yaparız. Hüseyin Kurt kardeşimin hesabını soracağız" dedi.

"Bundan sonra çeşitli sıfat altında ülkemizde ajanlık yapan hiçbir kimseye izin verilemeyecek" diyen Erdoğan, "AB üyelik süreci, geri kabul anlaşmasıymış; hiçbiriyle bizi tehdit edemeyecekler. 16 Nisan'dan sonra Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçelim çok daha farklı bir Türkiye doğacak" dedi.

"Avrupa Avrupa duy sesimizi işte bu reisin ayak sesleri" sloganlarıyla konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "21 Mart'ı özel bir gün olarak kabul eden herkesin Nevruz Bayramı'nı tebrik ediyorum" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

Tüm vatandaşlarımızın Nevruz Bayramı'nı tebrik ediyorum.

Hedefimiz odun dışı orman mahsulü üretimini artırmak. Anadolu sadece kendi bağrında yetişen 3 bin 600 bitkisiyle bereketli ve şifalı alanlara sahiptir.

 "81 İLDE TABİAT TURİZMİ SEFERBERLİĞİ BAŞLATIYORUZ"

Ülkemizin sahip olduğu tabii güzellikleri gerekli plan ve yatırımları yapmak suretiyle turizme kazandırmakta kararlıyız. 81 ilde tabiat turizmi seferberliği başlatıyoruz. Dünya'nın ilk 5 ülkesine girmeyi hedefliyoruz. Türkiye geçtiğimiz 14 yılda ormanlar konusunda da adeta bir devrim gerçekleştirdik.

"ORMANLARIMIZI KORUMALI VE BÜYÜTMELİYİZ"

Ülkemizin ormanlarını bu bilinçle korumalı ve büyütmeliyiz. Türkiye her alanda olduğu gibi bu alanda da adeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Tabiat Allah'ın bize emanetidir. Bunu hoyratça yok etmek hıyanet etmektir. Başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere büyüklerimiz tek bir dalın koparılmasına göz yummadılar.

Her canlının kendi halince Allah'ı zikrettiğine inanan bir kültürden başka türlü bir hareket tarzı beklenemez. Türkiye'nin son asırlarda yaşadığı sıkıntılar tabiatla ilişkilerimize de zarar vermiştir. Ağaçların, ormanların, tabiatın ve tabiatın gülen yüzünün bir parçamız olarak hayatımıza gireceği günler yakındır. Kardeşlerim ormanlarımızın hikayesi, ülkemizin ve milletimizin hikayesidir. Bir gerileme dönemi oldu. Sonra fırsatını bulur bulmaz ormanlarımıza yeniden hakettiği değeri vermeye başladık.

 "BUGÜN HAYIR DİYENLER O GÜNDE DARAĞACININ ARKASINDAYDI"

Asırlardır süren yönetim sistemi arayışımız için çok önemli bir dönemdeyiz. Anayasa değişikliğini 16 Nisan'da miletimizin takdirini sunuyoruz. Bu ssitemin özünde güçlü etkin ve sorumlu bir yürütmenin oluşturulması vardır. Geçmişte büyük bedeller ödedik. Gazi Mustafa Kemal, İnönü ile sorunlar yaşadı. Celal Bayar aynı şekilde... Ne zaman ki bu dönemler bitti Sayın Sezer döneminde aynı ekolden geldikleri halde merhum Ecevit ile anayasa kitapçığı fırlatma hadisesi yaşadık.

"FELAKET YALAN SÖYLÜYORLAR"

17-25 Aralık darbe girişimini bölücü örgütün çukur eylemlerini hatırlayın, şimdi o eylemciler hayır diyor, Kandil hayır diyor. Ülkemizi bölmek isteyen terör örgütleriyle birlikte hareket etmenin izah edilebilir bir yanı olabilir mi? Terör örgütlerinin Avrupa'da nasıl paslaştıklarını görüyoruz.

 Batı'da FETÖ'nün arkasında kimlerin olduklarını görüyoruz, milletimize bu bedelleri ödetmeye kimsenin hakkı yoktur. Tüm yaşananlardan aldığımız dersle yönetim sistemini değiştiriyoruz. Fakat bunlar felaket yalan söylüyor. Bu anayasa değişikliğine, metni dahi okumadan karşı çıkanlar var. Anayasa değişikliğinin ne getirdiği bellidir, olmayan bir şeyi varmış gibi gösteriyorlar. Metni oku, metni!

"CUMHURBAŞKANI KARARNAMELER İLE YÖNETECEK KUYRUKLU BİR YALANDIR"

Diyelim ki Cumhurbaşkanı seçimi yenilemeyi arzu etti. Burada parlamentoyla beraber iki seçim birlikte yapılacak. Fesih asla. Yeniden seçime gidilmesi sözkonusu olabilri, fesih yok. 5 senede bir yapılacak olan seçimlerde bile aynı şekilde Cumhurbaşkanı ile birlikte parlamento seçimi yapılacaktır. Birisinin yapılıp, birisinin yapılmaması gibi bir şey yok.

5 senede bir bu yapılacak. Milleti aldatmayın. Buna baktılar ki inanan yok. Bu sefer Cumhurbaşkanı belediyeleri, muhtarları kapatacak diye başladı. Anayasa'da ve yasalardaki haklar neyse bugün de bu haklar aynen geçerlidir. Bunda değişen bir şey yok. Cumhurbaşkanı kararnamelerle istediği gibi yönetecektir dediler. Bu da kuyruklu bir yalan.

 "SIRA NE ZAMAN ÇEKİRDEKÇİLERE GELECEK DİYE BEKLİYORUM"

Bir boşluk varsa farklı bir konuda kararname çıkarabilir. Ancak Meclis'in böyle bir kararnameyi iptal yetkisine sahiptir. Bunlara hiç girmiyorlar. Bu yalanın mumu da yatsıya kalmadan sönünce bu defa çıtayı biraz daha düşürdüler.

Önceki gün Cumhurbaşkanı tüm lokantaları kapatılabilir deniyor. El insaf! Yalanın da bir haddi olur. Bunun yalanın hududu yok. Şimdi sıra ne zaman boyacılara, sıvacılara gelecek diye bekliyorum. Biz ülkenin, Meclis'in, milletin önünü açmak için bu değişikliği getiriyoruz.

 "SİSTEMİN ZAYIFLIĞINDAN GELİYOR"

Ertesi gün ekonominin ne hale geldiğini hatırlayın.. Pekçok usulle meclis, başbakan, hükümet devre dışı bırakıldı. 1960 darbesinde milletin seçtiği Başbakan'ı darağacına çıkarmadılar. Bugün hayır kampanyası yürütenler o günde darağacının arkasındaydı. 1970'de hükümeti zorlayanların, 1980'de devirenlerin gücü sistemin zayıflığından geliyor. Aynı şekilde 2002 yılında bize cumhurbaşkanı seçtirmeyenlerin cesareti sistemdeki zafiyettendir.

"ÇITAYI DÜŞÜRDÜLER"

16 Nisan'da oylanacak Anayasa değişikliğinin ne getirip, ne götürdüğü belli. Fakat bunlar felaket yalan söylüyor. Bu Anayasa değişikliği metnini okumaya tenezzül etmemiş kişiler var. Anayasa'da ve yasalardaki haklar neyse, bugün de geçerlidir. Hakkında Anayasa düzenlemesinin olduğu bir konuda, yasal bir düzenlemenin olduğu konuda Cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz.

Bunlarda dahi parlamento kararnameyi iptal yetkisine sahip. Bütün bu yalanın mumu da sönünce çıtayı düşürdüler. Önceki gün 'Cumhurbaşkanı tüm lokantaları kapatabilir' diyor. Bunlarda yalanın sınırı yok. Şimdi sıra ne zaman boyacılara, simitçilere, çekirdekçilere gelecek diye bekliyorum.

"AVRUPA'NIN 16 NİSAN'DAKİ DURUŞU BİZİM MUHALEFETTEN DAHA SERT"

Biz geldiğimizde Türkiye'nin IMF'ye 23 buçuk milyar dolar borcu vardı. 2013'de sıfırlandı. Hadi muhalefetin telaşını anladık. Onlar uzun zamandır ekmeden biçtikleri sistemi kaybedecek olmanın paniği içindeler. Peki Avrupa ülkelerine ne oluyor? 16 Nisan konusundaki duruşları bizim muhalefetten daha sert, daha haşin, daha yaralayıcı. Bakanları ülkelerine sokmamak için her türlü diplomatik kuralı çiğnediler. Belediyeler olağanüstü hal ilan ediyor.

Tayyip Erdoğan'ın Rotterdam'da posteri dükkanlara asılmış, gelmiş Hollanda polisi sökmüş. Ama öte yandan PKK terör örgütü yasak olduğu halde onun başındaki zatın pankart ve posterleriyle Hollanda caddelerinde polisin koruması altında gösteriler, yürüyüşler yapılıyor. Sadece Hollanda'da mı, Almanya'da yapıyor. Ne yaparsanız topunuz gelin, bu millet size 16 Nisan'da gösterecek.

"HÜSEYİN KURT KARDEŞİMİN HESABINI BUNLARA SORACAĞIM"

16 Nisan'da oturup konuşacağız. Hollanda'da benim yerlerde sürüklenen Hüseyin Kurt kardeşimin hesabını soracağız. Yerlerde sürünen sadece benim vatandaşım değil Avrupa kriterleridir, o çok öğündükleri değerlerdir. Avrupa ülkelerinin yüzlerindeki maske düştü. Gerçek suratları ortaya çıktı.

Benim oradaki soydaşım aynı zamanda senin de vatandaşın. Ata ite nasıl ezdirirsin, yedirirsin. Bunlar insanlıktan nasibini almamış, bunlarda vicdan, merhamet, insanlık yok. Bunların elinde silah yok, sadece Türk bayrağı var başka bir şey yok.

Yorum Yaz

  619617

-